Çarpık Büyüyen Kentin Çarpıklaşan Eğitimi

Salih Sarpten

Girne; ülkenin en gözde kenti olmaktan, en sorunlu kenti haline dönüşmenin örneği oldu. Durum böyle olunca bu kentteki eğitim yapılanması da haliyle çarpıklaşıyor…

Çağdaş bir eğitim sistemindeki okulların, belirli standartlara sahip olması gerektiğini yine bu sayfada tartışmıştık. Her okulda yeterli sayıda, oranda ve donanımda atölye, laboratuvar, oyun alanı, yeşil alan olması gerektiğini; sınıfların hacminin, güneş ışığını ve temiz havayı yeteri kadar alması ve öğrencilerin rahatça girip çıkabilecekleri yapıda olmasının önemini; okulun koridorları, tuvaletleri ve diğer ihtiyaç alanlarının öğrenci sayılarını dikkate alarak organize edilmesi gerektiğini vurgulamıştık…

Okulların böyle olması gerektiğin söylüyoruz da ne var ki kent böyle değil… Başka bir ifadeyle Girne okullarında bu standartları yakalamak mümkün değil çünkü Girne kenti bu standartlar sahip değil…

Öte yandan yeni eğitim yılına başlamanın telaşını tüm okulların yaşadığı günlerdeyiz. Ancak Girne okullarında bu telaş daha çok kaygıya dönüşmüş durumda. Çünkü hem ilköğretim kademesinde, hem de ortaöğretim kademesinde Girne kentindeki okullara kayıt olmak isteyen öğrenciler, okulların kapasitesinin çok üzerinde… Örneğin 23 Nisan ilkokulunda öğrenciler yedek olarak kayıt ediliyor, Anafartalar Lisesi’nde sınıfların kaç olacağı henüz belirlenemiyor… Çünkü okulların açılmasına sayılı günler kalsa bile her geçen gün kayıt olmak isteyenlerin sayısı artıyor…

Girne’nin yeni okullara ihtiyaç duyduğu aşikar... Ancak bütün bunların çözebilecek yegane unsur Eğitim Planlaması… Eğitim planlaması, geleceğe dair bir çabadır. Gelecekte eğitim sisteminin ne olacağı, çevresinde neler yaşanacağı, olası değişikliklere göre nasıl yapılacağının en önemli göstergesidir.

Şüphesiz ki eğitim sistemini saran çevrenin, Girne örneğinde olduğu gibi ne zaman, ne yönde ve ne hızda değişebileceğini kestirmek oldukça güçtür. Bu nedenle açık bir sistem olan eğitim daima dinamik ve uyanık olmak zorundadır. Bunun için de sistemde iyi ve nitelikli bir bilgi sisteminin oluşturulması zorunludur.

İşte tam da bu nedenlerle;  eğitim, rast gelelikten uzak, ciddî plânlama ve programlamayı gerektiren bir iştir. Eğitim, öğrenci merkezi ve genç dostu olgular içermelidir.

Elbette ki bütün bunlar öğrenci ve genç dostu şehirlerle yakalamak çok daha kolaydır. Ancak çevre ne olursa olsun;  Eğitim sistemi özgür ve düşünen insanı yetiştirecek ruhla dolu okullara sahip olmalıdır. Her şey bir yana eğitim sistemi; öğrencilere yeni problemler yaratan değil, kendi problemlerini kendisinin çözebileceği iyi bir okul kültürü yaratacak okulları içermelidir.


Aklınızda Bulunsun

Doğu Akdeniz Üniversitesi’nin Başarısı Kalıcılaştı

Geçen yıl olduğu gibi 2017’de de DAÜ ilk 1000 üniversite arasında yer aldı. Üstelik bu kez Kuzey Kıbrıs altında listeleniyor…  Başka bir ifadeyle ilk 1000 üniversite içerisinde artık Kuzey Kıbrıs’tan da bir üniversite var diyebiliriz…

Times Higher Education (THE) tarafından hazırlanan 2017 Dünya Üniversiteler Sıralaması (World University Rankings 2016-2017) sıralamasında Doğu Akdeniz Üniversitesi 601-800 bandında yer alarak geçen yılki başarısının tesadüf olmadığını kanıtlamış oldu. DAÜ’nün son yıllarda yürütmüş olduğu; “öğrenci sayısını değil, kaliteyi artırma” söylem ve çabalarının bu sonuçta etkili olduğunu düşünüyorum. Bu konuda uğraş veren üniversite yöneticilerine ve akademik kadrosuna tebrikler, nitelikli toplum yaratma emeklerine teşekkürler…

Ne var ki; yükseköğrenime bizden çok sonra girişen Güney Kıbrıs’tan ise iki üniversite ilk 1000 üniversite listesinde yer aldı. Dahası DAÜ 601- 800 bandında yer alırken Güney Kıbrıs’tan Kıbrıs Üniversitesi (University of Cyprus) 351-400 bandında, Kıbrıs Teknoloji Üniversitesi (Cyprus University of Technology) ise 401-500 bandında yer aldı.

Ancak bu durum DAÜ’nün başarısını gölgelemez. Dahası sıralama kriteri algı değil de doğrudan ölçülebilen yayın sayısı, atıflar gibi kriterler kullanılsa DAÜ’nün listedeki sırasının daha da yukarılara çıkacağı aşikar… Öte yandan DAÜ, Güney Kıbrıs’taki iki üniversitenin gerisinde görülse bile Türkiye’deki eski ve köklü birçok üniversitenin önünde…

Listeye giren Türkiyedeki üniversiteler ise şöyle: 251-300 bandında Koç Üniversitesi. 301-350 bandında Sabancı Üniversitesi. 351-400 bandında Bilkent Üniversitesi. 401-500 bandında Boğaziçi Üniversitesi ve Atılım Üniversitesi. 501-600 bandında İstanbul Teknik Üniversitesi. 601-800 bandında DAÜ, Hacettepe Üniversitesi, İstanbul Üniversitesi, ODTÜ,  İzmir Teknoloji Üniversitesi, TOBB Ekonomi ve Teknoloji Üniversitesi. 801 + bandında Anadolu Üniversitesi,  Ankara Üniversitesi, Erciyes Üniversitesi, Gazi Üniversitesi, Marmara Üniversitesi, Yıldız Teknik Üniversitesi.

Öte yandan Dünyadaki en iyi ilk 10 üniversitelerde pek bir değişiklik yok. Sıralamaya göre 2016-2017’nin Dünyanın en iyi 10 üniversitesi şunlar: 1-Oxfort Üniversitesi (UK), 2-California Teknoloji Enstitüsü (ABD), 3-Stanford Üniversitesi (ABD), 4-Cambirdge Üniversitesi (UK), 5-Massachusetts Teknoloji Enstitüsü (MIT)(ABD), 6-Harvard Üniversitesi (ABD), 7-Princeton Üniversitesi (ABD), 8-Londra Imperial Kolej (UK), 9-Zürif Federal Teknoloji Enstitüsü (İsviçre), 10- California Üniversitesi (ABD) ve Chicago Üniversitesi (ABD).