ÇÖZÜM SAATİ

Sami Özuslu

 

Kıbrıs’ta saat karmaşası yaşanıyor ya…
‘Bizimkiler’ Ankara’ya daha da fazla ‘yama’ etmek için toplumu ve bir kez daha ‘bölmek’ için adayı, sağa sola bakmadan geçirdiler ya Suudi Arabistan ve Kuveyt’te geçerli olan saat dilimini…
Umurlarında olmadı ya, Lefkoşa’dan Karpaz’a çalışmaya giden öğretmenlerin, Mesarya köylerinden Lefkoşa’ya gelen öğrencilerin, Güney’de çalışanların ve eğitim alanların çekeceği sıkıntılar…
Ve komik hallere düştük ya bütün dünya önünde, ‘Pile’de saat kaç?’ sorularıyla…
Bunların hepsi bir ‘işaret’ aslında!..

*  *  *

Kıbrıs’ta saatler çoktan durdu.
Bu ülkede her sabah güneş doğuyor, ama çoktan karadı perde…
Bu adada bir zamanlar farklı dil ve dine mensup insanlar iyi geçinerek yaşardı.
Sonra, böldüler bizi.
Tıpkı bütün sömürgelerde olduğu gibi…
Gün gele ‘bağımsızlık’ istemesin ‘yerli halk’ diye, her yerde parçaladılar onları.
Kah dinden…
Kah mezhepten…
Kah etnik kökenden…

*  *  *

Eskiden Kıbrıslılar ‘Müslüman’ ve ‘Hristiyan’ diye anılırdı.
Milliyetçi dalgalar öncesindeydi bu…
Türk ve Yunan milliyetçilikleri aşılandıktan sonra başladı ‘etnik’ ayrışma…
Enosis Kıbrıslı Rumların ‘İngiliz’den kurtulma’ projesiydi önce… 1958’e kadar Kıbrıslı Türklere dokunmadı bu yüzden EOKA… Niyazi Kızılyürek’in ‘Bir Hınç ve Şiddet Tarihi’ kitabında var bütün ayrıntılarıyla…
Sonra Cumhuriyet, çatışmalar, görüşmeler, savaş, bölünme…
Böyle geldik bugünlere…

*  *  *

Saatlerde de bölündü 2016 itibarıyla Kıbrıs…
Eskiden de saat farkımız vardı Güney’le… Lakin o zamanlar kapalıydı geçişler… Ve dünyadan tamamen izoleydi Kıbrıslı Türkler…
Öyle istemişti bizi yönetenler…
Kendi kendine çalıp söyleyen, içi boş milliyetçi nutuklardan ve ‘Anavatan’ edebiyatından başka hiçbir argümanı olmayanlar toplumun göçünü ve ‘yama’ olmasını hızlandırdı.
Askeri, ekonomik, siyasi, kültürel bakımdan Türkiye’nin ‘alt yönetimi’ haline getirildik. Ve dini olarak da tabii!..
Buradaki kimi TC makamları, kendilerini bazen ‘vali’, bazen ‘padişah’ gibi gördü, öyle davrandı.

*  *  *

Alınan ‘saat’ kararı Türkiye’ye ‘yama’ olduğumuzun bir göstergesidir.
Hayatın hiçbir gerçeğiyle örtüşmeyen bu karar karşısında gerekli muhalefeti göstermeyen siyasi partiler ve sivil toplum örgütleri de kabahatin yarısına ortaktır!
Bu konuda acilen bir şey yapılmalıdır.
Kış geldi, geliyor. İnsanlar, özellikle de çocuklar sabahın kör karanlığında donacaklar, perişan olacaklar. Güney’le saat karmaşası başımıza dertler açmaya devam edecek.
Bu karar ya geri aldırılmalıdır hükümete… Ki sürekli karar iptal etmekle meşhurdurlar…
Ya da mesai saatleriyle ilgili düzenleme yapılmalı, yaptırılmalıdır.
Kıbrıs’ta çoktan durmuş, bir saniye ileriye gitmeyen saatin çalışması için ‘çözüm saati’ni beklerken Mont Pelerin’de, kendi ‘Ankara saati’ sorunumuzu da aşmak zorundayız.
‘Çözüm saati’ için harekete geçme zamanı!..