22 Kasım 2025 tarihinde bu sayfalarda kaleme aldığım “Leymosun’da bevvap Şöhret Hanım’ın luvana çorbası” başlıklı yazım büyük ilgi görmüştü… Nitekim Burcu Toker Cavit arkadaşımız beni arayıp yazıdan çok duygulandıklarını çünkü bevvap Şöhret Hanım’ın, eşi Dylan Cavit’in büyük ninesi olduğunu anlattı… 1938 yılında rahmetlik anneciğim henüz 21 yaşında gencecik bir öğretmenken tayin olduğu Leymosun’daki ilkokulda bevvaplık yapmakta olan Şöhret Hanım’ın luvana çorbasını içmişti ve bunu hatıralarında anlatmıştı… Ben de bu hatıraları bu sayfalarda yayınlamıştım… Burcu Toker Cavit’ten Şöhret hanımın varsa fotoğraflarını istedim, sağolsun hemen gönderdi. Bu fotoğraflarda Dylan ve babası, Şöhret hanımla birlikteydi… Kenan Denizkan da bana Şöhret hanımın torunu Sunalp Bey’den aldığı bir fotoğraf gönderdi… Ona da yürekten teşekkürler…
Sevgili Burcu Toker Cavit, Şöhret hanımın yurtdışındaki oğlu Yaşar Uzun Bey’den, annesinin hayat hikayesini kısaca yazmasını istedi… Yazdıklarını bana gönderdi… Burcu Toker Cavit’e bu çabalarından ötürü sonsuz teşekkürler…
AİLESİ TARAFINDAN TERKEDİLMİŞ…
Şöhret Hanım’ın oğlu Yaşar Uzun Bey, şöyle yazmış:
“Şöhret Hasan İzzet…
1899 yılında Limasol kasabasında dünyaya gelmişti. Hayatı büyük sıkıntılar ve olumsuzluklar içerisinde geçmiştir.
Küçük yaşlarda Limasol’da zengin bir ailenin yanında temizlikçi olarak çalışmaya başlamıştı, tabii kendisi bu ailenin yanında çalışmaya başladığında, ailesi kendisini burada bırakıp Türkiye’ye göçetmişti. Babası, Larnaka’nın hatırı sayılan ve oldukça zengin bir adamdı. Halen şimdi Rumlar’ın elinde olan bir köyde, Osmanlı hükümetinin hükümranlığı zamanında, “Kadı Katibi” olarak vazife yapıyordu.
Yukarıda zikrettiğim üzere ailesi tarafından burada yani Kıbrıs’ta bırakılarak kendi kaderine terkedilmişti…”
(Dylan Cavit, büyük nenesi Şöhret Hanım ve rahmetlik babası Mehmet Bey'le)
LİMASOL İLKOKULUNDA 40 YIL ÇALIŞMIŞ…
“Hayatında iki kez evlenmişti. İlk kocasından 3, ikinci kocasından bir evlat edinmişti. İlk kocasından Ahmet, Hasan ve Zekiye isimli üç çocuğu olmuştu. İkinci kocasından ise “Yaşar” yani ben dünyaya gelmiştim.
Belirli bir yaşta, çalıştığı evden ayrıldıktan sonra bu Limasol okulunda en az 40 yıl çalışmıştı. Emekliye ayrıldıktan sonra ve ben de öğretmen olarak vazife yaptığım sırada Kıbrıs’ta olaylar çıkmış (1974 yılında) ve annem, Limasol’dan Mağusa’ya götürülmüştü. Hepimiz artık yerimizden edilmiş, her birimiz bir köşeye itilmiştik. Bu arada artık yaşlı bir durumda olan ve o zamana kadar hiç evlenmeyen büyük ağabeyim Ahmet’le beraber yaşıyordu. İçinde bulundukları durumu ve yaşlarını nazarı itibara alan ben derhal Mağusa’ya hareket etmiş ve kiraladığım kamyona bütün eşyalarını yükleyip benim yaşadığım kasabaya, yani Güzelyurt’a getirdim. Burada, benim yanımda, öldüğü tarih olan 3 Şubat 1981’e kadar benimle birlikte ikamet etmiş ve şu an Lefkoşa’daki kabrine defnedilmiştir.
