“Çıkma, kaç!”

Tayfun Çağra

Güzel bir program yaptı Mustafa Alkan…
Ersin Tatar da katılsaydı daha da güzel olacaktı ama aniden! başka bir programı çıktı Tatar’ın, Ankara’ya uçtu.
Neredeyse kaçırdılar adamı…
Özel uçak geldi Ankara’dan, programa 2 saat kala aniden program yapıldı, uçak geldi, aldı Tatar’ı, Ankara’ya götürdü, Yardımcısı programa katılırken…
Oysa ki sevgili Mustafa 6 adaylı bir program yapacaktı, herkesten de söz almıştı.
Hükümetin başkanı, “omuzlarındaki küfe!” nedeniyle Ankara’ya uçmak zorunda kaldı aniden o gece, gelemeyen suyu konuşmak durumundaydı, pandemi hastanesini de ille o gece görüşecekti, hem de Doğu Akdeniz’deki doğal gaz sorununu da o gece halletmeliydi Ersin Tatar…
Gitti hemen, görüştü Fuat Oktay’la, Genç TV’deki program devam ederken Fuat Oktay’la bir de basın açıklaması yaptı Anadolu Ajansı’na ve yayınlandı…
“Bakın, siz orada ama ben burada Oktay’ın yanında, omzumdaki küfeyle birlikte!” dercesine…
Bir de çağrı yaptı Tatar TC’li öğrencilere ve “KKTC’ye üniversitelerimize gelin, eğitim alın” dedi. Ve ekledi; “Öğrenciler ekonomimizin turizmle birlikte lokomotifidir.”
UBP’nin başkanının öğrenciye bakışı böyle işte…
Gelsin öğrenci, fazla fazla gelsin hem de… Ev kiralasın, bara-cafeye gitsin, türlü türlü harcama yapsın, eğitim de alırsa alsın…
O gece öğrenciye de çağrı yaptı Tatar, suyu da konuştu ne konuştuysa, Doğu Akdeniz’i de konuştu, herhangi bir yetkisi varmış gibi… Tabii bunları konuştuysa… Yani kaçışın gerekçeleri olarak sunulan şeyler gerçekse!..
Kaçtı Tatar programdan… Aniden… Propagandistleri öyle gerek görmüşler demek ki…
Adaylarının programa çıkmasını istememişler ve böyle bir manevra yapmışlar gibi görünüyor…
Üstelik de zaten imzalanan protokole göre verilmesi gereken 117 milyon TL’yi de Tatar gitmiş de almış gibi gösterdiler.
Sonuçta ne oldu?
Mustafa Alkan, eksik de olsa meclisteki partilerin desteklediği adayları programında bir araya getirdi.
Seçime kadar başka benzer programlar olur mu bilemem ama belli ki Ersin Tatar’ın diğer adaylarla ortak programa çıkması kendi ekibi tarafından olumlu görülmüyor.
Bu demektir ki başka benzer bir program olursa ya o gece yine özel uçak gelecek Tatar’ı alması için, ya da aynı duruma düşmemek için başka planları olduğunu gerekçesini önceden ortaya koyarak programa katılmayı reddedecek.
Derviş Eroğlu da aynı yöntemi kullanır, ortak programlara katılmazdı. Hatta çok konuştuğunu da duymazdık.
Demek ki UBP Başkanlarının kaderinde! seçim zamanı böyle bir suskun kalma süreçleri oluyor nedense…
Oysa ki konuşabildiklerini, örneğin Ersin Tatar’ın İngiltere’de yaşadığı zamanlarda kendisine “C’mon Ers” diye çağrıldığıyla ilgili anılarını paylaştığını da hatırlıyoruz.
Politikayla, ekonomiyle, sağlıkla, eğitimle ilgili söyleyecekleri sözleri olmadığından mıdır kaçmaları bilemiyorum ama Tatar’ın bu kaçışının kendisi açısından hiç de iyi olmadığı açıktır.