DAĞITACAK NE KALDI ACABA?

Sami Özuslu

Sağ partiler ‘patronaj’ sistemi çok sever.
Mantık basittir: Devlet malı ‘deniz’dir.
Yemeyen?
Domuzun teki!
Toplumun bir kısmı buna alıştırıldı.
‘Çıkar’a dayalı bir siyasal yapı oluştu.
Bakmayın süper milliyetçilerin Rumlarla ilgili söylediklerine…
Asıl onlardır Rumlara ‘duacı’ olan.
Dile kolay, 43 senedir göçmen Rumların bıraktığı malın ganimetini yediler, dağıttılar da bitmedi!
İskan adaletsizliği bu toplumun bağrına saplanmış bir hançer oldu yıllarca…
Nice maldar insan sefil, nice mülksüz şahıs vezir oldu mu topraklarda!
Mezar taşlarına ‘kahrından öldü’ diye yazdıran göçmenler vardı, ‘malım’ diye diye ölüp giden…

*  *  *

Seçim yaklaştı yine, ‘dağıtım’ başladı.
Ne bulursa dağıtıyor iktidar sahipleri.
Kırsal arazi… Yani göçmen Rumlardan kalmış tarlalar. Hatta mezarlıkları da dağıtmışlar. Kendinden geçme hali bu olsa gerek!
Kritersiz, torpil kokan, adaletten uzak, partizanca… Eksik belgelerle, uyduruk ifadelerle üstelik…
Bu kavramlar ‘hukuk devleti’ ile ters. Zaten nerede hukuk var ki devleti olsun?
Yeni ‘sanayi bölgesi’ açıyormuş şimdi hükümet… Bir de onu dağıtacaklar. El altından. Şeffaflık mı dediniz? Yok öyle bir gereklilik.
Bizimki ‘devlet’ dediysek, ‘şaka’ bir devlet çünkü…

*  *  *

Bu hükümet tarihe ‘en’leriyle geçecek.
‘En çok yurttaşlık veren hükümet’ mesela…
10 bini bulmuş bir buçuk senede verdikleri yurttaşlık sayısı… Çoğu ‘istisnai’ hem de… Amma çok ‘müstesna’ insan varmış bu memlekette de haberimiz yokmuş. 10 bini 3’le, 4’le çarpın. Çoluk-çocuk derken, ‘yurttaş nüfusumuz’ en az yüzde 10 arttı demektir bu!
Bu seçimde onlar da ‘seçecek’, bizim gibi…
Durmadı ama hükümet. ‘İcraat’a devam.
Oturup “Ne dağıtsak, ne dağıtsak?’ diye düşünürken kabine üyeleri müthiş bir fikir bulmuşlar: ‘Madalya’ dağıtılırlar.
‘Milli mücadele’ madalyası…
55 bin adet…
Altından…
Harika!..

*  *  *

‘İş’ dağıtıyor tabii bir de hükümet. Kuşkusuz en önemlisi, en can alıcısı bu… İstihdam yapılıyor kıyıdan köşeden de olsa…
Ama en çok da ‘iş vaadi’ dağıtılıyor. Yani ‘seçimde gör beni, seçimden sonra göreyim seni’…
Böyle söz verdiklerini sıraya koysak, iki KKTC’nin 50 yıllık istihdam kapasitesi aşılır.
Ama ‘umut fakirin ekmeği’ ya!
Mehmet ‘yiyor’ genelde…
Ya olursa?
İnsanların ekmeği, geleceği böyle kullanılıyor, siyasi rant uğruna…
‘Adalet’ isteyen, ‘hukukun üstünlüğü’ diyen, ‘eşitlik’ten dem vuran, ‘yasa dışılık olmamalı’ diyen de dürüstlüğüyle kalıyor!