Yaşar Uzun…”
Onu saygıyla anıyoruz ve ailesinin acılarını paylaşıyoruz…
DYLAN CAVİT, BİR KAYIP YAKINI…
Bevvap Şöhret Hanım’ın kızı rahmetlik Zekiye Hanım’ın torunu olan Dylan Cavit, bir “kayıp” yakını… Çünkü dedesi Cavit Sadık 1964’ten beridir hala kayıp… Dylan Cavit ve Burcu Toker Cavit’le de böyle tanışmış ve 24 Mayıs 2018’de bu sayfalarda, bu konuda şöyle yazmıştık:
“Fransa’da doğup büyüyen Dylan Cavit, 1 Ocak 1964’te Lefkoşa’dan Leymosun’a giderken “kayıp” edilen dedesi Cavit Sadık’ı arıyor… Babası Mehmet Cavit’i iki yıl önce kaybeden Dylan Cavit, şimdi Kıbrıs’ta yaşıyor…
1919’da Pendagomo’da dünyaya gelen Cavit Sadık, Leymosun’da Zekiye Hanım’la evliymiş… Zekiye Hanım, Leymosun’da ünlü bir terziymiş… Cavit Sadık, eşi Zekiye Hanım sarışın olduğu için, ille de sarı bir araba satın almak istemiş ve sarı renkte bir Vauxhall araba satın almış…
İki çocukları olmuş: Mehmet ve İzzet…
Cavit Sadık, Leymosun’da bir kahvehane çalıştırıyormuş limana yakın – sonra bu kahvehaneyi Zekiye Hanım için terzi atölyesine dönüştürmüşler… Zekiye Hanım’ın pek çok İngiliz müşterisi ve ayrıca terzilik alışmaya gelen pek çok çırağı varmış…
(Bevvap Şöhret Hanım, 40 yıl hizmet verdiği Leymosun İlkokulu'nda)
Zekiye Hanım mesleğiyle çok büyük gurur duyarmış çünkü mesela İngiliz Kraliyet ailesinden bir kişinin gelinliğini de o dikmiş ve kendi diktiği gelinliği giyen bu Kraliyet mensubu gelinin fotoğrafını gururla herkese gösteriyormuş…
Cavit Sadık’ın ayrıca bir de Piskobu’da bir dükkanı varmış, ufak-tefek bir şeyler sattığı…
1963 Aralık ayının son günlerinde, 23 Aralık 1963’te kızkardeşiyle birlikte Lefkoşa’ya gelmiş Leymosun’dan Cavit Sadık… Çatışmalar nedeniyle birkaç gün Lefkoşa’da kısılı kalmış… Sonra kızkardeşini annesinde bırakarak “Aileme geri dönmem lazım” demiş ve 1 Ocak 1964’te yola çıkmış Lefkoşa’dan, Leymosun’a gitmek üzere… Ama asla Leymosun’a varamamış… Yolda “kayıp” edilmiş…
AH701 plakalı, sarı renkli Vauxhall Victor arabasıyla “kayıp” edilmiş…
Bu “kayıp” öyküsünde bir de “konvoy” hikayesi var – Lefkoşa’dan Leymosun’a gidecek konvoya katılan en son araba onunkisiymiş ancak diğer arabalar Leymosun’a vardığı halde, onun arabası varamamış…
Bir diğer hikaye de arabasının Lefkoşa dışındaki Latça köyünde görülmüş olduğuna ilişkin hikaye… Kocasının Leymosun’a dönmediğini gören Zekiye Hanım, İngiliz Üsler Bölgesi’nde, Piskobu’da İngiliz makamlarına başvurmuş – İngiliz askerler bir süre sonra ona, eşinin arabasını Latça’da gördüklerini, hatta arabada kan lekeleri de olduğunu söylemişler… Ancak Cavit Sadık’tan hiçbir iz yokmuş…
O gün bugündür yani 1 Ocak 1964’ten bu yana geçen son 54 senede ondan hiçbir ize rastlanmadı…
Oğlu Mehmet Cavit, Londra’da bir Fransız olan Sylvie Hanım’la tanışarak onunla evlendi, Fransa’ya yerleşti… İki çocukları oldu… Mehmet Bey, iki yıl önce vefat etti…
Cavit Sadık’ın diğer oğlu İzzet Cavit, halen Norveç’te yaşıyor…
Ancak Cavit Sadık’ın torunu Dylan Cavit artık Kıbrıs’ta – altı yıl önce gelmiş adamıza, çocukluğunda her iki yılda bir babasının ailece kendilerini tatil için getirmiş olduğu Kıbrıs’ta öğretmenlik yapmaya gelmiş… Burada babasının aile dostlarının kızı Burcu’yla tanışıp onunla evlenmiş… Kıbrıs’ta kalıyor, “Kıbrıs benim bir parçamdır” diyor…
Ve “kayıp” dedesi Cavit Sadık’ın akibetini öğrenmek istiyor…
Dylan Cavit ve sevgili eşi Burcu Toker Cavit’le geçtiğimiz günlerde buluşarak “kayıp” dedesi Cavit Sadık’ı konuştuk…
Bu o kadar büyük bir trajedi ki, Cavit Sadık’ın sevgili eşi Zekiye Hanım vefat etmiş, Cavit Sadık’ın iki oğlundan biri olan Mehmet Cavit vefat etmiş… 54 yıldır kendisinden hiçbir haber alınamayan “kayıp” Cavit Sadık’ın oğlu vefat ediyor, eşi vefat ediyor ve bu acı miras, bu trajedi bir torunun, Dylan Cavit’in omuzlarına kalıyor: “Kayıp” dedesini arıyor, onun nereye gömüldüğünü bilmek istiyor… Hiç tanımadığı, hiç görmediği, hakkında yalnızca anlatılan hikayeleri dinlediği sevgili dedeciği hakkında en ufak bir bilgi bile onun için bulunmaz bir hazine gibi… Dedesini ya da nenesini tanıyan birileri çıkıp da “Aman, onları tanırdık” deyip iki cümle söyleseler onlar hakkında, çok çok seviniyor!
54 yıllık acı bir miras bu: Fransa’da doğmuş büyümüş… Beş dil biliyor Dylan Cavit… Fransa’da öğrenimini tamamladıktan sonra altı yıl Çin’de çalışmış, Çince bildiği için, Şangay’da öğretmenlik yapmış… Sonra Fransa’ya dönmüş ve ardından Kıbrıs…
Kıbrıs’a, babasının köklerine döndükten sonra “kayıp” dedesi hakkında bir şeyler bulmaya çalışmış…
Bazı Leymosunlu/Girneli okurlarım onu ve eşi Burcu Cavit Toker’i bana yönlendirmişler…
Facebook’ta başlayan yazışmalarımız ardından buluşuyoruz ve konuşuyoruz…”
Bu röportajın tümünü okumak için linkler:
https://www.yeniduzen.com/kayip-dedesini-arayan-torun1-12421yy.htm
https://www.yeniduzen.com/kayip-dedesini-arayan-torun-2-12425yy.htm