Daha iyi olan kunduracı kazansın ..!

Mehmet Çağlar

Bize vahyedilmiş ve bahşedilmiş bir sistemimiz var:

KKTC diye !..
Kimilerinin 30 yıldır "tanınacak bir devlet doğacak" beklentisiyle, "kuluçkaya" yatırdığımız;
Ganimetçilerle, Hırsızlarla, Karaparacılarla, Köşe dönücülerle, Yalancılarla, Hak yiyicilerle, Kumarcılarla, Kadın tüccarlarıyla, Popülizmden beslenenlerle, Çıkarcılarla, Hamasicilerle, Hurafecilerle ve her türlü Hukuk dışılıkçılarla birlikte kendimizi ölçüsüzce tükettiğimiz bir yer!
Öğrenilmiş çaresizlikten bir türlü kurtulamayıp kendimizi on yıllardır içine kapattığımız bir kader..!

REFORME ETMEK !
Ama bu "despotik düzen ve kaos", öyle anlaşılıyor ki, bize büyük zevk veriyor artık ! ;
Çünkü bu yaratılan düzeni, ya da sistemsizliği, demokratik bir modernite ile yıkmaya yönelik henüz yeterince bir çaba yok !..
Maalesef ki yok !
Bir süreden beridir Devrim zihniyeti de göçmüş ya da göçertilmiş, yerine "Reforme ederim" anlayışı bir "geçer akçe" ve "ölçü" durumuna getirilmiş...
Yine bir süreden beridir toplumun umudu ve toplumsal değişimin gerçekleşmesinin en önemli örgütlü gücü olan partimiz CTP içerisinden dahi kimilerince başat bir biçimde ve yüksek sesle bu anlayış seslendirilmiyor mu ?
"Reforme edeceğiz" diyerek ...
Reforme edecek birşey kaldıysa eğer!
Bu köşede de çok yazıldı bizlerin sistem tamircisi değil, toplumsal varlığımızın korunup ileriye taşınması için yeni bir düzen ve sistem kuracak olan devrimciler olduğumuz...
Yoksa biz artık devrimci değil de reformist miyiz ?!..

KURBAĞA MİSALİ
Dünyadan kopukluk ve fikirden metaya kadar her türlü üretimsizlik bizi giderek daha da bağımlı hale getirdiğinden, iç ve dış kaynaklı yaratılan ekonomik krizlerden çıkış için bulunan ve toplumumuzun dokusuna uymayan reformist yollar da giderek bizi bir girdapın içine çekiyor..!
Aynı bir kazanda suyu yavaş yavaş ısıtılan ve giderek suyun sıcaklığına farketmeden ve çırpınmadan bağışıklık kazanan Kurbağa'nın sudan fırlamaması ve haşlanarak ölmesi misaline benzetiliyoruz bu girdap ve kısır döngü içerisinde !...


AKIL "OUT", REFORME "IN" !
Son dönemlerde giderek yaygınlaşan;
Akıl teri dökmek out !..
Reforme etmek in !..
Bir "Reform Tekniği" olarak da, bir açıdan özelleştirmelerin yolu açılsın diye "topluma ölümü gösterip sıtmaya razı olsun" misali zam yapmayı yazgı haline dönüştürürsün; oldu-bitti...!
Yani biz halâ sadece gerçek dışıyız;
Ve gerçek dışı kalmayı yeğleyip, karşımızda duran sistemi değiştirmeyi düşünmüyor, reforme etmeyi onaylıyoruz !..


