“Devlet Yıkan Kadın” Cemaliye

Fatma Azgın

 

Kıbrıs’ın iki tarafında da, 50 yılda  yıkılıp giden ülkemizi arıyoruz..Eski günlere dönülemiyeceğinin hüznü ve çaresizliği altında..
Kendimizle, toplumumuzla, tüm adamızla hesaplaşmakta çok geç kalmışız.
Aslında suçlu veya ihmalkar olanlar Kıbrıslılar değildir. Rum tararafını Yunanistan’a, Türk tarafını da Türkiye’ye bağlamak  isteyenlerin (EOKA ve TMT) planlarına kurban gitmişiz.
1963 olaylarıyla “yeşil hat” çizilmiş, 1974 savaşıyla da “taksim çizgisi” çekilmiş.. Böylece 74’te “Kıbrıs İstirdat Planı”nın 9. Maddesinin öngördüğü “taksim” hedefi gerçekleşmeye başlamış.
2016’lara geldiğimizde, adanın güneyi AB’ye kuzeyi de Türkiye’ye bağlanmış durumda.
Bu acı gerçeği, hiçbir iki toplumlu çözüm çabaları değiştirmeye yetmemiş.
Çözüm olmadıkça da kuzeyin Türkiye’ye “ilhak” edilmesi daha belirgin hale gelmiş..
                                               

***


“Kıbrıs tragedyası”nın giderek şeffaf ve görünür olması toplumlarda “bilinç” temizleme gayretlerine yol açıyor...”Bu ada neden bu hale geldi? Kim, nasıl neden bu hale getirdi? Kimler suçlu, kimler ihmalkar, kimler oyun yapmış, kimleri oyuna getirmiş?” gibi hesaplaşma dönemine girmişiz.
1960’larda başlayan kırılma ve kopma olayları değerlendirilmeye alınmış..
Araştırdıkça, okudukça yanlışlar anlaşılmaya başlanmış..”Gerçek olay”ın ne olduğu, 50 yıl “uydurulan hikayeler” nedeniyle örtündüğü farkedilmiş.. Geçkalınmış..

Şu sıralar Kıbrıs’ın iki yanında “Kıbrıs sorunu” ile hesaplaşmaların sergilendiği iki tiyatro oyunu var..İkisini de izledim..
LTB Tiyatrosu’nda Aliye Ummanel’in yazıp yönettiği ve 6 kadının oynadığı “Ev” oyunu.. 1974 sonrası, adanın bölünmesiyle yer değiştirenlerin, kendi evlerinden koparılmaları ve doğup büyüdükleri evleri 30 yıl sonra ziyaret etmeleriyle yaşadıkları psikolojik ve duygusal hesaplaşmaları ile, siyasi ve stratejik “kurguların” insanı yok sayan kirliliğinin hayatları mahvetmesi ortaya çıkarıyor.

Diğer yandan Kıbrıs’ın güneyinde “Solo-Ya-Tris” tiyatro grubu 5 kadın oyuncunun yer aldığı 1963’te K.C devletinin yıkılmasına neden olduğu söylenen olayların başlangıcı sayılan “Tahtakale çarpışmaları”nı kadın bakış açısıyla “Cemaliye” oyunu ile sorguluyor. İnsanları birbirine düşman etmek için uydurulan şöven ve milliyetçi, kadınları aşağılayan hikayelerin, başta Cemaliye ve sevgilisi, ve daha sonra pek çok Kıbrıslı’nın hayatlarını bitirip,  evlerinden yurtlarından edilmelerinin baş sorumlusu olduğu gerçeği farkediliyor.
Oyunu 1975 doğumlu, Türkolog ve gazeteci, bayan Konstantia Sotiriu yazmış. Konstantia’nın bir de “Ayşe Tatile Gidiyor” isimli romanı varmış..

Bu iki oyunun da Rumca ve Türkçe dillerine çevrilip oynanması, geç de olsa  iki topluma ait insanların bilinçlenmesine katkı koyacaktır.