EOKA-B katliamına kurban gitmişlerdi…

Sevgül Uludağ

Kayıplar Komitesi tarafından Muratağa-Sandallar’da yürütülen kazılarda bulunan 89 “kayıp” arasından DNA testleriyle kimliklendirilen 15 “kayıp” Kıbrıslıtürk daha dün Muratağa-Sandallar Şehitliği’ne defnedildi…

 

 

14 Ağustos 1974’te EOKA-B’nin Muratağa-Atlılar-Sandallar köylerinde gerçekleştirdiği toplu katliama kurban giderek iki toplu mezara gömülen Kıbrıslıtürkler’den 15’inin daha DNA testleriyle kimliklendirme işlemlerinin tamamlanarak dün (20 Aralık 2018) askeri bir törenle Muratağa-Sandallar Şehitliği’ne defnedildiler.

Kayıplar Komitesi tarafından Muratağa-Sandallar’da yürütülen kazılarda bulunan 89 “kayıp” arasından DNA testleriyle kimliklendirilen 15 “kayıp” Kıbrıslıtürk daha dün Muratağa-Sandallar Şehitliği’ne hüzünlü bir törenle defnedildi…

15 KÜÇÜK TABUT YANYANA…

15 küçük tabut yan yana cami avlusunda sıralandı: Bunlar yaşları dört ile 79 arasında, biri erkek, tümü kadın ve çocuklardan oluşuyordu…

Kayıplar Komitesi’nin DNA testleriyle kimliklendirilen Rahme Hasan, Hasan Hüseyin, Nadire Süleyman Ruso, Sevim Arif, Şeniz Arif, Seval Arif, Rahme Hasan, Emine Bayram, Ayşe Hüseyin Osman, Emine Mehmet Salih, Serpil Mehmet, Sevgül Mehmet, Emine Halil Kasap, Fatma Erdoğan ve Emine Süleyman’ın naaşları, dün saat 10.00’da Muratağa – Sandallar Şehitliği’nde kılınan cenaze namazının ardından askeri törenle Muratağa-Sandallar Şehitliği’ne defnedildiler.

Kayıp Şahıslar Komitesi tarafından toplu mezarlarda yapılan kazılar ve DNA testleri sonucunda  kimlikleri belirlenen; 18 yaşındaki Rahme Hasan, 79 yaşındaki Hasan Hüseyin, 68 yaşındaki Nadire Süleyman Ruso, 16 yaşındaki Sevim Arif, 4 yaşındaki Şeniz Arif, 13 yaşındaki Seval Arif, 35 yaşındaki Emine Bayram, 50 yaşındaki Ayşe Hüseyin Osman, 79 yaşındaki Emine Mehmet Salih, 19 yaşındaki Serpil Mehmet, 18 yaşındaki Sevgül Mehmet, 55 yaşındaki Emine Halil Kasap, 40 yaşındaki Fatma Erdoğan ve 14 yaşındaki Emine Süleyman ve 73 yaşındaki Rahme Hasan için ilk olarak Şehitler Camii’nde saat 10.00’da ayrı ayrı cenaze namazları kılındı. Cenaze namazlarını Din İşleri Başkanı Talip Atalay kıldırdı.

Daha sonra Muratağa- Sandallar Şehitliği’ne getirilen naaşlar askeri törenle defnedildi.

“Kayıplar”ın defni sırasında saygı duruşu ve saygı atışında bulunuldu. Tabutlara sarılı bayraklar, “kayıp” yakınlarına teslim edildi.

 

KAYIPLAR KOMİTESİ ÇALIŞANLARI VE YETKİLİLER KATILDI…

Defin törenine Kayıplar Komitesi Kıbrıslıtürk Üyesi Gülden Plümer Küçük, Kayıplar Komitesi Kıbrıslıtürk Üye Asistanı Mine Balman, Kayıplar Komitesi Antropoloji Laboratuvarı Kıbrıslıtürk Sorumlusu İstenç Engin ile yardımcısı Emine Çetinsel, Kayıplar Komitesi psikologları Ziliha Uluboy ve Pembe Ardıç’ın yanısıra  Meclis Başkan Yardımcısı Zorlu Töre, Kıbrıs Türk Barış Kuvvetleri Komutanı Tümgeneral Yılmaz Yıldırım, Güvenlik Kuvvetleri Komutanı Tuğgeneral Tevfik Algan, Cumhurbaşkanlığı Müsteşarı Gürdal Hüdaoğlu, Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Kudret Özersay, Turizm ve Çevre Bakanı Fikri Ataoğlu, TAK Müdürü Fehmi Gürdallı ile diğer askeri ve sivil yetkililer ile “kayıplar”ın aile ve yakınları katıldı.

