Birleşmiş Milletler’e mesajımdır; TC ve KKTC Dışişleri Bakanlığı açıklamaları beni temsil etmiyor!

Serhat İncirli

Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi, 30 Ocak 2026 tarihli ve 2815 (2026) sayılı kararıyla Kıbrıs Adası’nda konuşlu BM Barış Gücü’nün (UNFICYP) görev süresini bir yıl daha uzattı…

-*-*-

Bu uzatma 1964 yılından beri her yıl tekrarlanıyor…

-*-*-

Ve 1977 – 1979 Denktaş - Makarios ve Denktaş – Kipriyanu anlaşmalarından bu yana her yıl federal çözüme vurgu yapılıyor…

-*-*-

Son beş yıldan beridir, KKTC Cumhurbaşkanı, TC Dışişleri ve KKTC Dışişleri, uzatma kararını kınarken, “federal çözüm öldü, yaşasın iki egemen eşit devletli çözüm” açıklamasını da geleneksel açıklamalarına ekliyor…

-*-*-

Bizimkilerin itirazı ne?
“Efendim BM bu kararı alırken KKTC’nin de iznini almalıymış!”
Hikaye!

-*-*-

Son beş yılda, eşit egemen ayrı devlet vurgusu yapan “üçlü” bu sene ikiye düştü!
Kıbrıs’ta Türk Toplumu liderliğine, “egemen eşit iki devletli çözüm”den yana olmayan biri seçildi…

-*-*-

Üstelik seçim, adeta referanduma dönüştürülmüş ve seçmenlere, özellikle eşit egemenci kesim tarafından, “ya federal çözüm – ya iki eşit devletli çözüm” baskısı yapılmıştı!

-*-*-

Sonuç, bu baskıyı yapanlar adına hüsran oldu!

-*-*-

Akabinde bazı anketler yapıldı… 
Federal çözüm isteyen Kıbrıslı seçmenin oranı, tıpkı cumhurbaşkanlığı seçimindeki gibiydi… Yüzde 65’e, yüzde 35!

-*-*-

Şimdi TC Dışişleri ve KKTC Dışişleri, Birleşmiş Milletler’e çağrı yapıyor…
Ve diyorlar ki; “… Kıbrıs meselesinin en gerçekçi çözümü, Ada’daki iki devletin bir arada var olmasından geçmektedir. BM Güvenlik Konseyi’ni ve uluslararası toplumu bu gerçeği kabul etmeye, Kıbrıslı Türklerin özden gelen hakları olan egemen eşitliği ve eşit uluslararası statüsünü tescil etmeye ve Ada’daki iki komşu devletin yakın iş birliğiyle şekillenecek, bölgesel istikrar, kalkınma ve refahın ileri taşınacağı parlak bir geleceğin önünü açmaya davet ediyoruz”.

-*-*-

Ben de aynı Birleşmiş Milletler’e diyorum ki, bunların söylediğine sakın aldanmayın…
Bunların tek amacı Kuzey Kıbrıs’ı diledikleri gibi kullanmak, soymak ve sömürmektir!

-*-*-

Kıbrıslı Türkler federal çözümden yanadır…
Dinlemeyin bunları!

-*-*-

Not 1: “İşgal” dendiğinde neden kızıyorsunuz?
İrademizin karşısında bir görüşü bizim adımıza savunuyor olmak sizce nedir?

-*-*-

Not 2: Sayın Cumhurbaşkanı; dik dur, eğilme, ne yapacaklar; görevden mi alacaklar?

-*-*-

Not 3: Kıbrıslı Türkler federal çözümden yanadır… Net bilgi; paylaşabilirsiniz!


Avrupa istiyorsanız, Kıbrıs sorunu çözülecek!

Matematik der ki, “bir bir daha iki!
Rakamlarla da belirtelim: 1+1=2…

-*-*-

Avrupa Birliği (AB) de diyor ki, Türkiye, bizimle ilişkilerini geliştirmek ve hatta tam üyelik istiyorsa, Kıbrıs sorununu çözecek!

