Barış çabalarına anlamlı ödül…

Sevgül Uludağ

Kıbrıs Barış Konseyi’nin 2025 Kıbrıs Barış Ödülleri, Kayıplar Komitesi’ne ve “Lena Melanidu” Barış için İki Toplumlu Koro’ya verildi… Ödül töreni, 16 Şubat 2026 Pazartesi akşamı saat 19.00’da Lefkoşa’da, Pallas Sineması’nda yer aldı. Kayıplar Komitesi adına 2025 Kıbrıs Barış Ödülü’nü, KŞK Kıbrıslırum Üyesi Leonidas Pandelidis aldı.

Kıbrıs Barış Konseyi’nden daha önce yapılan açıklamda, bu ödülleri bu yıl verme gerekçeleri açıklanmıştı. Bu açıklamada şöyle denilmişti:

“Bu yıl Barış Ödülleri insani faaliyet ve iki toplumlu iş birliği alanında parlak örnekler teşkil eden; Kıbrıs’ta güvenin inşası, birlikte yaşam ve uzlaşma çabasına somut katkılar sunan iki organizasyona veriliyor.

Kıbrıs Barış Konseyi barış ve kültürün güçlendirilmesi, diyaloğun teşvik edilmesi ve iki toplum arasında köprüler kurulması yönünde yıllardır sundukları çok yönlü katkıları takdir ederek bu iki kuruluşu onore ediyor.

Kayıp Şahıslar Komitesi: Kayıp Şahıslar Komitesi kayıp kişilerin bulunması, kimliklerinin tespit edilmesi ve kalıntılarının ailelerine teslim edilmesini görev edinen, iki toplumlu ve tamamen insani bir komitedir.

İşleyişi ve faaliyetleri insani acının hafifletilmesi ve ailelerin haysiyetinin tesis edilmesi amacı temelinde Kıbrıslırumların ve Kıbrıslıtürklerin iş birliğine dayanmaktadır. Yürüttüğü çalışmalar uzlaşmaya ve geçmişin yaralarının aşamalı bir şekilde sarılmasına belirleyici katkılar sağlamaktadır.

“Lena Melanidu” İki Toplumlu Koro:  “Lena Melanidu” Barış İçin İki Toplumlu Koro Kıbrıslırumlar ve Kıbrıslıtürkler arasındaki iş birliğini öne çıkaran en önemli kültürel inisiyatiflerinden biridir. Müzik, ses ve ortak sanatsal üretim yoluyla Koro üyeleri iki toplum arasında karşılıklı anlayışın ve yakınlaşmanın geliştirilmesini teşvik etmektedir. Kıbrıs’ta ve yurtdışında gerçekleştirdiği konserler, atölye çalışmaları ve ortak etkinliklerle Koro kültürün ayrım çizgilerini aşmanın ve barışın güçlü bir aracı olduğuna dair güçlü bir mesaj vermektedir.”

ÖDÜL TÖRENİ…

Ödül töreni ardından Kıbrıs Barış Konseyi tarafından yapılan açıklamada, törene Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri’nin Kıbrıs Özel Temsilcisi Khassim Diagne’nin yanısıra, pek çok büyükelçi, diplomat, AKEL Genel Sekreteri Stefanos Stefanu ve bazı Kıbrıslırum ve Kıbrıslıtürk siyasi parti ve sivil toplum örgütü temsilcilerinin de katılmış olduğu belirtildi. Ödül töreninde Kıbrıs Barış Konseyi Başkanı Tasos Kosteas bir konuşma yaparken, ödülün verilme gerekçelerini Kıbrıs Barış Konseyi yönetim kurulu üyeleri Yeorgia Zenonos ve Neşe Yaşın takdim etti. Kıbrıs Barış Konseyi’nin 2025 Kıbrıs Barış Ödülü’nü alırken yaptığı konuşmada, Kayıplar Komitesi Kıbrıslırum Üyesi Leonidas Pandelidis, “Kayıplar Komitesi’nin kayıp şahsın kimliğine bakmaksızın ve politikadan tümüyle arınmış şekilde davrandığı için bu işi yapmayı başardığını” ifade etti.

