CTP Kurultayı

Erdinç Gündüz


Bugün,  CTP’nin merakla beklenen Kurultayı  gerçekleşiyor.  Kurultay’da, hem Parti Genel Başkanı seçilecek, hem de  40 kişilik yeni Parti Meclisi.  Bu ‘Kurultay’ sonrası için çok farklı öngörüler var.   “Sıfırdan yeniden” diyenler olduğu gibi, “Fazlaca birşeyler olmasını beklemeyin” diyenler de var. 
Parti yönetiminde,  bazı önemli değişiklikler olabileceğine kesin gözle bakılıyor. Ama, sokaktaki vatandaşın en çok merak ettiği konu, Hükümet oluşumunda bir yenileme veya yenilenmeye gidilip gidilmeyeceği.

 CTP Kurultayı ve BRTK

Sıkıntılı günler  geçirmekte olan BRT Kurumu çalışanları da, yöneticileri de,   haftalardır CTP Kurultay’ını beklemekte.  Kurum’da sorun(lar)  çok büyük boyutlarda.  Çünkü sorunların çözülmesini, sadece yeni bir Müdür atanmasına bağlamanın son derece yanlış olduğunu en iyi bilenler onlar.  Çünkü, sorunların çözümü için ilk ciddi adımları Başbakanlık’ın atması gerektiğinin bilincindeler.  Yani,  Koalisyonun büyük ortağı CTP’nin....  Beklentiler büyük, önemli, ciddi ve acil...

 Yangın ve düşündürdükleri

Birileri kasten mi çıkardı yangını ?  Yoksa bir ‘kafasız’ın işi mi ?  Anlaşıldığı kadarıyla, başlangıç noktası  Derinya bölgesi.  Maraş’a da yürümüş rüzgarın  etkisiyle.  Nereye kadar girmiş ? Ne kadar hasar yapmış ?  Kaç ev yanmış ?   Yıkık dökük dört duvardan başka, yanacak birşey kalmış mıymış yangının ulaştığı yerde ?  Bilmiyoruz.  Daha önce oralarda olup bitenleri bilemediğimiz gibi, bunu da bilemeyeceğiz hiçbir zaman. 

Kemikler

Sevgül Uludağ’ın yazılarını ilgiyle okurum hep.  Çoğunlukla sıkıntı basar içimi.  Sonra düşüncelere dalarım.....
Başka ülkelerde arkeologların işidir kemik aramak.  ‘Tarih’ adına... Buldular mı da sevinçten uçarlar havalarda.  Hemen kaç  yüz veya bin yıllık olduğunu, hangi dönemden kaldığını falan  incelemeye başlarlar.... Bir de, es kaza yapılan kazılarda, es kaza bulunan iskeletler, kemikler var.  Bunlara da polis el atar hemencecik. Kimdir ? Nasıl ölmüştür ? Cinayetse, nedenleri v.s.
Benim memleketimde ise,  iskelet bulmak için habire kazanlar var. Ama çok  çok farklı bir nedenle ?  58’de mi öldü, 63’de mi ?... 74 iç savaşında mı, 74 savaşında mı ? Türk mü, Rum mu ? Kadın mı, erkek mi, çocuk mu ?  v.s. için....
Vahhhh Kıbrısım Kıbrısım...

Yollar....Yollar...

Özellikle de Lefkoşa’nın yolları artık hiç çekilmez oldu.  Her taraf delik deşik.  Araba kullanmak için özel mi özel bir ‘diploma’  (!)  gerekecek galiba.  Çünkü hangi noktada hangi derinlikteki bir çukura düşebileceğiniz bir yana, bu çukurdan kurtulmak için nasıl bir manevra yapmanız gerekeceği bir uzmanlık dalı artık.
Araba sayısı çok.  Zaten yetersiz olan yollar  ölüme terkedilmiş gibi. Bakımsız ve harap durumda. Karayolları “Ben şehir içi yollar karışmam, karışamam” diyor. Sorumlu olan Belediye ise,  personelinin maaşlarını ödemekten aciz, borç batağında.
Sonuç  ve cevap ?..... Ne sorunun cevabını verecek, ne de çare üretecek birisi yok. İnsalarımız mı ?...  Her  konuda olduğu gibi, kaderine boyun eğmiş vaziyette. “Bizden bu kadar” diyenlerin sayısı da gün geçtikçe artmakta.