Boyunu UZATMAK

Cenk Mutluyakalı


Aferin doktorlarımıza...
Bir hastanın boyunu, 16 santim uzatmışlar...
KIBRIS’ın ön sayfasında okudum...
Ve gururlandım...

***

Doktorlarımızın, dünyanın dört bir yanındaki başarıları, insanı mutlu ediyor...
Öyle de...
‘Doktor’ ağırlıklı Meclis’te “demokrasi”nin boyunu neden uzatamıyoruz bir türlü....

***

Peki, suç sadece “seçip de Meclis’e gönderdiklerimizde” mi?
Yok canım, o kendi vicdanımızı rahatlatmak adına, ‘sorumluluğu’ başımızdan atma sevdası, hepsi hepsi...
Yoksa...
Kim sevmiyor ki, ‘statüko’yu...
“Aman bize dokunma” diyen gözler, “değişim” isteğiyle basıyor çığlığı...
“Değişim...”
Ama...
“Bizden gayrı....”

**

Herhangi alanda, sektörde, kurumda, şehirde biraz elleniyorsa ‘statüko’...
Nasıl da başlıyor homurdanmalar, iyice gözlemleyiniz lütfen...
Evet, bu yapı, ‘sürdürülemez...’
Böyle geldi...
Böyle gitmez...
Yine de...
Kızsak ve öfkelensek de, ‘sevdik’ biz bu düzeni ki, elimizde büyüttük senelerce...

***

“Seçim” sonuçları, üç aşağı beş yukarı belli...
Ancak henüz, sokakta da bir “seçim” heyecanı yok doğrusu...
Bunun en önemli sebebi, hem ‘bıkkınlık’ var, hem de ‘inançsızlık’...
“Ne değişecek ki?”
Şu soruyu sormalıyız kanımca:
“Biz, her birimiz, hepimiz değişmeye hazır mıyız?”
O durumda, ‘seçtiğimiz’ de değişecektir, ülke de, eminiz olunuz ki!..


***

Demokrasinin boyunu uzatmak için önce ‘boynumuzu’ çıkarmalıyız, gömdüğümüz kumdan...
Yoksa ‘üşütürüz’ en hassas yerimizi.