İki Toplumlu Koro’nun ödülünü ise koro şefleri Kürşat Tilki ve Yeorgia Poliniki aldılar. Koro adına ödülü kabul konuşması yapan Kostas Hristodulidis, “bu ödülün kendilerine sevinç ve kararlılık getirdiğini, aynı şekilde ve aynı güçle devam etmeye söz verdiklerini” söyledi. Hristodulidis, “Çözüm oluncaya kadar sizlerle birlikte mücadelede olacağız. Bir çözümden sonra dahi bir arada olacağız çünkü adamızın barışa ve sevgiye ihtiyacı vardır. O nedenle barış mücadelesi asla bitmez” diye konuştu. Ödül töreninde İki Toplumlu Koro bir de sanatsal performans sergiledi.

TASOS KOSTEAS’IN KONUŞMASI…

Kıbrıs Barış Konseyi Başkanı Tasos Kosteas, ödül töreninde yaptığı konuşmada şöyle dedi:

“2025, ne kadar olağanüstü zamanlarda yaşadığımızı bir kez daha doğrulayan bir yıl oldu. Savaş, şiddet, otoriterlik, her türlü uluslararası iş birliği ve uzlaşmayı ortadan kaldırma niyeti, uluslararası hukuka, küresel güvenlik sistemine, yasallığa ve hukukun üstünlüğüne yapılan saldırılar, dünyanın herhangi bir yerinde hiçbir vatandaşın kayıtsız kalamayacağı konular olmuştur.

Kıbrıs Barış Konseyi, diğer örgütlerle de iş birliği içinde, savaşları ve uluslararası hukukun ciddi ihlallerini kınayan bir dizi dinamik eylem geliştirdi.

Yanı başımızda yaşanan yeni bir Holokost’a, Gazze’de Filistinlilere karşı sürdürülen soykırıma ve Batı Şeria’da uygulanan insanlık dışı apartheid sistemine gözlerimizi kapatmıyoruz. İsrail’in uyguladığı yapay insani kriz taktiğini ve masum sivillere yaptığı kitlesel saldırıları kınıyoruz. Bugünkü İsrail tüm insanlığa, tarihine ve kültürüne hakaret etmektedir. Kendi tarihine hakaret etmekte ve Avrupa Yahudilerinin soykırım kurbanlarının anısına leke sürmektedir. Kıbrıs’taki İngiliz üslerinin Filistin’de ve başka yerlerde sivillere yapılan saldırılardaki rolünün tam olarak araştırılmasını talep ediyoruz. Rusya’nın işgalini ve Ukrayna’nın egemenliğinin sürekli ihlal edilmesini, ABD’nin Venezuela’ya yönelik tehdit ve müdahalelerini, Küba’ya karşı sürdürdüğü ambargoyu ve tehditleri, Grönland’ın ilhakına yönelik saldırgan niyetlerini kınıyoruz.

Tüm insanlık artık yeni bir silahlanma yarışının eşiğinde bulunuyor. Militarizasyon kamuoyundaki tartışmaların giderek daha büyük bir bölümünü kaplıyor ve yeni, tehlikeli bir siyasi mantık oluşturuyor. Askeri mantığa olan takıntı sapkınlıktır, yolsuzluğu besler ve hukukun üstünlüğünü zayıflatır. Günümüzde diplomasi ortadan kalkıyor ve yerini tehditkâr güç gösterisine bırakıyor. Askeri ittifaklar, kolektif güvenlik açısından değil, genellikle ekonomik bağımlılık ve rekabet bağlamında yeniden tanımlanıyor. Caydırıcılık mantığı tehdit mantığına ve retoriğine dönüşüyor. Savunma harcamaları hızla artıyor ve açlığın ortadan kaldırılması, sağlık hizmetleri, eğitim ve acilen çevrenin korunması için kullanılabilecek bütçeleri eritiyor.

Militarizm tarafsız bir süreç değildir; zira zihniyetleri şekillendirir ve devletler arası ilişkilerde, sokakta, evde, okulda sorunların şiddet veya şiddet tehdidiyle çözüleceği algısını besler. Ancak tarih göstermiştir ki, silahlanma yarışları istikrara değil; güvensizliğe, korkuya ve kolayca kontrolden çıkabilecek zincirleme tepkilere yol açar.

