Bizden birinin FIFA Başkanı olması...

Eren Şişik

 

Kıbrıs Türk Futbol Federasyonu’na (KTFF) danışmanlık yapan, eski Uluslararası Futbol Federasyonları Birliği (FIFA) Genel Sekreteri Jerome Champagne’den gelen haber bir anda tüm Kıbrıslı Türklerin heyecanlanmasına sebep oldu. Haber gerçekten de heyecan verici. Zira Champagne, 20 Ocak’ta Londra’da FIFA başkanlığına aday olduğunu açıklayacak. Peki, başkan olması halinde Kıbrıslı Türkleri neler bekliyor? Bizim futbolumuzu bu kadar yakından tanıyan, maruz kaldığımız ambargoları yerinde inceleyen ve önü kapanan Kıbrıslı Türklerin neler yaşadığını en iyi bilen kişi kuşkusuz Jerome Champagne’dir. Bunları yakından bilmesi bile bizlerin umutlanmasına yeter de artar bile.

Ben de Jerome Champagne ile Zürih’te tanışma fırsatı bulan biriyim. Kıbrıs’ta ilk röportajını da bana vermesi, benim için de güzel bir anı olmuştur. Jerome Champagne’in dünya futbolunun patronu olması haline, gerek Kuzey Kıbrıs’ta gerekse de dünya futbolunda çok şeyleri değiştireceğine eminim. Aday olma konusunda henüz kararını vermediği dönemde kendisiyle uzun süre bu konuda sohbet etme şansı buldum.

Champagne’in bana ilk söyledikleri ciddi anlamda beni etkiledi. Zira kendisi adaya bir turist gibi gelmiş ve Kıbrıslı Türk futbolseverlere adadaki futbolun durumunu sormuştu. Aldığı cevapları da şimdiki FIFA Başkanı Sepp Blatter’e götürmüş ve ona “Kıbrıslı Türkler için bir şey yapmalıyız” demişti. İşte o dönem Kıbrıslı Türkleri daha yakından tanımış ve Kıbrıs futbolunun içine girmiş, gerekli kişilerle iletişime geçip futboldaki sorunları dinlemiş, çözüm önerileri sunmuş.

Jerome Champagne’in Zürih’teki tarihi zirvede, FIFA Genel Merkezi’nde gördüğü saygı ve itibarı da söylemeden geçemeyeceğim. Sepp Blatter’in de desteğiyle bana göre FIFA Başkanı olmaya en büyük aday. Blatter’in desteğini alması da UEFA Başkanı Michel Platini’nin onu sevmemesindeki en büyük sebep. Champagne’in FIFA Başkanı olması halinde Kıbrıs futbolunda bir şeyleri değiştireceğinden şüphem yok. Bizler için eskiden hayal olan şeyler, belki de Champagne’in o koltuğa oturmasıyla gerçeğe dönüşebilir. Jerome Champagne’in en dikkatimi çeken açıklaması da olaylara tamamen sportif bakması ve siyaseti işin içine sokmamaya çalışmasıydı. 1 yıl gibi kısa bir sürede olayı FIFA ve UEFA Başkanı’nın önüne çıkarması ve iki tarafın da işine gelen bir taslak metin ortaya çıkarması, onun dünya futbolunda ne kadar söz sahibi olduğunun en büyük göstergesidir. Champagne’in Kıbrıs futbolu için verdiği en güzel örnek ise Bosna Hersek örneğiydi. Champagne 2001 yılında bir araya gelen ve o dönem sıradan bir milli takım olan Bosna Hersek’in bugün 2014 Dünya Kupası’na katılacağını söylemişti ve eklemişti; “Neden Kıbrıs 10 yıl sonra Dünya Kupası’nda olmasın?”

Peki, Champagne dünya futboluna neler getirir? Kuşkusuz adil bir anlayış getirecektir.  Champagne her fırsatta futbolun küreselleştiğini ve dünyada 1 numaralı spor olduğunu belirtiyor. Ama futbolda azınlığın çok başarılı olurken, çoğunluğun acı çektiğini söylüyor. Champagne’in bana göre dünya futboluna getireceği en büyük etki “denge” olacaktır. Takımların ve liglerin eşit olması için elinden geleni yapacağına inanıyorum. Jerome Champagne maddi gücü yüksek olanın, geliri yüksek olanın zayıf takımları ezemediği bir futbol arzu ediyor ve FIFA’nın her zaman gücü elinde bulundurması gerektiğine inanıyor. Burada verdiği örnek de çok doğru. Zira Amerikan Ulusal Basketbol Ligi’nde (NBA) mücadele eden kulüpler, federasyondan çok daha güçlü konumda ve federasyonun hiçbir yaptırım gücü yok. Champagne’in de en büyük amacı bu yolda ilerleyen FIFA’nın gücü tekrardan eline geçirmesi, demokratik ve aktif bir federasyon olması. FIFA’nın gücünü kaybetmesi halinde bundan 10 yıl sonra dünya futbolunu şirketler ve siyasiler yönetir, maddi gücü yüksek olan takımlar da zayıf takımları ezip kazanmaya devam eder.

İşin özeti Jerome Champagne’in FIFA Başkanı olması halinde Kıbrıslı Türkler çok şey kazanır. Futbolumuzun bu kadar içine girmiş, yaşadığımız ambargolara şahit olmuş ve futbolumuzun yönetiminde bu kadar aktif rol oynamış bir kişi, o koltuğa oturduğu zaman ülke futbolu için ne yapacağını bilir. Umarım tüm Kıbrıslı Türklerin istediği olur ve bizi en yakından tanıyan Champagne FIFA Başkanı olur. Kendi adıma söylemem gerekirse, bunun olması halinde artık Avrupa’ya ve Dünya’ya açılmamız için hiçbir engel kalmaz. Gereksiz ambargolar altında ezilmekten kurtulur ve en azından sporda “Dünyalı” oluruz.  Champagne’in Dünya futbolunun patronu olması demek, bir imzayla ve bir sözüyle istediğini yaptırması demektir.