Biz

Asım Akansoy

Bir süre önce gazetelerimizin birinde CTP üzerine bir değerlendirme okumuştum. 

Baş yazı olarak kaleme alındığı için yazarı hakkında bir bilgim yok. Ancak baş yazı olması genel anlamda yayın organını bir bütün olarak sorumlu tutuyor.

Yazı, CTP’nin bir karar vermesi gerektiği üzerinde duruyordu. Nasıl bir parti olacaktı CTP; CHP gibi mi, HDP gibi mi başkaları gibi mi? Bu karara göre de geleceği belli olacak mealinde devam ediyordu.

Kıbrıslı Türk siyaset geleneği, nesnel dayanakları ve öznel iradesi ile, kendini tarihsel olarak var etmiş, kendi kültürünü yaratmış bir yapıdır. Çoğu zaman kırılması, değişmesi dönüşmesi yönünde müdahale ve baskı altında kalsa da bu yapı kendini, kendi özgünlüğü ile sürdüregelmiştir. 

Statüko ile özdeşleşmiş ve dolayısıyla kimliği, kimliksizlikle örtüşen çeşitli sağ damarlar yanında en genelde geniş bir yurtsever bilincin olduğu da bir gerçektir. Bir diğer görüş, değişimi özüne alır. Değişim dinamiği, benzeşme veya benzeştirme üzerinden değil, dünya gerçekleri üzerinden şekillenmiştir. Elbette her coğrafya, kendi kültürü ve tarihsel geleneği üzerinden, kendini farklılaştıran değerleri koruyabildiği, güncel gelişmelere bağlı olarak kendini önceliklendirdiği ölçüde halkla buluşur ve varlığını sürdürür. 

Statükocuların işi kolay, tahakkümcü amir memur ilişkisini çoğaltarak, halka karşı baskı ve tehditi kullanarak var olanı yeniden üretme derdinde.

Değişim yanlıları ilkesel duruş, tutarlılık, kararlılık, cesaret, değerlerin korunması ve gelişmesinin yanında, esneklik ve yaratıcılık içinde süreklilik sağlanmaya çalışılır. Bunlar kendi bütünlüğü içinde varlığını birbirini etkileyerek sürdürür.

Tarihsel olarak bakıldığında sadece Kıbrıslı Türk toplumu bakımından değil, aynı zamanda dünyadaki gelişmeler açısından da değerlerini ve kitlesel gücünü korumayı esas edinmiş bir partidir CTP. Dünyada solun büyük deprem yaşadığı dönemeçlerde dahi, gelişmeler karşısında kendini olabildiğince korumayı, parti için bütünlüğünü sağlamayı, halktan kopmamayı başarabilmiştir.  

Kıbrıslı Türk siyasi tarihini ve doyalısıyla CTP’nin kendi tarihsel sürecini anlamadan, ilkelerini ve siyaset yapma tarzını, geleneğini idrak etmeden siyasi hareketi okumaya çalışmak, anlamaya çalışmak mümkün değildir.  Benzeştirerek değerlendirmek ise konuya meraklı kişi ya da yazarı ciddi anlamda gerçeklikten savurur. Eksen kayar.

Çünkü CTP; ne CHP ne TİP’tir, ne de HDP’dir, ne de başka bir partidir. Her tarihsel süreç, kendi siyasi geleneğini yarattığı gibi, CTP de bu topraklarda, emek, Kıbrıs’ta barış ve toplumsal varlık mücadelesinin değerli bir unsurudur. Hem bu süreci ilkeler bağlamında kendisi belirler, hem de süreçler kendisini etkiler, diyalektik bir etkileşim alanıdır bu. Her siyasi hareket gibi. Solun enternasyonal dayanışması sosyal, ekonomik ve sınıfsal çıkarlar üzerinden şekillenmekle birlikte, asla partilerin kendi tarihsel değerlerini ve halkının önceliklerini dışlamadan sağlanır. 

CTP, Kıbrıs’ın kendi bağrından doğmuş, Kıbrıslı Türklerin temsilciliğini, her düzeyde savunmayı hedeflemiş bir partidir. 

Parti Tüzüğünün ikinci maddesi, A fıkrası Partinin Amacını çok net ortaya koyar.
“CTP, Kıbrıs Türk Toplumu’nun varlığını ve kimliğini korumayı, refahını geliştirip sosyal adaleti sağlamayı, kişi hak ve özgürlüklerini çağdaş seviyeye yükseltip, hukukun üstünlüğünü ve demokrasiyi egemen kılmayı amaç edinirken, toplumun kendi iradesine dayalı kendi kendini yönetme hakkının elde edilip korunması için mücadele etmeyi öngörür. 

Parti tüm bunlara ve sosyalist ilkelere ve değerlere bağlı dönüşüm ve gelişmeyi sağlamak ve başarmak için siyasal mücadele yapar. CTP, Kıbrıs Türk Toplumu’nun sürdürülebilir barış ve sürdürülebilir ekonomik kalkınma içinde yaşayabilmesi için haklarının korunup güvence altına alınacağı iki toplumlu, iki bölgeli, toplumların siyasal eşitliğine dayalı, bağımsız, toprağı bütün, AB üye ülkesi olarak militarizmin etkisinden ve üslerden arınmış, sosyal Avrupa değerlerinin geçerli olduğu Federal Kıbrıs Cumhuriyeti’nin kurulması ve yaşaması yönünde uğraş verir.” 

B fıkrası olan Partinin ilkelerinde ise, 

“Politikalarının merkezine “insan”ı koyan CTP; ırkçılığı ve militarizmi reddeden, barışçı, eşitlikçi, dayanışmacı, adalete, demokrasiye, emeğe, insan hak ve özgürlüklerine saygılı, çevreye duyarlı, hukukun üstünlüğüne bağlı, demokratik, özgürlükçü sosyalist bir partidir.  Parti, gücünü, temel ilkelerinden, siyasal ve örgütsel birliğinden, parti içi demokrasinin işleyişinden, üyelerinin bilinçli katılımı ile eylemlerinden, toplumun dinamikleri ile bağlarını sürekli olarak genişletip güçlendirmesinden alır.”

Tarihsel mücadelenin imbiğinden geçerek şekillenen bu cümleler, CTP’nin dünden bugüne getirdiği, bugünden yarına taşıyacağı olmazsa olmazlarıdır. 

Bu değerler, toplumla daha da büyüyüp gelişecek, dinamik bir yapılanma, siyasi ve örgütsel yaratılıcıkla toplumun beklentisini karşılayacak derecede güçlü bir değişim siyasetinin de zeminidir.