-*-*-

Gümrük Birliği’nin geliştirilmesi için bazı teknik şartlar falan da var… 
Veya demokratikleşme, insan hakları, hukukun üstünlüğü gibi şartlar da…

-*-*-

Ama en önemlisi Kıbrıs sorunu!

-*-*-

Türk iş dünyası, Avrupa Birliği liderlerine açık mektup gönderdi… Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) Türkiye-Avrupa İş Konseyleri, Avrupa Birliği liderlerine "Türkiye'nin AB üyeliğinin önünün açılması, Gümrük Birliği'nin güncellenmesi ve işbirliğinin güçlendirilmesi" gibi çağrıların yer aldığı mektup yazdı… 

-*-*-

Mektup, dünyaca ünlü Financial Times gazetesinde yayımlandı… 

-*-*-

Financial Times’da mektubun yayımlandığı 31 Ocak 2026 tarihinde yani geçtiğimiz Cumartesi günü, İstanbul'da "Türkiye-AB: Diyalogdan Aksiyona AB Liderlerine Açık Mektup Basın Buluşması" başlıklı toplantı düzenlendi.

-*-*-

Toplantıda konuşan DEİK Başkanı Nail Olpak, tüm DEİK ailesi olarak bu çalışmanın arkasında olduklarını belirterek, AB'ye üyelik ve Gümrük Birliği'nin güncellenmesi noktasında yaşanan gecikmelerden bahsetti.

-*-*-

Tüm olumsuzluklara rağmen Türkiye ile AB'nin yakın ilişki içerisinde olduğunu dile getiren Olpak, bugünkü gündemin sadece Gümrük Birliği'nin güncellenmesi olmadığını, Avrupa ekosisteminde yer almak istediklerini söyledi.

-*-*-

Gümrük Birliği dışında AB'nin başka ülkelerle imzaladığı serbest ticaret anlaşmalarının da kendilerini etkilediğini dile getiren Olpak, AB'nin Güney Ortak Pazarı (MERCOSUR) ülkeleri ve Hindistan ile imzaladığı anlaşmaların muhtemel etkilerinden bahsetti.

-*-*-

DEİK Başkanı Olpak, bir soru üzerine; "Kıbrıs'ı çözemediğimiz noktada da çok fazla bir şey olur mu? Ben de emin değilim. Ama acaba bu bir kırılma noktasına gelir mi, her şeye rağmen orada birisi bir parmak basar mı? Belki bunun üzerine strateji geliştirmemiz lazım. Kilitleyen nokta o. Onların söylediği bir Kıbrıs var…"

-*-*-

Neymiş?
1 - Bir tek Kıbrıs var!
2 - Türkiye – AB ilişkilerini kilitleyen bir sorun!
3 - Ve strateji geliştirmek lazım!

-*-*-

Birincisi AB’nin ve hatta tüm dünyanın konuya bakışı ile alakalı… 
İkinci ve üçüncü Türk iş insanlarının görüşleri…

-*-*-

Yeni bir Avrupa olur mu?
Bu yeni Avrupa’da Türkiye, AB’nin tam üyesi olmaz ama Gümrük Birliği anlaşması geliştirilir mi?

-*-*-

AB, Türkiye’yi evet istiyor, NATO’nun en güçlü ikinci ordusuna sahip ülke tabii ki çok değerli!

-*-*-

AB, Türkiye’yi kaybetmek arzusunda değil!

-*-*-

Ama yol, Kıbrıs’tan geçiyor, bu açık!
Ve Türk iş insanları bu yıl içinde sonuç almak istiyor!


KKTC eşit, egemen bir devlettir! Olabilir canım! Bu da otomobildir! Seyrüsefer, sigorta, kaporta, şasi, gondralar, camlar, gabo, gambina ve de hep gombina! Ama hepsinden önemlisi “güvenli!”