Cumhurbaşkanı neden sosyal medyadan çözüm arıyor?

Cenk Mutluyakalı

Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı, neden sosyal medya üzerinden şikâyet ya da sitem ediyor.
Niye 'sıradan insanlar’ gibi o da dert yanıyor, yakınıyor?
Bunu siyasi bir eleştiri olarak yazmıyorum.
Biliyorum pek çok insan seçime dair okuyacak.
Ama gerçekten soruyorum.
Cumhurbaşkanı neden sosyal medyadan çözüm arıyor?

*  *  *
Bakanlar Kurulu'na başkanlık yapma hakkına sahiptir.
Evet, haklısınız, bunu denedi.
Bir kez!
Ama yine biliyorum ki o toplantıda dahi sonuna kadar kalmadı.
Israr etmedi.
Halbuki ‘devlet’in en tepesindeki kişidir.
Israrcı olmalıdır.
İkna etmelidir.
 

*  *  *

Kıbrıslı Türklerin "en üst düzey seçilmiş lideri" eğer bizim gibi sosyal medyadan dertlenecek, eleştirecek, sitem edecekse nasıl çözüm üreteceğiz?
Türkiye'den karantinasız gelişlerse sorun –ki öyle- örneğin niye Türkiye makamlarını da arayarak buradaki toplumun hassasiyetini anlatmıyor.
Hükümetle diyalog kurarak, ısrarcı olarak, ikna ederek, zorlayarak niye hayatı değiştirmiyor?

*  *  *

Kıbrıslı Rum lider Anastasiadis ya da Birleşmiş Milletler'le de böylesi bir diyaloğa ihtiyaç var.
Çünkü Kıbrıslı Türklere 'geçişler' anlamında da gerçekten haksızlık yapılıyor.
O mu yalnızca?
Pandemi sürecine dair mali yardımlar için de hakkını alamıyor bu toplum.

*  *  *

Birkaç gelişmeyi paylaşmak istiyorum.
Yunanistan, Türkiye'ye kara sınır kapılarını açtı, geçtiğimiz hafta…
İngiltere, 1 Ağustos'tan itibaren Türkiye'ye 'karantinasız' havaalanlarını açıyor.
Kıbrıs Cumhuriyeti de İngiltere'ye karantina muafiyeti sağlayarak “geliniz, tatil yapınız” diyor.
Avrupa Birliği, Türkiye ve ABD için aynı kararı almadı örneğin…

*  *  *

Dünyada 'covid-19'a dair farklı bir diplomasi trafiği var anlayacağınız...
Peki, Kıbrıslı Türklerin dünyada tanınmış tek ismi kimdir?
Sosyal medya üzerinden çözüm arayışı biraz fazla kolaycılık değil mi sizce?

*  *  *

'Ciddi bir karantina' uygulamasını istiyor, toplum gibi Cumhurbaşkanı da…
Haklı!
Ama o aynı zamanda ‘yetkili’ kişi…
Sorumlu!
Ayrıca bu ‘ciddi karantina’ süreci ile birlikte mali kaynakların da yönetilmesi, kayıpların hesaplanması, esnaf ve özel sektöre yönelik desteğin sürdürülmesi gerekiyor.
Hükümetle, Türkiye'yle, güneyle, Avrupa Birliği'yle görüşerek çözümler üretmekle yetkili kişilerden birisi de kendisi değil midir?
Cumhurbaşkanı’nın görev, yetki ve sorumluluğu “sosyal medyadan görüş paylaşmak” kadar sıradan mı?

*  *  *

'Çözüm' dedik yıllarca...
Çözümsüzlük değil çözüm…
Toplumun geleceği adına her meselede…
Çözüm…
Sitem yerine…
Hayıflanmak yerine…
Şikayet yerine…