Bir Fotoğraf ve Düşündürdükleri

Ünal Fındık

Hükümetin önceki gün gerçekleştirdiği “Halka Hizmet Yolunda Dört Yıl” başlıklı basın toplantısında söylenenlerden çok benim dikkatimi bu fotoğraf çekti.

Fotoğrafta başbakanın bir yanında koalisyon ortağı YDP’nin başkanı Arıklı, diğer yanında ise meclis başkanı Ziya Öztürkler oturuyor. 3 üncü ortak DP’nin başkanı Ataoğlu ise Öztürkler’in yanına oturtulmuştu.

Meclis Başkanı Ziya Öztürkler tarafsız meclis başkanı mı yoksa hükümetin 4 üncü ortağı mı anlamadım.

Meclis İç Tüzüğünün 15 inci maddesi Meclis Başkanı’nın görevlerini anlatır. Bu maddenin 1 inci fıkrası ise “Cumhuriyet Meclisi’ni temsil etmektir”.

Cumhuriyet Meclisi, hükümetin meclisi değil. Adı üstünde Cumhuriyet’in meclisidir.

Öyleyse Cumhuriyet Meclisi başkanının hükümetin icraatını anlattığı bu basın toplantısında, hem de hükümet ortağı partinin başkanının yerinde ne işi vardı?

UBP her zaman slogan olarak “bu devleti biz kurduk biz yaşatacağız” der, ama uygulamada hiç böyle davranmaz.

Ben dünyanın demokratik ülkelerinin uygulamalarında hiç böyle bir şeyle karşılaşmadım. Çünkü Meclis Başkanı görevi gereği mecliste temsil edilen bütün siyasi partilere eşit mesafede durur.

Genelde en çok milletvekiline sahip iktidar partisi milletvekilidir. Ama başkan olduğu sürece bu partinin parti çalışmalarına katılsa bile böyle bir fotoğrafta yer almaz.

Bence bu hükümetin ve hükümet vekillerinin devlet yönetme tecrübelerinin yeterli olmadığı, ya da yeterince önemsemedikleri anlamına gelir.

Zaten bu hükümetin icraatlarını şöyle bir gözden geçirirsek bunun gibi onlarca yanlış bulabiliriz.

Çünkü gerçekten yaptıkları işin önemini kavrayamadılar, ya da hiç ciddiye almadılar.

Ciddiye alsalardı sahte diploma aldığı iddia edilen ve kendisinin de bir TV programında itiraf ettiği bilinen milletvekilinin dokunulmazlığının kaldırılmasını hükümet çoğunluğuyla reddetmezlerdi.

Hükümetin başı da basın toplantısında bu yönde sorulan soruya karşılık “milletvekilliği bittiği zaman yargı yolu açıktır” cevabını verdi. Böylece kendi vekillerinin dokunulmazlık zırhı arkasına saklanarak istediği usulsüzlük ya da yolsuzluğu yapabileceğini söyledi.

Dahası aynı vekilin AKPA’da UBP’yi temsil edeceğini de meclisten oy birliğiyle geçirdiler. Ana muhalefet partisinin o aşamada meclis’i terk etmemesi, ya da ‘hayır’ oyu vermemesi de ayrıca tartışılacak bir konudur.

Doğrudur AKPA’ya gidecek 2 vekil mecliste en çok milletvekiline sahip iki parti tarafından meclise isim bildirmek suretiyle oylanarak gönderilir. Bu vekiller de AKPA toplantılarında UBP ya da CTP’yi değil ülkemizi temsil ederler.

Dolayısıyla UBP bu temsiliyeti yeniden gözden geçirmelidir.

İcraatı boş verdim ama bu tür uygulamalar ya ciddiyetsizliktir, ya boş vermişliktir, ya da bilmemektir, araştırmamaktır.

Son bir not Aralık 2025 dönemine ait CMIRS anket çalışması yayınlandı. Ankete göre katılanların % 62.2 si Kıbrıs sorununun çözümüne yönelik bir anlaşma istediğini söyledi.

Araştırma iki toplumlu, iki kesimli federasyonu kabul edilebilir bulanların oranını % 79.36, mevcut durumun uzun yıllar değişmeden sürmesini, yani statükoyu kaygı verici bulanların % 81.17 olduğunu gösteriyor.

Ekim ayındaki cumhurbaşkanlığı seçim sürecinde bu hükümet üyeleri ve dönemin Cumhurbaşkanı Tatar halkın % 80 inin iki devletli çözüm istediğini söylüyorlardı. Hala bu iddiada olan siyasiler vardır.

Bunun da gerçeği yansıtmadığı ve bu halkın erken bir çözüm istediği, çözümün de iki bölgeli, iki toplumlu federal bir çözüm olması gerektiği bu ankette de ortaya çıktı.