Bir ülkede 50 bini aşkın yabancı iş gücüne ihtiyaç duyulurken, aynı ülkede genç işsizlik oranı %20’lere yaklaşmışsa, bu durum yalnızca ekonomik bir çelişki değil; aynı zamanda eğitim sisteminin derin bir uyumsuzluk yaşadığının güçlü bir göstergesidir.
Bu tablo, eğitim sisteminin yalnızca diploma üreten bir mekanizmaya dönüştüğünü, ancak istihdam piyasasıyla sağlıklı bir ilişki kuramadığını gösterir.
Eğitimin en temel işlevlerinden biri, bireyleri toplumsal ve ekonomik hayatın ihtiyaç duyduğu becerilerle donatarak üretken hale getirmektir. Eğer gençler iş bulamazken işverenler işçi bulmak için dışarıya yöneliyorsa, yönlendirme ve planlama yapamıyoruz demektir.
Gençler yıllarca eğitim almakta, sınavlara hazırlanmakta ve mezun olmaktadır; fakat mezuniyet sonrasında iş dünyasının talep ettiği kişi olamamaktadırlar. Elbette birçok gerekçesi vardır ama işverenlerin belirli alanlarda çalışabilecek iş gücü ihtiyacının çözümünü yabancı iş gücünde arıyorsa ortada ciddi bir sorun var demektir.
Eğer bir ülkede:
- Elektrikçi, kaynakçı, duvarcı ustası bulunamıyorsa,
- Tarım işçisi, turizm çalışanı, sanayi ustası bulunamıyorsa
- Ama üniversite mezunu işsiz sayısı hızla artıyorsa,
bu durum eğitim sisteminin toplumsal beklentileri yanlış yönettiğini gösterir.
Eğer gençler:
- Hangi mesleklerin gelecekte ihtiyaç duyulacağını bilmiyorsa,
- Kendi yeteneklerini tanıyamıyorsa,
- Eğitim tercihlerini rastgele yapıyorsa,
- Mezun olduktan sonra ne yapacağını planlayamıyorsa,
bu durum bireysel bir hata değil, sistemsel bir eksikliktir.
Ve eğer bu durum gaile edinmez ve artarak devam devam ederse, sadece eğitimsel ya da ekonomik sorunlar değil çok daha derin toplumsal sorunları ortaya çıkartır.
Bugün yaşadığımız;
- Gençlerde umutsuzluk ve motivasyon kaybı
- Beyin göçü
- Kayıt dışı çalışma
- Sosyal huzursuzluk
- Ekonomik verimsizlik
- Eğitim sistemine güven kaybının
Temel nedeni;
Diplomalı ama işsiz gençler — İş arayan ama çalışan bulamayan işverenler sorunsalıdır.
Eğitim sisteminin önemli görevlerinden biri, öğrencileri yalnızca okutmak değil, aynı zamanda geleceğe yönlendirmektir.
Bir ülkede yabancı iş gücüne ihtiyaç artarken genç işsizliği yüksek kalıyorsa, sorun gençlerde değil, sistemdedir. Eğitim sistemi, toplumun üretim ihtiyaçlarını doğru okuyamamış, gençleri doğru yönlendirememiş demektir.
Genç işsizliği yüksek, yabancı iş gücü talebi fazlaysa, eğitim sistemi diploma üretmiş ama değer üretmemiştir.
Anlayana Gülmece
Okul Bitince
Delikanlı okulu bitirdikten sonra müracaat ettiği mağazada çalışmak üzere ise kabul edilmiş. Büyük bir sevinçle ertesi gün işe başlamak üzere mağazaya gelmiş. Mağaza yöneticisi sevecen ve sıcakkanlı bir şekilde delikanlıyı karşılayarak;
- “Hoş geldin” diyerek ve delikanlının eline bir süpürge tutuşturur ve
- “İlk önce şu süpürgeyle arka taraftaki rafların altını temizleyiver” diye konuşmasına tamamlar…
Delikanlı kızgınlığı yüzünden belli olacak şekilde;
- "Ben üniversite mezunuyum" diye karşılık verir.
Yönetici bunun üzerine bir adım geriye çekilerek;
- "Özür dilerim, bilmiyordum. Süpürgeyi bana verirsen nasıl temizlik yapman gerektiğini gösteririm.”
Biliyor muydunuz?
Aynı şeyleri tekrar tekrar yapıp farklı bir sonuç beklemek aptallıktır.
Anonim