Bambaşka bir ülke

Cenk Mutluyakalı

 

Yenidüzen’in gecesinde “42 sene önceki gazeteyi bugünün teknolojisi ile yayınlasak, kimse fark etmez” demiştim.
Manşette “UBP’nin örgütlenmesi baskı ve vaade dayanıyor” yazıyordu.
“Dome Otel’de grev” haberi vardı.
Hani bugün çalışanların elinden almaya çalışıyorlar oteli, sırf ezber bozdular ve bir başarı öyküsü yazdılar diye.

*  *  *

CTP Genel Başkanı Tufan Erhürman konuşmasını yaparken,  “O kadar da karamsar olmamak gerekiyor” dedi.
Son 40 senede pek çok bedel ödendiğini anımsattı, “En azından Yenidüzen’in mücadelesine haksızlık etmemek gerekiyor” sözüyle aslında biraz da beni utandırdı.

*  *  *

O gece yarısı, ertesi gün bunu düşündüm.
Çoğunlukla hak verdim.
Kimi zaman öylesine karamsar oluyoruz ki, alın teri ve emekle yoğrulmuş nice değişimi görmüyor, umutsuzluğu büyüterek geleceğe dair tüm ışıkların üzerini de örtüyoruz.
70’lerden bugüne özgürlük alanı genişledi.
“Birleşik Kıbrıs” demek “hainlik”le eşti, bugün çözüm karşıtlığı utandırıyor.
Fikir özgürlüğünün, demokratik değerlerin, bireysel yaşam standartlarının, çağdaş yasa ve tüzüklerin, evrensel yaklaşımların, taşıma suyla dahi olsa fiziki altyapının ilerlediği bir gerçektir.

*  *  *

Tufan hocayı “Biz Halkız Burada Biz Varız” şöleninde de izledim.
“Bambaşka bir ülke yaratmaya geliyoruz” derken, bu sistemi değiştireceğine içtenlikle ve samimiyetle inanıyor.
Ülkenin ve toplumun sahip olduğu potansiyele birlikte, kendi donanımına, entelektüel birikimine de güveniyor, partisine de…
Öyle rol falan da yapmıyor, samimi...

*  *  *

Çok bedeller ödendi, hayat ilerledi.
Bu doğru... Ama dünyayla aramızdaki uçurum da arttı.
Biz “biz” olmaktan çıktık!
İçimizdeki “memleket” söndü.
Hani toplum hep bir başkasının boynuna asar ya günahları, çoğuna göre çürümüşlük “dıştan” gelmiştir illa...
Böyle görmem ben…
“Elimizle ettik, boynumuzla çekiyoruz” lafına inanırım daha çok…
O neden fazlaca farıdım bu toplumdan!
Tufan Erhürman hocam ise inanıyor.
Hem de yürekten...
Umarım haklı çıkar...
Ortak başarı öyküleri yazılır, yurdumda…
Ve bu toplum, kendisine böylesine inanan önemli bir değeri sahiplenir, kucaklar...