Böyledir Türk’ün yürüyüşü

Ayşemden Akın


Başbakan Küçük ve 15 kişilik şürekâsının Erdoğan ile birlikte ABD’deki Türk Yürüyüşü’ne katılma maliyeti 300 bin dolar gibi bir rakam.
Başbakan ödemeyecek tabii, biz ödedik bile... 
İdare edin, karşılığında Kıbrıs Sorunu’nu ‘çözüp’ gelecekler.
Türk yürüdü mü böyle yürür işte.
Hem de mehter takımı ile...
‘Ayranı yok içmeye…’ misali olmalı ki atın hatırı kalmasın.
Ne cin olduğumuzu bilmezler…
40 yıldır türlü beceriksizliklerle perperişan ettikleri ülkedeki icatları yetmedi, Amerika’yı keşfe gitti Başbakan…
Ta 20 Mayıs’ta dönüyor.
E biraz da dinlence tabii!
‘Hep çalış, hep çalış’ olmuyor ki mutluluğa varış!
UBP’nin yayını Güneş’in hepimizle dalga geçen dünkü manşeti şöyleydi:
“İçte ve dışta aktif politika”.
‘Artık dışarıya açılmanın zamanı geldi’ diyor Başbakan.
‘Ahmaktır bunlar anlamaz’ dedikleri halka uçaktan el sallamadan önce, ‘hizmet için hükümet bundan sonra içte ve dışta aktif politika yürütüp etkin rol üstelenecek’ diyor.
Hükümetinin sonu geldi ama Başbakan hala ayran içip ayran satıyor.
‘Biri uyandırmalı onu’ diyeceğim ama o da olmuyor.
Tayyip Erdoğan’ın Küçük’ü...
AKP ile arasındaki ilişkinin seviyesizliğinden utanan halkını, ‘üst düzey temas’ yalanlarıyla kandıracağını mı sanıyor?
Lapta’daki Ayşe Aba ‘rahmet’ okuyor… Başbakan’ın kulağı çın çın…
Güvencesiz ve ucuza çalıştırılan hapsedilmiş halkın dertlerinden bihaber olan Başbakan Küçük ve UBP Hükümeti kendilerinin yarattığı ayrıcalıklı zümrenin ve gelen yenilerinin standartlarını koruyup, kollamaktan başka bir şey yapmıyor.
Yaklaşık dört yıldır görevdeler… Mahkeme kapılarında geçen dört yıl!
Yapılan tek iyi şey radar tutan polislerin pusuya yattığını haber veren levhaların kullanılması…
Başka da yok!
Pardon ara sıra ‘Allah aşkına’ da bir şeyler yaptılar, şirin Ankara’ya muska olsun diye…
Birkaç cami, Kuran kursu, külliye, ilahiyat koleji vb…

 

***

İRAN KKTC’Yİ TANIR MI?


Rum medyasına göre İran ile Rum yönetimi arasında ciddi bir sorun var.
Rumlar CIA ve belki de Mossad ile birlikte İranlı bir ajanı Larnaka’da tuzağa düşürmüş.
Buna kızan İranlıların Rum yönetimine tepki olarak KKTC’yi tanıyabileceğinden söz ediliyor.
Bana kalırsa bu mümkün değil.
Bunun en önemli nedeni BM Güvenlik Konseyi’nin kararları.
İslam Ülkeleri İşbirliği Örgütü üyesi 57 ülke var.
Türkiye hariç hiçbiri KKTC’yi tanımıyor. Birçoğu da ABD korkusundan.
KKTC’nin de tanınmak gibi bir çabası olmadığına göre o zaman bir sorun yok.
2008’de Türkiye ile dost olan Suriye, AB ve Rumların tepkisine rağmen Mağusa’ya feribot seferleri başlatmıştı.
Başlattı da ne oldu?
Türkiye, Suriye’ye düşman olunca seferler durdu.
Acemler aynı hataya düşmez. Hele şimdi.
Yani Suriye’den dolayı Türkiye ile ilişkilerinin hızla bozulduğu bir dönemde.
Üçü de Müslüman ülke!