BU ISRARIN NEDENİ NEDİR?

Mert Özdağ

HEM YASA DIŞI, HEM ETİK DIŞI,  HEM AHLAK DIŞI!

 

Ayorgi’deki(Karaoğlanoğlu) Kaya Otel’e ait inşaattaki kaçak katların yıkılması karşılığında, Bakanlar Kurulu tarafından otele yeni araziler verildi.
Turizm Bakanı Fikri Ataoğlu, dünkü YENİDÜZEN'de Kaya Gruba ait arazi-kaçak kat meselesinde yeni bir gelişme olduğunu duyurdu ve bu haberi paylaştı.  
Kaya Grubu'na farklı bir alternatif yaratmak için, Kaya Turistik Tesislerine ait inşaatın yanındaki arazileri (Girne Belediyesine ve Turizm Bakanlığına ait araziler) Bakanlar Kurulu kararı ile Otel'e kiraladıklarını açıkladı Turizm Bakanı Fikri Ataoğlu…
Farklı bir alternatiften kasıt?

Hatırlayınız!..
Bu araziler CTP-UBP Hükümeti döneminde de gündeme gelmiş hatta UBP'nin CTP ile hükümeti bitirmesine sebep olan krizlerden birine yol açmıştı.
Bu krizin ve hükümetin bozulmasına neden olacak kadar büyük bir sorunun yaratılmasına yol açan söz konusu araziler yeniden gündemde…
UBP'nin CTP'yi hükümetten götürmesi ile göreve gelen peşkeş hükümeti UBP-DP söz konusu arazileri otele kiralamak için girişim yapmış, ancak hem verilen sivil mücadele hem de bölge halkından gelen tepki nedeniyle geri çekilmişti.
Bunun üzerine Kaya Gruba ait otel bu kez yasaya aykırı biçimde kaçak kat çıkmış, bu konu da yargıdan dönünde hükümet emirname değişikliğine gitmişti.
Ve son olarak da emirname değişikliğinin de mahkeme tarafından iptal edilmesi ile kaçak katları yeniden yasadışı hale gelen söz konusu otele UBP-DP hükümeti tarafından daha önce verilmek istenilen araziler devredilmiştir.
Olayın özeti kısaca bu…
Ancak UBP-DP hükümetinin unuttuğu bir şey var!
Bu nedenle gelin tekrar başa sarıp, bu kez detaya girelim!

Bunları daha önce çok yazdık ama yeniden tekrarlamakta fayda görüyorum.
                                                              
*  *  *

Hükümetin sona erdiği son Bakanlar Kurulu toplantısına UBP lideri Hüseyin Özgürgün tarafından "olmazsa olmaz" olarak iletilen öneriye CTP'li bakanların karşı çıkmasıyla ipler kopmuştu.
İTEM Yasası kapsamında olan ve 'kamu yararı' olmak şartıyla devredilebilen arazinin kar amacı güden bir şirkete devredilmek istenmesinin yasadışı olduğu görüşünü ortaya koyan CTP'li bakanların bu talebe olumsuz yanıt vermesi hükümetin de sona ermesinde son nokta olmuştu.
Bu konuda Asım Akansoy’un duruşu önemlidir.

O günler YENİDÜZEN’i takip edenler hatırlayacaktır.
“Olmazsa olmaz” olarak Bakanlar Kurulu’na gönderilen CTP’li bakanların ‘hayırı’ ile kabinden onay alamayan önerinin reddedilmesine öfkelenen Hüseyin Özgürgün’ün “Bu iş bitti” diyerek hükümetin sona ermesi için düğmeye bastığı iddia edilmişti.
30 Aralık 2015’te Turizm Bakanlığı kontrol ve denetimine verilen  Karaoğlanoğlu’ndaki arazinin Banayan Beach Ltd'e devredilmesi için Bakanlar Kurulu’na önerge getiren Turizm Bakanı Faiz Sucuoğlu’nun önergesinde “ilgili şirketin araziye yatırım gerçekleştirebilmesine olanak sağlanması adına devrin yapılması” yazıyor.
Talep edilen arazinin batı kısmındaki fabrikanın olduğu bölgede 192 yatak kapasiteli otel inşaatının sürdüğüne işaret eden Sucuoğlu inşaatın sürdüğü alanın hemen yanındaki devlet arazisinin de söz konusu şirkete devredilmesini talep ediyor.
Faiz Sucuoğlu’nun önergesinde  Banayan Beach Ltd'in 17 Şubat 2016 tarihinde bakanlığa başvurarak araziyi talep ettiği kayda geçirilirken araziye ‘yeşil alan yatırımı’ yapacağını iddia ediliyor.

• Söz konusu araziler ile ilgili Başsavcılık görüşü de bulunurken Başsavcılık 15 Temmuz 2013 tarihli görüşünde “turizm amaçlı olarak bir taşınmaz malın İTEM Yasası kapsamından çıkarılmasının Anayasa’ya aykırı olduğu konusunda karar” belirtiliyor.
• Yine 24 Temmuz 2013 tarihli Başsavcılık görüşünde söz konusu parselin İTEM Yasası uyarınca ‘sahil’ ve ‘kent’ ülke planlaması maksatları için eşdeğere kaynak teşkil etmemek üzere ‘kamu yararına’ ayrıldığı da vurgulandı. Aynı Başsavcılık görüşünde Anayasa’nın 159 (1) (b) maddesi kapsamında olan malların kamu yararı kapsamı ile İTEM Yasası kapsamı dışına alınabileceği anlatılıyor.
                                                                  
*  *  *

Şimdi ne değişti de UBP-DP hükümeti yeniden bu arazilerin devrini gündem getirdi?
YENİDÜZEN’de dün yayınlanan haberde Girne Belediye Başkanı, Turizm Bakanının iddiasının aksine Şirket ile bir anlaşma yapmadıklarını, konu hakkında bilgi sahibi olmadıklarını söylüyor.
Yani burada hem bir yalan, hem de bir yasadışı iş var anlayacağınız.
Azınlık hükümeti olarak başımıza bela olan, her yaptıkları iş yargıdan dönen bu hükümet belli ki yeniden yargı tokadı yemek istiyor.
Zira Anayasa'ya aykırı bir şekilde devlet arazileri yine devrediliyor.
Bununla da kalınmayıp toplumun tepkisine, mahkemenin kat konusundaki kararlarına inat “Kat olmaza arazi” gibi bir denklem kurularak siyasi ahlaksızlığın dik alası yapılıyor.

Bunlara verilecek en iyi cevap yeniden bir yargı mücadelesi ve yeniden bir sivil mücadeledir.
Zinhar bu rezil hükümetin rezil icraatlarına müsaade edilmemelidir.
Yapılacak şey her platformda mücadele edip bu yanlış kararı iptal ettirmek olmalıdır.
Başka yolu yok.
Haa unutmadan, UBP’nin bu konudaki ısrarının neden kaynaklandığını da konuşmanın zamanı geldi de geçiyor bile…
Sahi nedir bu işteki ısrarın nedeni?
Arazi!.. Olmuyorsa kaçak kat!.. Yine olmuyorsa yine arazi!..
Hüseyin Özgürgün açıklar mı acaba?
Yoksa onu da mı biz yazalım?