Dere deyip geçme!

Mert Özdağ

 

Gönyeli'de yaşananlar aslında Kıbrıs'ın kuzeyindeki durumu özetler nitelikte bir olay…
Başkan Ahmet Benli, Asrın Projesi filan dinlemedi, “Benim kentimde kural var” dedi, mührü bastı, projeyi durdurdu.
Niye şaşırıyoruz ki?
Aslında yapılması gerekeni yaptı.
Her yöneticinin yapması gerekeni.
Şimdi bizi derelerden taşan sular basıyor ya!..
İşte Ahmet Benli gibi davranmayanların eserleri nedeniyle oluyor tüm bunlar.
Mesela, vakt-i zamanında Levent Kolej’e birileri “dur” deseydi, derenin yönü kolej için değiştirilmeseydi, yani Benli gibi birileri çıksaydı, her şey çok farklı olacaktı.
Lefkoşa'yı, Gönyeli'yi ve memleketi öncelerde hem “Bağımsız KKTC” sloganı atanlar yönetti.
Güneydekilere karşı “bağımsızlık” naraları atanlar ‘kuzeydekine’ söylemeye dili varmadı aynı sloganı…
Başımıza ne geldiyse, işte tam da bu iki yüzlülüğümüzden geldi.
Ahmet Benli'nin çıkışı bu anlamda tarihe mal olacak bir çıkıştır.
“Kural var” dedi, “Dere yatağına yapı olmaz” dedi mühürledi!
Başkaları gibi ikiyüzlü davranmadı.
Dik durdu.
Cesur durdu.
Ve yıllar sonra umudun var olduğunu hepimize kanıtladı.
İyi de etti. Tebrik ederim...

***

Yapanın yanına mı kaldı?

Bir başka durumla devam edelim.
Kıbrıs'ın kuzeyinde ilginç bir hukuki durum var.
Bir olay olur, biter, geçer…
Günlerce kamuoyunda tartışılır.
Sonra unutulur gider.
Kimse kimseye dava açmaz, açılan dava havada kalır, soruşturmalar ilerlemez, tıkanır.
Peki ama neden?
2000 yılından beri gazeteciyim.
Neler yaşadım, neler…
Ne skandallar, ne yolsuzluklar gördüm…
Hukuken cezai gerektiren bariz suçlar da görüyorsunuz cezasını çekmeyen, yargılanmayan da…
Yasal olsa da etik olmayan yüzlerce olaya tanıklık ediyorsunuz.
Koskoca Lefkoşa Belediyesi'nin iflasını yaşadık örneğin.
Sayıştay raporları gündeme geldi.
Açık açık “suç işlendi” diye yazıldı.
Kayıp milyon sterlinlerden bahsedildi.
Hiç kimse yargılanmadı, hiç kimse sorgulanmadı.
Sahi, yapanın yanına mı kaldı?

-----------------------------------------
 

İşine geldiği gibi

---------------------------------------

Facebook

Acaba "devletimizin" koruyucuları ve onu sonsuza kadar yaşatma yemini etmiş Sn. Eroğlu ve seçmenleri mi yoksa "federalizmi" savunarak bu devlete sahip çıkmamakla, onu ortadan            kaldırma isteğiyle suçlananlar mı Gönyeli'de dik duracak? Birilerinin şimdi KKTC bayraklarıyla "dere yatağı nöbeti" tutması gerekmiyor mu? Görelim bakalım.  [Hasan Ulaş Altıok]