Bir grup ve ‘ÇOĞUNLUK’

Cenk Mutluyakalı


Kıbrıs barışına dair Annan Planı ilk kez 11 Kasım 2002 tarihinde sunuldu.
O gün, Meclis’teki 50 milletvekilinin büyük bir bölümü “federal bir çözümü” gerçekçi
bulmuyordu.
Yok yok!
“Gerçekçi bulmuyordu” lafı bugüne dair naif bir ifade olur.
Karşıydılar!
Hem de epeyce karşıydılar.

*  *  *
Annan Planı ilk kez sunulduğunda Dışişleri Bakanı Tahsin Ertuğruloğlu’ydu...
Bırakınız “federasyon”u onun “barış” sözcüğüne dahi alerjisi vardı.
Birleşmenin her şekline karşı durmakla kalmıyor, dağa çıkmaktan söz ediyordu.

*  *  *

Kudret hocanın deyimiyle o dönem de “sadece iki siyasi parti ve bir grup milletvekili federasyonu tek gerçekçi çözüm görüyordu.”
Cumhurbaşkanı karşıydı!
Başbakan karşıydı!
Dışişleri Bakanı karşıydı!
50 vekilin 37’si karşıydı!
Büyükelçi karşıydı!

*  *  *

Oysa toplum farklıydı!
Meclis’teki “büyük çoğunluk” anca 41 bin 973 kişiyi yanında buldu.
“Hayır” dediler.
Buna karşın 77 bin 646 kişi federal çözümü gerçekçi buldu.
“Evet” dedi!
Bağıra çağıra dedi!
Yüzde 64 insan federal bir gelecek işaret etti.
“Askersiz bir Kıbrıs”ı seçti.
“Ayrı”yı değil “bütün”ü istedi.
“Yarım”a karşı çıktı, adı konmamış entegrasyona sırt döndü, çözümsüzlüğe ve statükoya isyan etti.

*  *  *
Meclis farklı, toplum farklıydı.