Bir çocuğun dişleri çapraşık olduğunda ailelerin aklına çoğu zaman aynı soru gelir: “Ortodontik tedaviye ne zaman başlamalıyız?” Özellikle 10 yaşındaki bir çocuk ile 15 yaşındaki bir çocuk arasında tedavi açısından önemli farklar bulunur. Ancak burada bilinmesi gereken en önemli nokta şudur: Ortodontik tedavide doğru zaman, yalnızca çocuğun yaşına bakılarak belirlenmez.Amerikan Ortodontistler Birliği, çocukların ilk ortodontik değerlendirmesinin en geç 7 yaş civarında yapılmasını önermektedir. Bu, 7 yaşında mutlaka tel takılması gerektiği anlamına gelmez. Amaç; çene gelişimini, dişlerin sürme yönünü, çapraşıklıkları ve ileride oluşabilecek problemlerin erken fark edilmesidir. (American Association of Orthodontists)
10 yaşında başlamak erken midir?
10 yaş, birçok çocuk için ortodontik tedavinin oldukça uygun olabileceği bir dönemdir. Çünkü bu yaşlarda çocuk hâlâ büyüme ve gelişme dönemindedir. Süt dişlerinin yerini daimi dişler almaya devam ederken çene gelişimi de sürmektedir.
Özellikle çene darlığı, çapraz kapanış, belirgin üst çene önde konumlanması, alt çenenin önde olması, ciddi yer darlığı, gömülü veya yanlış yönde sürmekte olan dişler gibi problemlerde erken müdahale tedavinin seyrini olumlu etkileyebilir. AAPD, gelişmekte olan dişlenme döneminde çapraz kapanış, yer darlığı, ektopik sürme ve iskeletsel büyüme problemleri gibi durumlarda uygun hastalarda erken müdahalenin düşünülebileceğini belirtmektedir. (AAPD)
Büyüme devam ettiği için bazı ortopedik problemlerde çocuğun büyüme potansiyelinden yararlanmak mümkündür. Örneğin dar bir üst çenenin genişletilmesi, uygun vakalarda büyüme döneminde daha avantajlı olabilir. (American Association of Orthodontists)
Fakat “10 yaşında olduğu için mutlaka tel takılmalı” düşüncesi doğru değildir. Erken tedavi her çocuk için gerekli değildir. Bazen en doğru yaklaşım tedaviye hemen başlamak değil, çocuğu belirli aralıklarla takip ederek uygun zamanı beklemektir.
Peki 15 yaşında başlamak geç mi?
Kesinlikle hayır.
15 yaş, ortodontik tedavi için geç kalınmış bir yaş değildir. Hatta birçok çocuk kapsamlı sabit ortodontik tedaviye daimi dişlenmenin büyük ölçüde tamamlandığı ergenlik döneminde başlar. AAO da birçok hastanın ortodontik tedaviye 9–16 yaş arasında başladığını belirtmektedir. (American Association of Orthodontists)
15 yaşındaki hastada büyüme potansiyeli 10 yaşındaki kadar fazla olmayabilir. Bu nedenle özellikle iskeletsel problemlerde bazı tedavi seçenekleri ve zamanlamaları değişebilir. Bununla birlikte dişlerin dizilimi, kapanış ilişkileri ve estetik problemlerin önemli bir bölümü bu yaşlarda başarılı şekilde tedavi edilebilir. Dolayısıyla ailelerin “Keşke daha küçükken başlatsaydık” diyerek paniğe kapılmasına gerek yoktur. Asıl önemli olan, doğru tanı ve doğru tedavi planıdır.
Hangi durumlarda erken tedavi düşünülebilir?
