Balık tutmayı öğrenmek

Sami Özuslu

 

AKP’nin Dış Politikadan Sorumlu Başkan Yardımcısı Mevlüt Çavuşoğlu Kıbrıslı Türklerden şikayetçi oldu.
Üstelik bizim devlet televizyonu, bu şikayetleri aktarsın diye kalkıp Ankara’ya gitti, kamerayı kurdu, Çavuşoğlu’nun önüne mikrofon koydu.
Çavuşoğlu’nun BRT’ye verdiği mülakatta “Kıbrıs’ta çözüm siyasetinin devam ettiği”ni söylemesi olumludur. “B Planı”ndan söz etme zamanı olmadığını vurgulaması da isabetlidir.
Ancak Kıbrıslı Türklere “Balık tutmayı öğretme” meselesinde Çavuşoğlu uzaktan gazel okumayı tercih etti.
**
Keşke mülakatı yapan Hasan Erçakıca Çavuşoğlu’nu biraz uyarsaydı.
“Mevlüt Bey” deseydi, “Biz balık tutmasını bilirdik. Hatta envayi çeşit balık yakalardık. Gelin görün ki Ankara’da şimdi sizin arkadaşlarınızın oturduğu koltukları o zaman işgal edenler bize ‘siz artık balık tutmaktan vazgeçin’ dediler. Bizi o dönemde idare edenler de bunun üstüne yattılar. Sanayi Holding vardı, kapattılar. Narenciye bahçeleri vardı, kuruttular. Konfeksiyon fabrikaları vardı, hepsine tek tek kilit vurdular. Balığı bize ‘anavatan’ verirdi çünkü… Neydi bizim nüfusumuz? El ayak içinde dolaşacağımıza, yollardı parayı, doyururdu bizi Türkiye… İşte bu yüzden biz balık tutmaktan vazgeçtik Mevlüt Bey…”
**
Anladığım kadarıyla Erçakıca bu konularda uyramadı AKP’nin Genel Başkan Yardımcısı’nı…
ABAD kararından, bugünkü vaziyetten de söz edebilirdi, uyarabilirdi mesela…
Sanayi Odası Başkanı Ali Çıralı cumartesi gecesi ödül töreninde ne dedi?
“KKTC’de rakı üretilmesi artık mümkün değil!”
Neden?
Çünkü ‘rakı’ Türkiye’de, İzmir’de tescillenmiş.
Mersin gümrüğü KKTC ürünleri için duvar olmaya devam ediyor.
İş insanlarımız buradan birer ikişer vazgeçip, İstanbul’da, Mersin’de, İzmir’de iş kurmaya çalışıyor.
E hani bunun katma değeri, istihdamı, ülke ekonomisine katkısı?
Mevcut sermaye de buradan gidince ne kalacak gerisin geriye Mevlüt Bey?
**
Hasan Erçakıca söylemedi belki Mevlüt Çavuşoğlu’na, ama ben buradan yazayım da kendisine iletsinler bir zahmet.
Kıbrıslı Türklere sizin önerdiğiniz “balık tutma” yöntemi nedir, farkında mısınız?
Daha farklı sorayım: KKTC’de en fazla neyi teşvik ediyorsunuz Ankara olarak?
Tabii ki kumar turizmini!..
Türkiye’de kumarhaneleri kapattınız, burada her gün bir yenisinin açılması için tonla para akıtıyorsunuz.
Üstelik yerli girişimciye de değil, Türkiye’deki sermayeye sağlıyorsunuz bu imkanları…
Üstelik Mevlüt Bey, kumarhaneli otellerin yüzde 90 personeli de Türkiye’den geliyor.
Bu mudur balık tutmak acaba?
**
Bir de “haksız rekabet”ten bahsedelim de kapatalım bu balık mevzuunu…
İlk defa duymadık da, BRT’nin özel çabalarıyla kotarılan bu mülakatla bir kez daha üzüldük toplum olarak.
Balık tutmak ha!
Hangi balığı, nasıl tutacak bu insanlar Sayın Çavuşoğlu?
Kendi sektörümüzden, medyadan örnek vereyim. Sanayiciler, esnaf ve diğer kesimler kendileri anlatsın meramını…
KKTC-TC dış ticaret rakamlarına bir bakın lütfen. Ne göreceksiniz?
KKTC TC’den alıyor, ama TC’ye satamıyor. Korkunç bir makas var. Buradaki ithal ürünlerin yüzde 80’i TC menşeli.
Peki Sayın Çavuşoğlu, Kıbrıs Türk basınına ne kadarlık katkısı var Türkiye menşeli bu ürünlerin?
Bir bakın, inceleyin lütfen!
Mesela THY… Dünya çapında büyümüş, Barcelona’ya, Manchester United’a sponsorluk yapmış, reklama milyonlarca TL ayıran bir marka…
THY’nin KKTC medyasına katkısına bakın, ne demek istediğimi anlarsınız Mevlüt Bey!
Buraya mal satan şirketler, tonla mevduat toplayan bankalar, turizmciler…
TC medyasının burada yarattığı haksız rekabet öldürücüdür.
“Balık tutmayı öğrenmek”ten söz edecekseniz, bunları da bileceksiniz Mevlüt Bey!
Kıbrıs’a geldiğinizde buyurun, beraber gidelim denize… Oltalar, bazmo, yemler benden.
Bakalım siz ne kadar ustasınız bu balık tutma işinde!