 

KAYIPLAR KOMİTESİ’NE TEŞEKKÜR EDİLMEDİ…

Törende Şehit Aileleri ve Malul Gaziler Derneği Başkanı Gürsel Benan bir konuşma yaparak, 44 yıl önce 14 Ağustos 1974 tarihinde 16 günlük bebekten 95 yaşındaki ihtiyara kadar 126 masum ve savunmasız insanın katledilerek, dozerlerle toprağa gömülmesini Kıbrıslıtürkler’in asla unutmayacağını kaydetti. Savaşın acısını en çok savaşanların ve geride bıraktıklarının bildiğini ifade eden Benan, “Bir daha bu topraklarda yeni acılar yaşanmamalı. Geçmişten dersler çıkararak, geleceği sağlam temeller üzerine kurarak, bizden sonraki nesillere güvenilir bir gelecek bırakmanın yollarını hep birlikte aramalıyız” dedi.

Bugüne kadar “kayıp” cenazelerinde yapılan konuşmalardaki geleneği bozan Benan, konuşmasında aralarında “çatlak ses istemediklerini”  duyurarak ilk kez böylesi bir “kayıp” cenaze töreninin “politize” edilmesine yol açarken, Kayıplar Komitesi’ne “kayıplar”ın bulunup kimliklendirilmesinde “teşekkür edilmesi geleneğini” de bir yana koyarak, Muratağa-Sandallar toplu mezarlarının kazılmasını ve kimliklendirilmesini yürüten Kayıplar Komitesi çalışanlarına teşekkür etmedi ve bu da dikkatleri çekti…

BUGÜNE KADAR 37 “KAYIP” DEFNEDİLDİ…

Muratağa-Sandallar’daki toplu mezarlarda 14 Ekim 2015 ile 5 Şubat 2016’ya kadar Kayıplar Komitesi kazı ekipleri tarafından  yapılan kazılarla üç farklı gömü yerinden toplam 89 “kayıp” şahıstan geride kalanlar bulunmuş ve  DNA testleriyle kimlik tespiti yapılan dört “kayıp” Ağustos 2017’de, 6 “kayıp” Aralık 2017’de, 12 “kayıp” da Eylül 2018’de Muratağa-Sandallar Şehitliği’ne defnedilmişti. Dün yapılan defin töreniyle birlikte, Muratağa-Sandallar Şehitliği’ne bugüne kadar 37 “kayıp” defnedilmiş oldu… Geriye kalan “kayıplar”ın DNA testleri devam ediyor ve kimliklendirildikçe, bu cenaze törenlerinin devam etmesi bekleniyor.

 

ATLILAR İÇİN BEKLENTİ…

Atlılar’daki toplu mezardaki kazılara ise önümüzdeki yıl başlanması ve burada bulunacak olan “kayıplar”ın kimlik tespitlerinin de yapılarak Atlılar’da yapılacak şehitliğe onların da defnedilmesi bekleniyor.

Cenaze törenine katılan Atlılar’dan pek çok “kayıp” yakını da bu yönde beklentilerini dile getirdiler ve bu kazıların da yapılmasını istediklerini ifade ettiler.

 

SOSYAL MEDYADA GENİŞ TARTIŞMA

Öte yandan EOKA-B katliamına kurban giden Muratağa-Atlılar-Sandallar’dan ağırlıkla kadınlar ve çocuklardan oluşan 126 Kıbrıslıtürk’ten dün 15’inin kimliklendirilip defnedilmesiyle ilgili sosyal medyada özellikle Kıbrıslırumlar arasında geniş tartışmalar yaşandı. Sosyal medyada dört yaşında öldürülmüş ve dün defnedilmiş olan Şeniz Arif’in ve öyküsünü bizim sayfamızdan alıp paylaşan, defnedilen 15 Kıbrıslıtürk’ün YENİDÜZEN’de yayımlanmış fotoğraflarını paylaşan çok sayıda Kıbrıslırum, bu cinayetleri lanetlediler ve bu cinayetleri işleyen EOKA-B üyesi Kıbrıslırumlar’ın Kıbrıs Cumhuriyeti tarafından yargı önüne çıkarılarak cezalandırılmasını talep ettiler.

Pek çok Kıbrıslırum, “Kendi toplumumdan bazı Kıbrıslırumlar’ın böylesi korkunç cinayetler işlemesinden utanç duyuyorum… Özür diliyorum… Ailelerinin acısını paylaşıyorum” diye yazarak, üzüntülerini ifade ettiler.

(Fotoğraflar: YENİDÜZEN/TAK Ajansı)