Erken ortodontik değerlendirme ve tedavi özellikle şu durumlarda önem kazanır:
- Üst ve alt dişlerin ters kapanması veya çapraz kapanış,
- Alt çenenin belirgin şekilde önde olması,
- Üst ön dişlerin aşırı önde konumlanması,
- Çene darlığı ve ciddi yer yetersizliği,
- Daimi dişlerin yanlış yönde veya sürme problemiyle ilerlemesi,
- Süt dişlerinin erken kaybına bağlı yer kayıpları,
- Parmak emme, dil itimi gibi devam eden zararlı alışkanlıklar,
- Belirgin iskeletsel büyüme bozuklukları.
Ancak her çapraşıklık erken tedavi gerektirmez. Tedavi kararı; çocuğun büyüme gelişimi, dişlenme dönemi, çene ilişkileri, ağız hijyeni, periodontal durum, radyografik bulguları ve tedaviye uyumu birlikte değerlendirilerek verilmelidir. (AAPD)
Tedavi öncesinde nelere dikkat edilmeli?
Ortodontik tedaviye başlamadan önce ağızda aktif çürük, diş eti hastalığı veya kontrolsüz bir enfeksiyon bulunmamalıdır. Çocuğun ağız hijyeninin yeterli olması son derece önemlidir.
Tel takıldıktan sonra dişlerin üzerinde ve braket çevresinde yiyecek artıkları daha kolay birikebilir. Yetersiz ağız bakımı; çürük, beyaz lezyonlar ve diş eti problemlerine neden olabilir.
Aileler çocuklarına “Artık dişlerini istediğin gibi fırçalayabilirsin” değil, tam tersine daha dikkatli ve daha düzenli fırçalaman gerektiğini anlatmalıdır.
Tel tedavisi sırasında neler yapılmamalı?
Braketleri kırabilecek sert ve yapışkan yiyeceklerden kaçınılmalıdır. Özellikle sert şekerler, buz çiğnemek, çok sert kuruyemişleri kontrolsüz şekilde tüketmek, yapışkan şekerlemeler ve benzeri gıdalar tedaviye zarar verebilir.
Ayrıca hastanın ortodontistin önerdiği elastikleri veya apareyleri kullanmaması tedavinin süresini uzatabilir. Kontrol randevularına düzenli gelmemek de tedavinin planlanan şekilde ilerlemesini engelleyebilir.
Burada ailelerin en büyük görevi çocuğu sürekli baskı altında tutmak değil, tedavinin sorumluluğunu çocuğun yaşına uygun şekilde paylaşmasına yardımcı olmaktır.
Diş hekimi olarak ailelere en önemli önerim
Ortodontik tedavide “en erken başlayan kazanır” veya “15 yaşından sonra artık çok geç” şeklinde iki yanlış inanış vardır.
Gerçekte ise her çocuk için ideal tedavi zamanı farklıdır.
Bazı çocuklarda 8–10 yaş arasında yapılan kısa süreli bir müdahale ileride oluşabilecek daha ciddi problemleri azaltabilir. Bazı çocuklarda ise erken yaşta hiçbir işlem yapılmadan büyümenin takip edilmesi ve 12–15 yaş döneminde kapsamlı tedaviye başlanması daha doğru olabilir.
Bu nedenle ailelerin yalnızca dişlerin görüntüsüne bakarak karar vermek yerine, çocuklarını büyüme ve dişlenme gelişimi açısından düzenli olarak değerlendirmeleri gerekir.
Unutulmamalıdır ki ortodontik tedavinin amacı yalnızca “düzgün dişler” elde etmek değildir. Sağlıklı bir kapanış, doğru çene ilişkisi, fonksiyon, ağız sağlığı ve çocuğun yüz gelişimi bir bütün olarak değerlendirilmelidir.
Çocuğunuz 7 yaşında olabilir, 10 yaşında olabilir ya da 15 yaşında… Önemli olan “Ne kadar erken?” sorusundan önce “Bu çocuk için doğru zaman ne zaman?” sorusunu sormaktır.
Çünkü ortodontide başarı, yalnızca telin takıldığı gün değil; doğru tanı, doğru zamanlama, doğru tedavi planı ve hastanın tedaviye uyumu ile başlar.