Eğitim Sisteminin İklimi

Salih Sarpten

  Okullar, sırf binalardan oluşan bir yapı değildir. Okulların da atmosferleri vardır. Üstelik kimi eğitim bilimi araştırmalarına göre okul atmosferindeki “iklim” başarının en önemli nedeni olarak gösterilmektedir.  

 

            Benzer bir durum eğitim sistemi içinde söylenebilir. Eğitim sisteminin iklimi de, eğitim başarısındaki en önemli unsur olarak kaşımıza çıkmaktadır.

            Öğrenci, öğretmen, veli, okul yöneticisi, bakanlık yöneticisi gibi eğitim paydaşlarının sistemi nasıl algıladıkları, bu iklimin en önemli parçasını oluşturmaktadır. Öğrencilerin sisteme karşı neler hissettiği, öğretmenlerin kendilerini nasıl tanımladıkları iklimin şekillenmesinin temelini oluşturur.

            En iyi iklime sahip olduğu söylenen Singapur, Japonya, Estonya, Kanada ve Finlandiya gibi başarılı eğitim sistemlerinde, olumlu eğitim ikliminin üç temel prensibi olan “işbirliği”, “aktif problem çözme” ve “karar alma süreçlerine katılım” boyutları öne çıkmaktadır.

            Gelelim bizim eğitim sistemimizin iklimine…

            Eğitim sistemimizde işbirliği, problem çözmeyi, aktif katılımı ara ki bulasın. Öğrenciler mutsuz, öğretmenler güvensiz, veliler inançsız. Eğitim sistemine karşı paydaşlardaki duygu ve tutumlar tam da böyle…

Ne yazık ki, bizim eğitim sisteminin iklimi, Kıbrıs’ın coğrafik iklimiyle hiç örtüşmüyor. Çünkü eğitim sistemimizdeki iklim; sürekli olarak sıkıcı ve kasvetli bir atmosfer, her an büyük fırtınaların kopabileceği anlatan kararsız, tutarsız bir hava durumu gibi…

           Sadece sınavlar ve sınavlarda yüksek not alma üzerine yapılandırılmış bir eğitim ortamında olumlu iklimden bahsetmek de pek mümkün değil zaten. Dahası eğitim sistemini iklimini iyi götürme uğraşları yerine tam tersi uygulamaları öne çıkarmakta da üzerime yok gibi...

            Eğitim sendikalarında profesyonelliğin kaldırılmasına yönelik ortaya konanlar bu durumun en çarpıcı örneği olarak karşımızda duruyor: Kuşkusuz sendika yönetimlerinin eleştiri alan birçok yanı vardır. Ancak yapılmak istenen planlı, programlı bir örgütsüzleştirme hareketinin parçasıdır. Ekonomik boyutla değil, kin gütme ve sindirme politikalarının ürünü olarak algılanmaktadır. Toplumu, örgütsüz bırakmak, bireyleri yalnızlaştırmak, daha kötü bir iklimi yaratmaktan öteye gitmeyecektir… Oysa bırakın kamu sendikalarındaki profesyonelliği kaldırmak, tam tersine özel sektörde de sendikalaşmayı teşvik etmek için; iş güvenliği, çalışanların profesyonel sendikalaşmasının önünü açma gibi yasal düzenlemeler beklenirken böylesine çağ dışı uygulamaları toplumsal iklimi bozmaktan başka bir işe yaramayacağı da aşikardır…


Biliyor muydunuz?

LYS’de Açık Uçlu Soru Dönemi

LYS'de bu yıl ilk kez uygulanacak kısa cevaplı (açık uçlu) sorularla ilgili bilgi veren ÖSYM Başkanı Prof. Dr. Ömer Demir şunları söyledi: "Bir kelimelik cevaplar öngörüyoruz. Adaylarımız, doğru cevabı ilgili kutucuğa yazıp kodlayacak. Birçok adayda, ‘el yazımdan dolayı bir kayıp olursa' diye bir kaygı var. Bu kaygıları gidermek için kodlama yapmalarını isteyeceğiz. Zaten tek kelimelik ya da matematikte en fazla 3 basamaklı bir rakamı yazıp kodlamalarını isteyeceğiz. Okuma hataları olmaması için adayın aynı anda yazdığını kodlaması gerekecek" diye konuştu.

Prof. Demir açıklamalarına şöyle devam etti: “Şimdilik kısa, sade, çok karışık olmayan cevapları bulunan sorularla başlamak istiyoruz. Adayların cevaplamaları için ilave bir zorluk olsun istemiyoruz. Açık uçlu soruların değerlendirilmesinde de herhangi bir ilave değişiklik yok. LYS’lerde toplam 15 açık uçlu soru sorulacak. Kısa cevaplı sorularda amaç, kişinin verilenler içerisinden bir cevap bulması değil, bizatihi cevabı kendisinin çıkarma kabiliyetinin geliştirilmesi. Bu, tüm eğitim sistemimiz için de yararlıdır. Bu sistem değişikliğinin amaçlarından birisi de bu. Adaylar, tümüyle bu şekilde soru çözmeye başladıklarında onlara büyük katkı sağlayacak diye düşünüyoruz. Bunu başaran adaylarla başaramayanlar arasında kuşkusuz fark olacaktır. Bu da adaylar için başkalarının önüne geçmek adına iyi bir fırsat.  Adaylarımız, konuları öğrenmeye odaklansın.”


Aklınızda Bulunsun

2017 LYS’deki Değişiklikler

YÖK ve ÖSYM, 2017-LYS için bir dizi değişiklikleri karara bağlayıp ilan ettiler. İşte o değişiklikler:

  1. LYS testlerinde kısa cevaplı (açık uçlu) sular da olacak.
  2. Adaylar saat 10.00'da başlayan sınavlarda 09.45 ‘ten sonra; 14.30 da başlayan sınavlarda 14.15’ten sonra sınav binalarına alınmayacak.
  3. LYS’ler her test için ayrı ayrı değerlendirmeye alınacak. Her test için bir standart puan hesaplanacak. Kısa cevaplı soruların değerlendirilmesinde doğru cevap sayısından yanlış cevap sayısının dörtte biri çıkarılmayacak.
  4. Sınav sonrası ÖSYM Başkanlığı veya yargı mercileri tarafından iptaline karar verilen sorular değerlendirme dışı bırakılarak geçerli soruların puan değerinin yeniden hesaplanmasıyla puanlama yapılacak.
  5. Sınavsız geçiş uygulaması kaldırıldı.
  6. LYS-1 Matematik-Geometri sınavında yer alan Geometri soruları matematik testine aktarılarak 80 soruluk tek kitapçık ve teste dönüştürüldü.
  7. Eğitim fakülteleri (öğretmenlik) bölümleri için 240 bin başarı sıralaması getirildi.
  8. Puan türü değişen bölümler (YGS'den LYS'ye geçen, yeni açılan veya kapatılanlar) ve Özel Yetenek Sınavlarıyla ilgili değişiklikler yapıldı.