ERDOĞAN ÇÖZECEK?!...

Kutlay Erk

Kıbrıs Rumlar Kıbrıs sorunu çözüm sürecinde her türlü umudu kolay satın alıyor. Liderlikleri de bunu bildiği için, sıkıştıklarında yeni bir umut pompalıyor, seçimlerde ise açıktan umut tacirliği yapıyor.
İşin garibi, üçüncü tarafları da bu umut pazarında servis veren unsurlar olarak  kullanabiliyorlar… Kıbrıs sorunu ile ilgili görülen her hangi bir tarafta bir değişiklik oldu mu, “tamam işte şimdi çözülecek” havası ve umudu yaratıp, kendi halkını oyalayabiliyorlar…

Anastasiadis seçildiğinden beri görüşme sürecinde tutuk ve hatta sorun çıkaran taraf olarak davranıyor. Sürecin ilerlemesini hiç istemeyen Eroğlu da onun bu davranışlarını fırsat olarak tepe tepe kullanıyor. Ama Anastasiadis’in kendi iç siyasi tüketimi için kitlelere umut vermesi de gerek… Dolayısıyla, aşama aşama umut pompalıyor. Yunanistan’ın AB dönem başkanı olmasını bile Kıbrıslı Rumlara bir umut olarak pazarladı ancak hiç yaprak kıpırdamadı.

Şimdi de süreç ilerleyemeyecek, durum belli… Türk tarafını suçlasa, iç politikadan ve halktan “git AB’den, BM’den karar çıkart, Türkiye’nin AB sürecini durdur” gibi sesler yükselecek. Bunları etkili ve sonuç alıcı şekilde başarmasının da olanağı yok; en fazla yapabileceği “Türkiye’nin aleyhine” diye pazarlayacakları dökümanlardan yeni bir tane daha üretecekler…
Dolayısıyla, yeni bir umut yaratıp Kıbrıslı Rumları oyalamak gerek. Şimdi de Erdoğan’ın Türkiye Cumhurbaşkanı olmasını çözüm süreci için bir umut haline getirdiler, halk da buna takıldı, beklentiye girdiler bile… AKP’siz yıllarda, Türkiye’nin Kıbrıs sorununu çözecek unsuru olarak orduyu görürlerdi, Genel Kurmay Başkanı ABD’ye gitti mi, Kıbrıs Rum liderliği Kıbrıs sorunu çözülecek havasını yaratmaya çalışırdı. Şimdilerde artık ordu değil, AKP’li Başbakan ve Cumhurbaşkanı bu amaçla kullanılıyor.

Halbuki bir irdeleseler, Erdoğan Başbakan iken çözmek istedi de TC Cumhurbaşkanı Gül mü engel oldu?! Yapabilecekleri vardı da on yılı aşkın başbakanlığı sürecinde sakladı ve şimdi mi çıkaracak?!. Erdoğan’ın Kıbrıs politikası başbakanken başka, cumhurbaşkanı iken başka mı olacak?! Erdoğan’a TC Anayasası Kıbrıs sorununu çözmek için ek güç mü verecek ve böyle bir ek güç vardı da Gül kullanmadı mı?!

Bu sorular daha da uzatılabilir. Ama Kıbrıslı Rumların bu sorulara ve böyle bir irdeleme çabasına pek itibar edeceği yok. ABD Başkan Yardımcısı’nı da yedeklerine almışlar, o da ABD’deki Yunanlı ve Kıbrıslı Rum topluluğa, “Erdoğan’la çözüme ulaşacağız” diyor. Onun derdi de hitap ettiği kitlenin oyunu gelecek seçimler için şimdiden bağlamak.

Türkiye Kıbrıs sorunu çözüm sürecinde önemli aktörlerden biridir ancak çözüm umudu Türkiye’de neyin nasıl olduğu veya olmadığı ile bağlantılı değildir; görüşme masasında anlamlı görüşme yapılıyor mu, yapılmıyor mu, onunla ilgilidir. Rum liderliği eğer Erdoğan’ın Cumhurbaşkanlığı görevine başlamasını ve hatta 1 Eylül’de Kıbrıs’a gelmesini ve çözüm yönünde açılımcı sözler söylemesini, vaatler vermesini beklerse, hayal kırıklığı yaşayacak. Gerçi öyle bir durumda liderleri yeni bir umut kapısı açacak, stokta bekleyen umutlardan yeni bir taneyi kamuoyu pazarına sürecek ama daha nereye kadar liderler kendi ödevlerini yapmadan umut tacirliği ile halklarını ateş üstünde tutacak?!

Peki, Erdoğan’a umut bağlamadan ne yapabilirler? Bellidir ki Eroğlu biran önce al-ver sürecini başlatmayı önerirken, başlangıç vuruşunun olmayacağı bir öneri yapmıştır. Kısa süre sonra adaylığını açıklayacak ve sekiz ay sonra da seçim sandığına girecek kişi, Kıbrıs sorununun en hassas aşamasına girilmesini gerçekten isteyerek mi öneriyor?! “Yapayım da olmasın, tartışma çıksın, sürsün, uzlaşma olmasın, seçimlere yaklaşınca da, görüşmeleri tatil edelim” startejisidir bu… Ne yani, seçim havasına girmiş Eroğlu, adı ‘al-ver’ olan süreçte, sadece almak olası olmadığına göre, “Girne bize kalsın, Güzelyurt’u Rumlara verelim” mi diyecek?!

Olacağı bellidir, Rum liderliği her vesileyi kendi halkına umut olarak sunmaya devam edecek, Kıbrıs Türk liderliği hem Rumların hem Kıbrıslı Türklerin umutlarını tüketmeye devam edecek…
Taşların yerine oturması için Nisan 2015’i beklemek gerek…