Beş yıl: Bir diplomanın bedeli!

Cenk Mutluyakalı

Sahte diplomaya beş yıl hapis!
Çok önemli bir karar.

Lefkoşa Ağır Ceza Mahkemesi, kamuoyunun “Juju” olarak tanıdığı, UBP Girne Kadın Kolları eski Başkanı Fatma Ünal’ı yargılandığı 16 davanın tamamından suçlu buldu.

Beş yıl hapis cezası verdi.

Bu karar, diğer sahte diploma davaları açısından da önemli bir emsal niteliğinde.

Mesele yalnızca “hatırlı” bir partilinin demir parmaklıkların ardına gönderilmesi değil.

Bundan sonra kimsenin sahteliğe yeltenmeye cesaret edememesi.

Hukukun, siyasi nüfuzdan daha güçlü olduğunu göstermek.

***
Beş yıl!
Bir yıl hazırlık, dört yıl üniversite eğitimi…
Ne kadar manidar bir sonuç!

Bir gencin diploma alabilmek için harcadığı beş yıllık emeği hatırlattı sanki yargı.
Dersleri, sınavları, uykusuz geceleri…
Ailelerin fedakârlıklarını…
Bir diplomaya yüklenen bütün o umutları…

Kimileri yıllarını veriyor.

Kimileri bir telefonla, bir tanıdıkla, siyasi ilişkilerle aynı diplomaya ulaşabileceğini sanıyor.

Artık bilmeliler.
Sahteliğin de bir bedeli var!

***
Fatma Ünal bir sembol.

Ama mesele onunla sınırlı değil.

Sahte diploma soruşturmasının başka dosyaları, başka isimleri var.

Üstelik Fatma Ünal’dan farklı olarak, bu diplomaları kullandığı, bunlardan menfaat elde ettiği ya da bunları resmî işlemlerde kullandığı iddia edilen kişiler...

Yalnızca sahte diplomayı alanlar değil…

Bunları hazırlayanlar, düzenleyenler, aracılık edenler… Varsa siyasi bağlantıları, sağlanan ayrıcalıkların arkasındaki ilişkiler…
Hepsi araştırılmalı.

Hepsi hesap vermeli.

***
Hak edilmemiş diplomalar…
Hak edilmemiş yurttaşlıklar…
Statüler, makamlar, mevkiler…

Yalanla, kayırmacılıkla, siyasi himayeyle elde edilen ne varsa…

Bir de tüm bunların önünü açanlar…

Çünkü mesele yalnızca sahte bir belge değil.
Bir yönetim anlayışı.
Bir ahlak sorunu.
Bir toplumsal çürüme meselesi.

***
Siyasetin, özellikle de milliyetçi duyarlılıkların arkasına sığınarak böylesine kirlendiği bir dönemdeyiz.

Kurumlara güven her geçen gün kayboluyor.

İşte böyle bir ortamda hukukun üstünlüğünü görmek, toplumumuza nefes aldırıyor.

Umarım bu karar, sahte diplomalara ve kolay yoldan kazanılmış unvanlara heveslenen herkesin korkulu rüyası olur.

İyi ki bağımsız yargımız var.
İyi ki adalet hâlâ umudumuz olabiliyor…

Hiçbir sahtekarın, hokkabazın, hilekarın yaptıkları yanına kâr kalmasın...