Bu bir ‘muhalif’ hareket mi?

Cenk Mutluyakalı

‘İktidar’ ve ‘hükümet’ görüntüsü vermeye çalışan Ulusal Birlik içindeki ‘muhalif’ hareketin adımlarını, Einstein’ın şu sözüyle yorumlamıştım.
“Bir sorunu, onu yaratan zihniyetle çözemezsiniz!.”

***

Bu söz, daha pek çok toplumsal çıkmazımız adına da anahtardır…
“Kriz yönetimi” ya da “sorun çözme” kabiliyetsizliğimizin en önemli sebebidir…
Zihniyeti değiştirmeden, bırakınız siyasi partileri, ülkeyi değiştirmeye soyunuyoruz bazen…
Sonucu yaşadıkça görüyoruz zaten!..

***

‘İktidar’ ve ‘hükümet’ iddiasındaki Ulusal Birlik içinde, sorunların temelindeki unsur “bireysel kurtuluş”  ya da “güç, konum, çıkar” sevdası değil mi?
Toplumun geleceğini umursamayan…
Kimliğini ve kişiliğini dikkate almayan…
Kıbrıs’ın kuzeyine yönelik “siyasi-iktisadi ve İslami” dönüştürme çabalarına seyirci kalan…
İradeyi adeta sıfırlayan bir siliklik…
Çok ağır bir eşitsizlik, adaletsizlik ve partizanlık…

***

Peki, bu anlayışa karşı “muhalif” olarak ortaya çıkanlar ne istiyor?
“Parti içerisinde güç…”
Yani “bireysel” çıkarlar yine…
Ve “öteki” karşısında “konum”...
Ülkenin değil, kendilerinin “geleceğini” garantiye alma telaşı…
Sorunu yaratan “zihniyet”ten ne farkı var bunun ?!
Hangi toplumsal kaygıyı içeriyor ki bu talep… Ve ne kadar inandırıcı…

***

“Bir sorunu, onu yaratan zihniyetle çözemezsiniz” derken Einstein, ne kadar haklı olduğunu, yaşadıkça daha iyi anlıyoruz…
Ama ders almıyoruz...
Bir türlü uslanmıyoruz...
Hırslarımızdan, egolarımızdan arınmıyoruz...

***

İnsanların değişmesi yetmez...
Partilerin de...
ZİHNİYET değişmeli...
Önce, zihniyet...