Bir Sistemin İflası

Salih Sarpten

 

Her toplum, kendi maddi ve manevi kültürel değerlerini, eğitim sayesinde yeni kuşaklara aktarmalıdır. Eğitim sisteminin ülke kaynaklarının büyük bir kısmını tükettiği göz önüne alınırsa, bu önemin büyüklüğü ve ne kadar bilimsel bir planlamanın yapılması gerektiği açıkça kendini göstermektedir.

Kültür; yalnızca yemekten, giyim şeklinden, mesleklere ve akrabalık ilişkilerine uzanan günlük davranış objelerini kapsayan bir olgu değildir… Kültür, bunların yanı sıra fikirleri, kuramları, kişilerin doğal düşünce içerisinde onları kuşatan ve dünyaya yayılan güncel bilgiler bütünüdür… O yüzden eğitim sistemlerinin kültür aktarımını sağlaması gerekliliği vardır…

Eğitim sistemleri tarihsel, siyasal, toplumsal ve ekonomik etmenlerin bir ürünüdür. Bütün eğitim sistemlerinin üç temel ortak sorununun şunlar olduğu söylenebilir:
1. Kamu eğitiminde dini eğitim sınırlandırılması,
2. Kamu sistemi dışında kalan okulların denetlenmesi,
3. Eğitim hizmetlerinin tüm toplum bireylerine ulaştırılmasıdır.

“Çağdaş eğitim sistemleri” dediğimiz sistemler, bu sorunları çözebilmiş eğitim sistemleridir. Ancak ne yazık ki bizi de çok yakından etkileyen Türkiye Eğitim Sistemi, oluşturmaya çalıştığı yeni yapısının iflas ettiği sinyallerini veriyor…

Türkiye eğitim sistemine, büyük tartışmalarla entegre edilmeye çalışılan “4+4+4” modeli çökme noktasına geldi… Tam da yukarıda belirttiğim sorunları çözememenin, dahası “dindar nesiller yetiştirmek adına” bu sorunlara yenilerinin eklenmesi bugünkü Türkiye Eğitim Sistemi’ni çökme noktasına getirmiştir…

Türkiye’de yayımlanan birçok yayın organı, önümüzdeki aylarda yapılacak genel seçimler sonrasında eğitim sisteminin değişeceğini, eski eğitim (5+3+4) yapılanmasına benzer bir modelin üzerinde çalışıldığı bilgilerini aktarıyor…

Türkiye’deki birçok eğitim bilimcinin; “dünyada benzeri bir uygulaması yok” dediği 4+4+4 modelinde öğrencilerin; akademik başarılarının oldukça düştüğü, pedagojik gelişimlerini tamamlayamadan okul değiştirmek zorunda kaldıkları ve son şura kararlarıyla beraber din odaklı bir eğitim anlayışına doğru gidildiği eleştirilerini ortaya koyuyorlar…

Peki ya bizim eğitim sistemimizde durum ne?
Yukarıda belirttiğim sorunları çözmüş değiliz. Bu sorunları yakın bir zamanda da çözer miyiz bilemem… Ancak Türkiye eğitiminin tüm olumsuz uygulamaların bizi de yakından etkilediği aşikar...

O halde yapmamız gereken; bir an önce kendi eğitim sistemimizi kurmak, Kıbrıs Türk Toplumu’nun ihtiyaç duyduğu gelişimi sağlayacak, eğitim sistemindeki gerekli dönüşümü gerçekleştirmek olmalıdır. Her geçen günün ne denli önemli olduğu anlayıp, kısır yönetsel sorunlardan sıyrılarak tüm enerji ve zamanımızı gerçek eğitim sorunlarına ayırmalıyız…

----------------------------------------------------

Buraya Dikkat

26 Yeni Öğretmen

Okul Öncesi Öğretmenliği için 3, İlkokul Öğretmenliği için 8 ve çeşitli alanlarda olmak üzere genel ortaöğretim ile mesleki teknik öğretim kadroları için de 15 olmak üzere toplam 26 öğretmen adayı bugün sözlü sınava (mülakat) giriyor…

Kamu Hizmeti Komisyon’u daha önce yapmış olduğu ve 6 ay geçerliliği bulunan yazılı sınav listelerinden 26 yeni öğretmen adayını sözlü sınava (mülakat) çağırdı… Söz konusu çağrıyı Kamu Hizmeti Komisyon’u resmi web sitesinde de duyurdu…

Buraya kadar her şey gayet güzel de, keşke bu işlemi “Şubat Tatili” döneminde tamamlamış olsaydık. Bugün başlayan ikinci dönemde de eğitim kaybı yaşanmaz, yeni atanacak 26 öğretmen bugün göreve başlamış olurdu…

----------------------------------------------

Anlayana-Gülmece

Beş Maymun ve Kültür

İçerisinde bir maymunun bulunduğu kapalı odaya merdiven, merdivenin üzerine de bir muz koyarlar. Maymun, muzu almak için merdivenden her çıkmayı çalıştığında üzerine yukarıdan su dökülerek maymunun merdivene çıkamaması sağlanır.

Bir süre sonra odaya başka bir maymun daha alınır. İkinci maymun merdivene çıkmaya çalıştığında, ilk maymun yukarıdan su döküleceğini bildiği için yeni geleni tartaklayarak durdurur.

Bir süre sonra odaya üçüncü maymun alınır. Üçüncü maymun merdivene çıkmaya çalıştığında ilk iki maymun onu döverler.

Odaya dördüncü maymun alınıp o da merdivene çıkmaya çalıştığından ilk üç maymun onu feci şekilde döverler. İşin ilginç yanı en çok da üçüncü maymun döver.

Sonra ilk iki maymunu odadan çıkarırlar. Artık o dayağın niye atıldığını bilen yoktur.

Odaya beşinci maymun alınır, üçüncü ve dördüncü maymun yeni geleni öldüresiye döverler ancak niçin dövdüklerini bilmezler.