BAŞBAKAN NEYE GÜLÜYOR?

Sami Özuslu

Mecliste dün hararetli, bazen de karşılıklı atışmaların yaşandığı bir toplantı vardı.

Genelde böyle oluyor zaten…

Azınlık hükümeti toplantı yeter sayısını sağlayamadığı için genel kurul geç açılıyor ya da açılamıyor.

Açılınca da ilk mevzu ‘azınlık’ olduğunu unutan ve vekillerine destek vermeyen hükümete muhalefet yüklendikçe yükleniyor.

Tansiyon ara ara yükseliyor, sinirler geriliyor, bağırma çağırmalar yaşanıyor.

Muhalefetteki üç partinin liderleri ve milletvekilleri hükümetin icraatlarını da eleştiriyor ama genelde alınan usulsüz, hukuksuz, etik olmayan kararlar konuşuluyor.

En sert konuşmalar sonrasında –eğer meclis salonunda bulunuyorsa- Başbakan aynı yüz ifadesi ve tıpatıp benzer cümlelerle cevap vermek üzere kürsüye çıkıyor.

Gülüyor, gülümsüyor…

“Merak etmeyin” diyerek aşağıya iniyor.

Rahat mı rahat…

Sanki az önce söylenen bir ton laf kendisine değil de Papua Yeni Gine’nin Başbakanı’na söylenmiş gibi!..

***

Başbakan sürekli gülüyor.

Gülmek en devrimci harekettir gerçi ama Ersan Saner devrimci değil!..

Öyle olsa ‘bir bildiği vardır elbet’ diyeceğim.

Ama değil…

Neden güldüğünü tahmin etmek zor değil yine de…

Aslında ağlanacak halimize gülüyor ama kendisi bile bunun farkında değil…

‘Halimiz’ derken, sadece kendisi ya da partisi veya başında olduğu koalisyonun hallerini değil, memleketin ve toplumun halini kastediyorum.

Esas gülünecek –ya da ağlanacak- hal bizde çünkü…

Meclise, siyasete kızıyoruz ya hep beraber…

Eh, ayna değil mi orası?

Toplumun bir yansıması değil mi parlamentoda, hükümette olup bitenler?

Kendi kendimizi görüyoruz aslında oraya her baktığımızda…

Onların ‘halleri’ aslında bizim ‘hallerimiz’…

Tam ağlanacak bir hal…

Veya gülünecek!..

***

Başbakan sürekli gülüyor ve ‘Merak etmeyin’ diyor.

Öyle ya, toplum sürekli travma yaratacak gelişmeler yaşamaktayken, siyasetin gündeminde neler var, baksanıza…

Buna gülüyor olabilir.

TC Lefkoşa Büyükelçiliği vasıtasıyla Anayasa Mahkemesi kararı paspas edilmişken, meclis iç tüzüğünün çiğneniyor olmasına dönük bu kadar tantananın ‘dam üstünde saksağan’ gibi bir durum yarattığı sanısına kapılmıştır belki de…

Müzakerelerde ‘eşit egemenlik’ diye diye bas bas bağırırken bir taraftan, diğer yandan köy yollarına dökülecek asfaltın kararında bile elçilikteki memurlar kadar söz hakkı kalmamasına gülüyor olabilir Başbakan pekala…

“Yahu nedir sizin dediğiniz ama? Ben bu koltukta birkaç ay daha oturmayı düşünüyorum sadece, başka da hiçbir gailem yok, idare edin beni” diyemediği için, ‘anlayış’ bekliyor da olabilir tabii…

Ve gülüyor.

Ağlayacak değil ya Ersan Bey…

Gülüyor işte…

Hal tam da bu hal…

Tamamdır bence…