DEĞERLİ "YALNIZLAR" !
İşte bizi, yani Naci Talat'ların, Özker Özgür'lerin ve daha nice yurtsever devrimci CTP'lilerin yolundan yürüyen ve hepsi de birbirinden daha devrimci ve yürekli partilileri, birbirimizden koparıp tek başımıza bırakmaya devam eden en önemli nokta da bu !..
Ve maalesef ki bu sistemsizliğin ya da yaratılan bu düzenin CTP içerisindeki yeri ve gücü günden güne giderek artmıştır...
Yani 43 yıllık ezilen halkın ve emeğin partisi CTP, kendi koşullarını yaşayan ve içine sürüklendiğimiz bu sistemsizliğe topluca ve dışa dönük tek sesle ya da Ortak Akılla karşı duramayan ve "birlik, mücadele ve dayanışma" ruhuyla hareket edemeyen ya da ettirilmeyen bir yığın çok değerli, deneyimli, dinamik, yürekli ve donanımlı "yalnızlarla" dolmuş...!


NİYET
Şimdi sırada ne var peki ?
İlke değiştirmek mi ?
Yani bizim yeterince bilip göremediğimiz kimileri, CTP içerisinde gerçekliği, dostluğu, birliği, mücadeleyi, dayanışmayı, sosyalist ilkeleri ve yoldaşlığı tüketerek dokusu bize pek de uymayan kendi varlıklarını sürdürecek bir başka düzen mi kurmak istiyor ?
Yoksa CTP bu gidişle kendi içerisinde farklı fikirlere zenginleşen ve dışa dönük Ortak Akılla hareket eden tek bir beyin yerine, binlerce kafası olan farklı bir güç mü olacak ?!..
Nedir niyet?

Gerçek anlamda bu toplumun dokusuna, ihtiyaçlarına ve geleceğine dair bir plan var mı ortada ?
Planımız ya da programımız diyeceğimiz ve hayata geçirmek için mücadele vereceğimiz bir plan diyorum...!
Yok mu ?!..
Son yıllardaki UBP hükümetleri döneminde kamusal alana hükmedecek planı olmayanların bu platformu nasıl da kendi dışımızdaki güçlere ve belli bir ölçüde medyaya kaptırdığını gördük; bu yılın hemen hemen her evresinde de yeniden acıyla yaşadık...! Ve maalesef ki son aylarda da azalmadı bu acılı yaşantılar..!


BEKLENTİ
CTP'nin çok değerli Başkan adayları;
Yoldaşlığımıza ve hoşgörünüze sığınarak seslenmek istiyorum sizlere buradan kurultay öncesi bu son köşe yazımla;
Yetsin artık...!
Bu kurultayla birlikte bugüne dek kötü giden bu yolculuk planlı programlı devam etsin artık...
Ancak bu öyle "reformu ederiz" anlayışları ile olmasın..!
Toplumun dokusuna uygun olan ve sistemsizliği sisteme dönüştürecek olan planlarla olsun...
Halkın dört elle sarılacağı ve umutla motive olacağı planlarla...
Bu da Yeni bir strateji gerektirir;
Yeni bir strateji de yeni planlama olmazsa olmaz...
Bu stratejiyi de bu planlamayı da tüm partililere ve tüm düşünce üreten insanımızla birlikte yapın...
Toplumsal süreçlerdeki problem çözme yönteminize işbirliklerini ekleyin ve mutlaka paydaşlarımızı da katın...

SON OLARAK, yeniden hoşgörünüze sığınıp haddimi de aşarak sizlere bir hatırlatmada bulunmak isterim:
Bir Ayakabının var olma nedeni nedir biliyor musunuz ?
Ayakkabı bir ihtiyaç için vardır ve bu ihtiyacı gidermek için Kunduracı çeşitli deri parçalarını birbirine dikmiştir...
Budur !..

Kunduracı ayakkabıyı tek bir deri parçasından yapamamıştır..!
Ve iyi bir Kunduracı farklı deri parçalarını en uyumlu bir biçimde dikerek ayakkabıyı ölçüsüne göre ortaya çıkarabilendir...

Değerli Başkan adayları;
Her ikinize de pazar günkü kurultay yarışında başarılar dilerim...
Tabii ki tüm parti meclisi adaylarımıza da...

Temennim ve dileğim;
Daha iyi olan "Kunduracı"nın kazanması...:)