Bir çocuğun bıraktığı yerden

Cenk Mutluyakalı

Yarım kalmış bir tuval, bir gökkuşağı, uçsuz bir mavinin ortasında bulutlar… Kim bilir ne hayaller, ne umutlar...

Yarım kalmış bir tuval… Gökkuşağının renkleri boyanmamış henüz…

Bir imza: Sahil.

O unutulmaz takımın gülen yüzlerinden biri… Meleklerinden, şampiyonlarımızdan, evlatlarımızdan…

Her defasında gözlerimizi ıslatan, yüreklerimizi ısıtan çocuklarımız…
Gökkuşağının renkleri her biri…

***
Bir salıncak asılmış gökkuşağına…
Üzerinde bir peri…
Bir masal gibi…

Bir melek, gökkuşağının ortasında, saçları özenle örülmüş…
Bir kız çocuğu kollarını açmış…
Deniz geçiyor içinden, kuşlar uçuyor…
Zamanın dokunamadığı bir yerde…

Her fırça izi, yarım kalmış bir tuvali tamamlıyor; boğazımızda düğümler, bir ömür çocuk kalacak gözlerle yüzleştiriyor bizi çizgiler… Her tablo, bir parçayı yerine koyuyor; her renk, bir yarayı sarıyor.

***
Lefkoşa Atatürk Kültür Merkezi, çok duygusal, dokunaklı, anlamlı bir sergiye ev sahipliği yaptı… Yine birlikte sardık yaralarımızı…

Sahil’in yarım kalmış tuvalinden ilham alan bu seçki, usta fırçalarla hobi ressamlarını ve yarının sanatçısı öğrencileri aynı duygu zemininde buluşturdu.

Emin Çizenel’den Aşık Mene’ye pek çok önemli ressamın eserlerinin yanı sıra, modacı Abdullah Öztoprak’ın tasarımları ve farklı sanat disiplinlerinden üretimleri de izledik.

Çocuk Onkolojisi yararına, Sahil Özberkman anısına düzenlenen sergiye çok ciddi bir destek, katılım ve ilgi vardı. Özellikle de halktan, sanatçılardan… Kendi kendime, ‘İyi ki gelmişim,’ dediğim bir açılıştı.

İnsan kimi zaman büyük bir ailenin içinde hissediyor kendini; dostların arasında, güvende, ortak bir duygu denizinde…

***
Lefkoşa Belediye Başkanı Mehmet Harmancı’yı, Gazimağusa Belediye Başkanı Dr. Süleyman Uluçay’ı, CTP Genel Başkanı Dr. Sıla Usar İncirli’yi, milletvekilleri Şifa Çolakoğlu’nu, Armağan Candan’ı gördüm orada… Çok kalabalıktı; görmediklerim olmuşsa da affetsinler…

Ama “hükümet” denen azap ortaklığından kimseleri görmedim… Belki de gelmemeleri isabet oldu…

***
Serginin organizatörlerinden Pembe Gaziler, açılış konuşmasında dünyaca ünlü Mona Lisa tablosuna gönderme yapıyor. İnsanlar Louvre Müzesi'ne gittiklerinde devasa bir eser beklerken, karşılarında boyutça küçük ama etkisiyle dünyayı sarsan o tabloyu bulunca şaşırırlar.

Elbette sanatsal boyutuyla değilse de duygusal ve manevi anlamda böylesi bir tabloyla açılıyor sergi…

Küçük bir tablo…
Sahil'in yarım kamış tuvali..
Mona Lisa’nın gözleri gibi bizlere bakan…

Her yağmurun ardından gökkuşağı görüldüğünde, o güzel çocukları hatırlayacağım şimdi…

Hepsini çok erken yitirdik belki…
Çok kalleşçe…
Ama teselli olacaksa eğer…
Hep yaşayacaklar yüreklerde…

Ne kadar çok gökkuşağı gördük bu yıl...
Ne kadar çok özlemişler...
Ne kadar çok özlenmişler...