ÇARPAN ETKİSİ

Cenk Mutluyakalı

 

Gazeteciliğin etkisi nedir?
Son bir haftada yaşadık, gördük.
Hele kuyumcu titizliğinde gerçekler araştırılıyor, belgeler toplanıyor, toplumsal hafıza üzerindeki örtüler kaldırılıyor, iktidarın derinleri eşeleniyorsa...
Sosyal medyanın gündemi de gazetecilik üretimi ile besleniyor...

*  *  *

Tüm bunlar tek başına iş görmez elbette...
Hep bir “çarpan etkisi”ne ihtiyaç vardır...
Sesler seslere eklendikçe sonuç verir...
Öfke, doğru kanala aktıkça...

*  *  *

“Arazi kapışması”na dair haberlerimiz böylesi bir “çarpan etkisi” ile sonuca ulaştı.
Meclis’teki çıkışlar önemliydi.
Sosyal medyadaki yaratıcı tepkiler dikkat çekti, toplumun “reddetme refleksi” öne çıktı.
“Vazgeçtik” dediler...
Mahcup oldular...

*  *  *

Yenidüzen olarak etkin gazetecilik gururu yaşadık, gülümsedik, umutlandık.
Toplumun isyanı, muhalefetin hukuk temelindeki direnişi, iktidar partisi vekillerinin biraz sesini yükseltmesi, tüm basının gündemi sahiplenmesi...
Hepsi ama hepsi önemliydi.
Çünkü sesler çoğalmıştı...

*  *  *

Şu geliyor akla...
Ne oldu Gençlik Koordinasyon Ofisi?
Ne oldu Çıkarma Plajı?
Ne oldu Salamis, Bedi’s?
Ne oldu ‘Yurttaşlık Yasası’, ‘Üçlü Kararnamelerin Ortadan Kaldırılması...’?
Ne oldu ‘Kamuda İkinci İş Yasağı....’?
Ne oldu ‘Betonlaşma, plansız yapılaşma, emirnameler, fuhuş?
Ne oldu “iş bilenler”in değil “hatırı sayılanlar”ın görev aldığı bu aptal yapı?
Niye değişmiyor tümü?

*  *  *

Demek ki o “çarpan etkisi” yeterince kendini göstermiyor...
Yoksa...
Toplumun gücüne direnemez siyaset...
Eğer “gizliden” bir “razı olmak” hali yoksa!

*  *  *

Bu rezil düzenle uyumlaştığımız ne varsa...
Ne varsa içselleştirdiğimiz!..
“Alan razı satan razı” ne varsa...
“Sıramızı beklediğimiz” ne varsa...
Daha çok bağırmalı...
Çok daha büyük bir öfkeyle...