Eğitim Sistemi, Aslında Ülkeyi Yönetenlerin Vicdanıdır

Salih Sarpten

Nitelikli bir eğitim sistemi gençleri sadece “öğrenci” olarak değil, düşünen, üreten, karar veren, sorgulayan bireyler olarak görür.  

Oysa eğitim sistemimiz, kötü olduğu bildiği halde hâlâ aynı şeyi yapmaya devam ediyor: Ezberletiyor, yarıştırıyor, sıralıyor.

Bugün gençlerimizin önemli bir kısmı geleceğini başka ülkelerde arıyorsa, bu durum sadece ekonomik sıkıntılarla değil, ülkeyi yöneten anlayışın gençlere “burada sana ihtiyaç var” duygusunu verememesinin sonucudur.

Genç işsizliği yüksek, üniversite mezunları umutsuz ama aynı zamanda yabancı iş gücü de her geçen gün katlanarak artıyorsa eğitim sistemi ile ülkenin gerçekleri arasındaki bağ kopmuş demektir.

Nüfus politikası olmayan ülkelerde eğitim sistemleri de savrulur:

  • Kaç öğretmene ihtiyaç olduğu bilinmez,
  • Hangi alanlarda insan yetiştirileceği planlanamaz,
  • Gençlerin hangi becerilere sahip olması gerektiği öngörülemez olur.

Sonuçta üniversiteler diploma üretir, sistem ise işsiz gençler.

Daha acı olan ise şudur:

  • Gençlerden sürekli başarı beklenir ama onlara güven verilmez.
  • Sorumluluk yüklenir ama söz hakkı tanınmaz.
  • “Ülkenin geleceği sizsiniz” denir ama ülkenin karar mekanizmalarında yer verilmez.

Eğitim yalnızca okullardan oluşmaz. Eğitim sistemi; nüfus politikasıyla, ekonomiyle, siyaset anlayışıyla, liyakat kültürüyle ve toplumsal güven duygusuyla birlikte şekillenir.

Sistem şu sorulara dürüst cevap verilmelidir:

  • Gençler bu ülkede hayal kurabiliyor mu?
  • Eğitim sistemi gençleri hayata mı hazırlıyor, yoksa yalnızca sınavlara mı?
  • Gençlerin yetenekleri mi önemseniyor, yoksa sadece uyum göstermeleri mi bekleniyor?

Bir ülkenin en büyük gücü; kendisini değerli hisseden, geleceğe inanan, üretmek isteyen gençleridir.

Sözde değil, gerçek anlamda gençlerine sırtını dönen bir yönetim anlayışı varsa gençlerini kaybeder.  

Ve gençler kaybedilmişse aslında umutlar kaybedilmeye başlanmış demektir.


Bir Tavsiye

Çocuğunuzun görebileceği ve kolayca alabileceği bir kitap köşeniz olmalı. Vitrinlerinizi süs eşyaları doldurabilirsin ama en az bir köşesini kitaba ayırmalısınız. Böylece çocuğunuzun büyüme sürecinde kitaplara yabancı kalmamasını sağlamış olursunuz.


Anlayana- Gülmece

Doğru Karar

İki siyasal bilimler öğrencisi kampus içerisinde yürürken biri diğerine sorar;

  • Bu muhteşem bisikleti de nereden buldun?

Diğeri cevap verir;

  • Dün tek başıma dolaşırken bir yandan da okulu bitirince ne is yapacağımı düşünüyordum. Birden bu bisikletin üzerinde nefis bir kız geldi ve yanımda durdu. Bisikleti çimenlerin üzerine bıraktı ve üzerindeki bütün giysileri çıkarttı. Sonra da bana ” hangisini istiyorsan al” dedi.

Diğer öğrenci, arkadaşını doğrularcasına başını sallayarak:

  • İyi seçim yapmışsın, elbiseler sana uymayabilirdi".

Okumuş muydunuz?

Ya düşünürsünüz ya da başkaları sizin yerinize düşünür…

F. Scott Fitzgerald