Bu sesi duyan var mı?

Mert Özdağ

Elektrik Kurumu'ndayım, sırada…

Onlarca kişi sırada…

"Din din", 223'üncü numaraaaaa…

Bekleme sırasında konuşmaları dinliyorum.

Bir amca arkadaşı ile sohbette, oldukça da kızgın “Çok geldi yahu bu ay elektrik parası” diyor.

-“Napacayık hiç bilmem”

Bir adam geliyor vezneye, “Bir şey sorabilir miyim. Geçen ay 200 geldi, bu ay 700. Nasıl olur bir hata mı var?”

Görevli kız cevap veriyor “Zamlandı beyefendi. Ondan olabilir”

-“Zam tamam da bu kadar olmaz ki. Başka bir hata var herhalde. Sayaç takıldı belki de, kime sorabilirim?”

-“Karşıdaki kapıdan üst kata çıkın x bey var ona bir sorun”

Aslında hata filan yok, zam faturayı uçurmuş!

Bir başka vatandaş…

Yaşlı bir kadın… Ödemeyi yapmış, çıkıştaki banka oturuyor. Birine telefon açmış, belli ki karşıdaki eşi… Gözleri dolu dolu, titreyen sesiyle konuşmaya çalışıyor.

“Alo, canım, 400 TL ödedim, kalan borcumuz 884 TL. Eve gidinca atacam çöpe elektrikli sobayı.Çekecem pataniyayı ısınayım.”

Bu ve buna benzer çok konuşma var salonda…

En fazla duyulan ise “ne kadar ödersem elektrik kesilmez”

Yani vatandaş elektriği kesilmeyecek kadar ödeme yapmayı tercih ediyor artık.

Yani durum sınırda.

Yani bıçak kemikte.

Bekleme salonundaki manzaradan anlaşılan elektrik faturaları ciddi anlamda ev bütçelerini allak bullak etmiş.

Sosyal medyada da gündeme geldi konu…

Kimileri pahalılıkla mücadele etmek için evdeki elektrikle çalışan cihazları değiştirmeye önerdi.

Kimisi ise güneş enerjisi ile elektrik üreten panelleri satın almayı.

İyi de dar gelirli, elektrik faturasını bile tam ödeyemeyen yurdum insanı binlerce liralık solar sistemi nasıl satın alsın?

Ya da evdeki cihazları nasıl değişsin.

Hadi elektrikten vazgeçtik sayalım, (ki çok zor),  tüp gazı nasıl ödeyeceğiz?

Daha 3-4yıl önce 20 TL idi.

Şimdi 50 TL’ye dayanan tüp gaz da çözüm değil.

Akaryakıt da keza öyle.

Son bir yılda % 30 zamlanmış.

Yani yangın her yerde!

Pahalılık her yerde.

Dövizde, akaryakıtta, gazda, elektrikte, okul parasında, markette, kasapta…

Bu gidişata dur diyecek siyasi irade lazım şimdi.

Tümünü ele alacak, alternatifler üretecek, dar gelirliden başlayarak yurttaşa ciddi rahatlama getirecek çözümler üretecek siyasi irade…

İster iktidar olsun, ister muhalefet.

Toplumun gündemi ile siyasetin gündemi çok farklıdır dostlar.

Gerçek bu!

İnsanımız günü geçirme derdindedir.

İnsanımız ayı çıkarma telaşındadır.

“Barış hemen şimdi”?

“KKTC sonsuza kadar yaşayacak”?

İnanın ki geçim derdindeki yurttaş için bir şey ifade etmiyor bu cümleler…

Halkın günlük yaşamına dokunmayan siyasetler afaki kalıyor.

Elektriği kesilen, karanlıkta kalan yaşlı kadının gözyaşını silecek siyasetler lazım bize.

Hem de hemen!


 

Uzatmaları izliyoruz, haydi hayırlısı

 

Hükümet belli ki artık gün sayıyor.

Başından beri bu hükümetin 2018’i görmeyeceği o kadar belliydi ki.

Serdar Denktaş 2 haftadır yırt dışında.

Maliye rolantide, yokuş aşağı!

Türkiye ile perde gerisinde yaşanan mali kriz artık ayyuka çıkmış.

“Mart maaşları tehlikede” diye iddialar var.

İmza attıkları protokole uymayan hükümet topun ucunda.

TC vanayı kapamış!

Ve UBP MYK’sı erken seçim de dahil olmak üzere bazı konuları ele almış dün.

Taş patlasa bu iş yaza kadar sürer.

Gerisi seçimdir.

Şimdi o güne kadar “uzatmaları” izleyeceğiz.

Yani 90+5…

İyi seyirler.