Uluslararası hukukun ortadan kaldırılması, özellikle Kıbrıs gibi küçük ve güçsüz devletleri zor durumda bırakır. Ülkemizin hukuka ve gerçeklere bağlı kalması için çok sayıda ve ciddi nedeni vardır.

Kıbrısrum ve Kıbrıstürk toplumları arasındaki işbirliği; güven inşası ve geçmişin yaralarının iyileştirilmesi için temel taşı niteliğindedir. Bu çabaların en simgesel iki örneği Kayıp Şahıslar Komitesi ve “Lena Melanidu” Barış İçin İki Toplumlu Koro’dur. Bu iki oluşum her ne kadar, biri insani ve diğeri de kültürel olmak üzere, tamamen farklı alanlarda faaliyet gösteriyor olsalar da yüce bir amacı paylaşıyorlar: Uzlaşmayı. Kayıp Şahıslar Komitesi’nin siyasi statüsü ve Barış için İki Toplumlu Koro’nun gönüllü katkısı, irade olduğunda – Kıbrıs meselesinde bile – çözüm bulunabileceğini göstermektedir.

Birleşmiş Milletler himayesinde kurulan Kayıp Şahıslar Komitesi ulvi bir insani görev üstlenmiştir. Bu düzeyde iki toplumun iş birliği hayati önem taşır; zira kayıp şahısların akıbetinin ortaya çıkarılması, onlarca yıldır süregelen insani acıları bir ölçüde hafifletir.

Kıbrıslırum ve Kıbrıslıtürk bilim insanları laboratuvarlarda ve kazı alanlarında yan yana çalışarak, kayıpların ortak kaderinin milliyet tanımadığını göstermektedir. Bu ortak çaba ailelere yas sürecini kapatma imkânı vermekte, güvensizliği azaltmakta ve empatiyi geliştirmektedir. Kayıp Şahıslar Komitesi’nin başarısı insan haklarına saygıya dayalı ortak bir hedef olduğunda iş birliğinin mümkün ve verimli olduğunu kanıtlamaktadır.

Öte yandan, Barış İçin İki Toplumlu Koro “Lena Melanidu” gönüllülük ve kültürün gücüyle iş birliğini geliştirmektedir. Kıbrıs’ı yurtdışında konserlerde temsil etmektedir; ancak asıl gücü Kıbrıs’ın tüm şehirlerini ziyaret edip gönüllü olarak şarkı söylemesi ve barış mesajları göndermesidir. Koro yalnızca bir sanat topluluğu değil, üyeleri arasında gelişen kişisel ilişkilerin kalıpları ve önyargıları yıktığı canlı bir toplumsal bütünleşme örneğidir. Koro, şarkıları aracılığıyla, Kıbrıs kültürünün ve ortak kimliğimizin Kıbrıs’ı birleştirebilecek köprüler olduğunu hatırlatmaktadır.

Kayıp Şahıslar Komitesi travmatik geçmişi ele alırken, Barış için İki Toplumlu Koro uyumlu bir geleceği hayal etmektedir. Her iki kurum da iş birliğinin sadece Kıbrıs sorununun çözümü için gerekli olmadığını, aynı zamanda şiddet ve savaş mirasından arınarak ileriye gitmeyi arzulayan bir toplum için tek yol olduğunu da göstermektedir. Faaliyetleriyle Kıbrıslıların ufkunu genişleten girişimleri Kıbrıs Barış Konseyi ödüllendirmeye devam edecektir. Başımızı dik, insanlığı, kültürü ve barışı onurlandırmaya devam ediyoruz. Çünkü Kıbrıs’ta barış için en iyi yatırım iki toplumlu iş birliği ve birlikteliktir.”

Biz de aldıkları bu ödül nedeniyle hem Kayıplar Komitesi’ni, hem de “Lena Melanidu” Barış İçin İki Toplumlu Koro’yu yürekten kutluyoruz…

İki Toplumlu Koro, ödülünü alırken...

Kayıplar Komitesi adına barış ödülünü KŞK Kıbrıslırum Üyesi Leonidas Pandelidis, Kıbrıs Barış Konseyi Başkanı Tasos Kosteas'tan alırken...

Ödül töreni, Pallas sinemasında yer aldı...