Belediyecilikte denk bütçe dönemi

Birikim Özgür


Sadece çöp, yol, kaldırım, su ve çocuk parkı gibi temel beklentileri değil aynı zamanda kültür, sanat, kişisel gelişim, yaşlılara ve engellilere özel çözümler, bisiklet ve yaya yolları gibi gelişmiş beklentileri de karşılayarak yıldızlaşmış CTP’li belediyelerin başarısındaki üç temel etken göz ardı edilmemelidir: 1) Sürdürülebilir mali yapılar, 2) Şeffaflık ve hesap verebilirlik, ve 3) Hizmet odaklı belediyecilik.

CTP, tüm belediyeleri diğer vazgeçilemez ilkelerinin yanı sıra bu üç temel ilkeden ödün vermeksizin yöneteceğinin sözünü vererek 29 Haziran Yerel Seçimleri’ne hazırlanıyor.

Yakın zamanda kamuoyu ile paylaşılacak Seçim Manifestosu’nda yer aldığı şekliyle, önümüzdeki dört yıl boyunca CTP’li belediyeler bütçe disiplinine sadık kalınarak yönetilecek, yatırımlarını gelirlerini aşmayacak biçimde planlayacak, personel giderlerini makul düzeyde tutacak, denk bütçeye önem verecek ve tüm yeni projelerinin mali kaynağını önceden halkımızla paylaşacak. Şeffaf yönetim anlayışıyla gelir ve giderler medya ve İnternet aracılığıyla halkla paylaşılacak, belediye meclisi toplantılarının İnternet üzerinden yayınlarla daha görünür olması sağlanacak. CTP aynı zamanda tüm üstleneceği belediyelerde siyasi görüşe ve parti rozetine bakılmaksızın herkese eşit hizmet götürüleceğinin ve hizmet içi eğitimlerle belediye çalışanlarının hizmet odaklı belediyeciliğe duyarlılığının artırılacağının sözünü veriyor.

Son yıllarda kamu bütçesinden belediyelere yapılan cari transferler iki katına çıkmış olmasına rağmen CTP tarafından yönetilmeyen belediyelerin neredeyse tümünün batma noktasına geldiği iddia edilebilir. Bu durum yerel yönetimlere ilişkin çok ciddi bir yapısal sorunla karşı karşıya olduğumuzun bir göstergesi olmakla birlikte aynı zamanda bu belediyelerde çok yanlış icraatlara imza atıldığının da bir işaretidir. İlkesizlik ve popülizm yerel yönetimlerimizi temel hizmetleri bile sunamayacak duruma getirmiş bulunmaktadır.
Bu durum en genelde siyasetçilerin büyük çoğunluğunun hizmet-bütçe denkleminin önemini kavrayamamış olmasından da kaynaklanmaktadır. Bugün eğer iktidar partisi mensubu bir milletvekili artan bütçe açığı konusunda uyarılarda bulunan Maliye Bakanı’nı eleştirmeyi ve sanki de Maliye Bakanı’nın hatalı politikaları nedeniyle vatandaşlarımızın mağdur olduğunu iddia etmeyi marifet biliyorsa, daha yürüyecek çok yolumuz vardır demektir.

Şunun idrakine varmamızın zamanı gelmiştir: Halkımıza sunacağımız tüm hizmetlerin mutlak bir bedeli vardır. Her siyasetçi yurttaşlarımıza daha fazla hizmet sunmayı, sosyal politikaların Avrupa standartlarında sonuçlar doğurmasını arzulayabilir ancak eğer halka vaat edilecek hizmetlerin bütçede bir karşılığı yoksa bunun adı popülizmdir.

İşte CTP’li belediyeler, bu dengeli ve bilinçli yaklaşım tarzının hiçbir ideolojiyle veya dünya görüşü ile ilişkilendirilemeyeceğinin en güzel örneğidir. Tavizsiz bir biçimde hayata geçirilen ilkeli bütçe uygulamaları sayesinde CTP’li belediyelerin yatırım bütçeleri her geçen yılla birlikte artmakta ve halkımızın hem temel hem de gelişmiş beklentileri daha yüksek oranda karşılanabilmektedir.

Örneğin Gönyeli Belediyesi’nde Ahmet Benli ilk göreve geldiği zaman 4,6 milyon TL olan belediye bütçesinin yüzde 86’sı personel giderlerine harcanıyordu. Yatırım payı yüzde sıfırdı. Belediye’nin bütçesi son bir yılda yüzde 6 artarak 26 milyon TL’ye ulaştı. Personel giderleri yüzde 39’a düştü. Yatırımlara ise yüzde 41 pay ayrıldı! Bu payla Gönyeli Belediyesi şu anda kişi başına en yüksek yatırımı yapabilecek belediye olma özelliğini taşıyor!

Özgürlükçü sosyalist bir parti olarak CTP en genelde ülke ekonomisi ile ilgili gerekli dönüşümler gerçekleştirilmeden kamunun Avrupa standartlarında sosyal politikalar uygulamasının mümkün olamayacağının bilinciyle sadece belediyelerin değil kamunun bütününün köklü reformlarla yeniden yapılandırılmasını öngörüyor. 29 Haziran yerel seçim süreci, hizmetler-bütçe denkleminin önemini ele almak ve bu bilinci toplumumuzda yaygınlaştırmak adına da önemli bir fırsattır.