ETİ’zedeler hem işsiz, hem huzursuz

Sami Özuslu

 

Hükümet 13’üncü maaşları ödeyebilmek için Ercan’ı ‘özelleştirme’ adı altında elden çıkardı. Muahlefet de, sivil toplum örgütleri de, basın da yapılanın “özelleştirmeden başka herşeye benzediğini” söylese de kimse kulak tıkamadı.
Şimdi hem seyahat acenteleri, hem havayolu şirketleri, hem taksiciler, hem Ercan’da daha önce işyeri çalıştıranlar, hem de uçakla seyahat edenler mutsuz...
Ercan’dan uçmak pahalılandı.
Oradaki ‘özel tekel’ dilediğini yapıyor.
Bu devletin kurumları ve yetkili makamlarında oturanlar yapılanlara sessiz ve kayıtsız kalıyor.
Bunlar Ercan’ın ‘özelleştirilmesi’nin bilinen, konuşulan, tartışılan yönleri...
**
Ancak Ercan’da yapılan operasyondan birebir etkilendiği halde çok fazla bilinmeyen, konuşulmayan, tartışılmayan bir başka kesim daha var.
ETİ Teşebbüsleri’nde çalışan ve Ercan’daki ‘duty free’lerin devredilmesiyle beraber işsiz kalan 49 emekçi...
Kendilerine iletilen birer yazı ile Mart ayı sonu itibarıyla işlerine son verildi.
İşten durdurma öncesinde ETİ yönetimi çalışanlara ‘tercihlerini’ sormuştu. Onlar da “Devlette istihdam edilme” seçeneğini tercih etmişlerdi.
Hükümet de 49 kişiyi devlette istihdam etme sözü vermiş, bu yönde karar alınmıştı.
Gelin görün ki yıllarını ETİ’ye vermiş 49 kişi şu an işsiz durumda ve en fenası da belirsizlik içinde...
**
Hükümet eliyle oluşturulan yeni bir ‘zede’ vakasıyla karşı karşıyayız.
Bankazedeler, dövizzedeler, konutzedeler, KTHY’zedeler, LTB’zedeler derken, şimdi buna bir de ETİ’zedeler eklendi!
İşsiz bırakıldıkları gibi çalacak kapı, dertlerini anlayacak makam bulmakta da zorlanıyor ETİ’den çıkarılanlar...
Hükümet kılını kıpırdatıp ‘Özelleştirme Yasası’ kapsamında kendilerini işe alsa, ‘kötünün iyisi’ olacak. Zira Özelleştirme Yasası ile istihdam edilince çalıştıkları yılların önemli bir kısmını yitirecekler. Bu yüzden 2003 yılında ETİ’den çıkarılan 50 civarında çalışana yapıldığı gibi, ‘aynı haklarla devlette istihdam’ edilmelerini istiyorlar.
Ancak bu olmazsa da, bir an önce Özelleştirme Yasası altında işe başlamak, evlerine ekmek götürmek, işsizliğin getirdiği psikolojik sıkıntılardan kurtulmak istiyorlar.
**
Peki ama hükümet madem söz verdi, neden 49 kişiyi işsizlikten kurtarmıyor?
Neden bu adımı atıp ETİ’zedeleri sıkıntıdan kurtarmıyor?
Bu konuda yazılı değil, ama sözli olarak şu söyleniyor çalışanlara: “Sizin istihdam işi gecikiyor, çünkü ETİ’nin tasfiye işlemlerinin sonuçlanması gerekiyor.”
ETİ Teşebbüsleri Şirketi’nin tasfiyesi için başlatılan süreç şu an mahkemenin önünde...
Ancak “mahkemenin vereceği tasfiye kararıyla 49 kişinin istihdamının ne alakası olduğu”nu anlamak kolay değil.
ETİ’zedeler yaşananların ‘oyalama taktiği’ olduğuna ve bu mazeretin de aynı doğrultuda söylendiğine inanmaya başladılar.
Tıpkı KTHY mağdurlarına uygulandığı gibi...
Eğer hükümet ETİ’zedelerle ilgili derhal adım atmaz ya da kamuyuna ‘neyi bekledikleri’ni anlatmazsa, ‘oyalama taktiği’ olduğuna inanmaktan başka ihtimal kalmayacak.
Yine ‘söz verip tutmadılar’ olacak.
Başta Sunat Atun olmak üzere, bütün bakanlara önemle duyurulur!