Erkenci seçim kehanetleri

Tümay Tuğyan

 

 

Genel değerlendirme, bu seçimin kazananlarından birinin de Cumhurbaşkanı Eroğlu olduğu yönünde.
Desteklediği birçok aday seçimi kazanmış olabilir.
Ancak bana sorarsanız sonuçlar, Eroğlu’nun Cumhurbaşkanlığı seçimini kaybedebileceğinin ilk somut göstergesidir. 
Pazar sabahına kadar 2015 Cumhurbaşkanlığı seçimimin en güçlü adayı olan Eroğlu, Pazar gecesi itibarıyla bu pozisyonunu kaybetmiştir.
Lefkoşa Belediye Başkanlığı yarışının sonucu bize göstermiştir ki, UBP ve DP’nin işbirliği dahi, geniş kesimlerce kabul görecek bir aday karşısında çaresizdir.
Ve Pazar gecesi itibarıyla, oldukça güçlü bir aday daha artık oyundadır!
Harmancı’nın zaferiyle birlikte, Akıncı da sanırım adaylığa ilişkin kararını netleştirmiş durumdadır.

***

Normal şartlarda sağın adayı olan Eroğlu’nun, solun bölünmüş oyları karşısında güç kazanması beklenir, değil mi?
Yani sadece CTP’nin adayına ya da CTP’nin desteklediği adaya karşı yarışmak,  hem CTP’nin hem de TDP’nin adaylarına karşı yarışmaktan zordur.
Bölünen oylar, Eroğlu’na yarar.
Ancak galiba mevcut tablo, yani oyların bölünme olasılığı, Eroğlu’nun yarar değil zarar hanesine yazılacak.
Elbette gelişen ve değişen koşullar, yeni değerlendirmeler gerektirebilecekse de, şu anda durum bu.
Daha somuta inelim...
CTP’nin seçime Talat’la girdiğini farz edelim.
(Tabii bu koşullarda Talat adaylık konusunda ne karar verir, onu da bekleyip görmek lazım.)
TDP’nin Akıncı ile.
Ve Eroğlu’nun da UBP ve DP ile.
Sizce ilk turda oy dağılımı ne olur?
Gerek geçtiğimiz yaz yapılan erken genel seçimler gerekse hafta sonu yapılan belediye seçimlerinin sonuçları bize gösteriyor ki CTP’nin maksimum oy oranı %37-%38 dolayında.
Peki Akıncı’nın adaylığı bu oylara nasıl etki eder?
Hiç şüpheniz olmasın ki bir miktarını alıp götürebilir.

***

Cumhurbaşkanlığı seçimi ile yerel seçimler konusunda seçmenin yönelimi aynı değildir mutlaka.
Dolayısıyla bu iki farklı seçimi karşılaştırmak bizi çok sağlıklı sonuçlara ulaştırmayabilir.
Ancak Harmancı örneği, bence üzerinde kafa yormaya değer bir veri oluşturuyor.
Kadri Fellahoğlu bir yıl önce lefkoşalı’dan 7 bin 33 oy almış.
Bu yıl ise 5 bin 708.
Arada yaklaşık bin 300 oy fark var.
UBP ve DP adayları olan Hasan Sertoğlu ile Mustafa Arabacıoğlu geçtiğimiz yıl toplam 10 bin 666 oy almış, iki partinin bu yıl destek verdiği aday olan Kemal Deniz Dana ise 4 bin 391 oy almış.
Arada yaklaşık 5 bin 200 oy fark var.
TDP’nin geçtiğimiz yıl başkan adayı olan Suphi Hüdaoğlu 2 bin 852 oy alırken, Mehmet Harmancı bu yıl 6 bin 564 oy almış.
Arada yaklaşık 3 bin 712 oy fark var, ancak diğerlerinin aksine burada bir azalma değil artış söz konusu.
Hemen eklemek lazım tabii, seçime katılanların sayısı geçtiğimiz yıla göre düşmüş.
Dolayısıyla bu ‘fark’ oyların bir kısmı, sandıkta değil.
Peki evde kalan oyların dışındakiler, nereden, nereye kaymış?
Kesin bir yorumda bulunmak mümkün değil elbette.
Muhtemelen ciddi miktarı UBP-DP kanadından kayan oylar.
Ama Kadri Fellahoğlu’nun ‘fark’ oyları olan bin 300 oyun bir kısmının da Harmancı’ya kaymış olabilme ihtimali pek âlâ mümkün.
Sonuç;
Toplumun geniş kesimlerince kabul gören bir aday, TDP’yi Cumhurbaşkanlığı seçimi yarışının ortağı yapar.
Son dönemde farklı amaçlarla kurulan sandıkların bize gösterdiği sonuçlardan biri, CTP adaylarına ya da CTP destekli listelere (buna referandum da dahil) CTP dışından kayda değer miktarda oy gelmediğidir.
Ve çok stratejik gelişmeler yaşanmazsa, Akıncı’nın da yarışta olacağı Nisan 2015’te CTP’nin adayının ya da CTP’nin desteklediği adayın ilk turda alacağı oy oranı, %30-35 civarındadır.
Mustafa Akıncı da esasen sağdan alacağı oylarla, aynı seviyede seyrederse, Eroğlu’na da yine tam aynı seviyede bir oy oranı kalacaktır.
Eroğlu’nun ikinci tur vizesi alamama ihtimali çok düşük.
Bu noktada karşısına kimin çıkacağına bakarak, yeni Cumhurbaşkanı’na ilişkin kehanetlerde bulunmak, kolaylaşacaktır.