KKTC’de mevcut hükümet veya tüm hükümetler, diledikleri gibi yasa tasarıları hazırlayıp, bu tasarıları meclislerinde yasalaştırıyor mu?
-*-*-
Peki, Kıbrıs Cumhuriyeti’nde de aynı şekilde yasa hazırlanamaz mı?
-*-*-
Mesela?
Evet, mesela Kıbrıs Cumhuriyeti Anayasası “özetle” diyor ki; “… Kıbrıslı anne ve / veya babadan doğan her çocuk Kıbrıs Cumhuriyeti vatandaşıdır…”
-*-*-
Bu durumda, “annesi ve / veya babası Kıbrıs Cumhuriyeti Pasaportu sahibi olan her çocuğun aynı pasaporttan alma hakkı var”…
-*-*-
Peki yasal düzenleme ne diyor?
Yasal düzenleme “anlayabileceğimiz dille yazacak olursak” diyor ki; “… Kıbrıs’a yasal yollarla girmemiş kişilerin yapacağı evliliklerden doğan çocuklara pasaport vermeyiz…”
-*-*-
Bu yasal düzenleme “özellikle Kıbrıslı Türklerin karma evliliklerinden doğan çocukları” vuruyor ama “genelde kim olursa olsun, ülkeye yasal yoldan gelmemişse, çocuğuna vatandaşlık vermiyorlar” veya “vermek için sülalenin analarından emdiği sütü burunlarından getiriyorlar!
-*-*-
Rumlar haklı mı haksız mı?
Yoksa pasaport isteyen karma evlilikten doğan çocuklarımız mı haklı?
-*-*-
Burada meseleye hangi gözlükle baktığınız çok önemlidir!
-*-*-
Doğrudur, Kıbrıslı Türkler, Kıbrıs’ın Kuzey coğrafyasında yaşam sürdükleri için, her alanda ve her anlama “kısıtlamalar” yaşıyor!
-*-*-
En popüler örnekler Barcelona meselesi, Girne’deki konser iptali falan…
-*-*-
Bir keresinde, Rum yetkililerden birine, samimi bir sohbette “bize neden ambargo uyguluyorsunuz; bu yaptıklarınız, aramızın açılmasına sebep oluyor” gibisinden bir serzenişli soru sormuştum!
-*-*-
Yanıtı özetle şöyleydi:
“… Biz Kıbrıslı Türk vatandaşlarımıza kesinlikle ambargo uygulamıyoruz… KKTC'ye de ambargo uygulamıyoruz… Çünkü KKTC diye bir şey yoktur! Ortada bağımsız bir devlet olarak tanınmayan bir ‘yapı’ vardır… KKTC diye bir ‘devlet’ yoktur, Kıbrıs cumhuriyeti ve uluslararası toplum da bu yapıyı devlet olarak tanımadığı için, onun kurumlarıyla normal devletlerarası ilişkiler kurulmasını doğal olarak engelliyoruz…”
-*-*-
Şimdi, tekrar soralım; “… KKTC’ye ambargo mu uygulanıyor, yoksa tanınmamanın sonuçları mı yaşanıyor?”
-*-*-
KKTC’yi bir devlet olarak kabul ediyorsanız, tablo nettir; evet izolasyon ve ambargo vardır!
-*-*-
Ama KKTC’yi, Türkiye dışında hiçbir devlet bağımsız bir devlet olarak tanınmıyor.
-*-*-
Doğrudan uçuş olamaz…
Deniz ulaşımı mümkün değil…
-*-*-
Uluslararası ticaret çoğunlukla TC üzerinden gerçekleşiyor; özellikle uluslararası finans mekanizmasına erişim şansımız yok…
-*-*-
Bankacılık aynı durumda!
-*-*-
Kıbrıs Türk takımları ve federasyonları FIBA; FIVA, FIFA ve UEFA gibi uluslararası spor kuruluşlarının dışında kamla zorunda…
-*-*-
Sonuç alıcı bazı temaslar yapılmıştı; orada da herkes çok iyi biliyor, Kıbrıs Cumhuriyeti Futbol Federasyonu çatısı altında bizim federasyonumuzun da bir şekilde uluslararası sisteme dahil edilmesi, Türkiye tarafından engellenmişti!
-*-*-
KKTC'nin Türkiye dışında diplomatik ilişkileri yok…
Bir çok ülkede sözde temsilcilerimiz var ama resmi anlamda “diplomatik kabul” söz konusu bile değil!
-*-*-
Soru; “… Ercan'ın uluslararası statüsünün sınırlı olması bir ambargo mudur yoksa KKTC'nin devlet olarak tanınmamasının sonucu mudur?”
-*-*-
Cevap: Ya devleti tanıtın; ya da oturun Kıbrıs Cumhuriyeti ile anlaşın!
-*-*-
Kimse size ambargo uygulamıyor!
Gözle görülür bir şekilde, “devlet” sandığınız mekanizmayı tanımıyor!
-*-*-
Ya tanıtın, ya susun!
-*-*-
Haaa bir de hiç utanmadan, hepiniz, “ayrı devletim var” diyor, ama istisnasız gidip Kıbrıs Cumhuriyeti Pasaportu alıyorsunuz!
-*-*-
Ambargo nedir?
Bir ülkeye karşı ticaretin, mal ve hizmet akışının veya ekonomik ilişkilerin bilinçli biçimde kısıtlanmasıdır!
“KKTC”yi bir ülke ya da bir devlet olarak kabul eden yok ki!
-*-*-
Tanınmama nedeniyle ortaya çıkan uluslararası erişim sorunu var!
-*-*-
Evet, Kıbrıs’ın Kuzey coğrafyasına uygulanan bir ambargo ve izolasyon vardır…
-*-*-
Evet, dilediğiniz kadar da bunu seçim propagandası veya çözümsüzlüğün devamı propagandası için kullanabilirsiniz; kullanıyorsunuz da!
-*-*-
Ama gerçek, “KKTC” diye bir devletin “var” kabul edilmemesidir!
-*-*-
Evet, Kıbrıs Türk Toplumu, siyasi statüsü nedeniyle uluslararası sistemin bazı temel imkanlarından sürekli olarak mahrum bırakılıyor ve bu insan haklarına aykırıdır ama sizler bu toplumu da yok ettiniz!
-*-*-
Nüfusu değiştiniz!
Tufan Erhürman, “varoluş”tan bahsediyor!
Neyin varoluşu?
Kıbrıs Türk toplumunun mu yoksa Kıbrıs Türkü’nün mü?
-*-*-
Evet, biz de dünyaya açılalım!
Peki nasıl?
-*-*-
Tanınmamış bir devletin egemenlik hakkı mı var?
Tanınmamış bir devlet, hangi uluslararası hukuk kuralının içindedir?
-*-*-
Kıbrıs Cumhuriyeti resmi olarak kendisini adanın uluslararası tanınmış hükümeti olarak kabul ediyor…
-*-*-
Kıbrıs Cumhuriyeti ve uluslararası hukuk, “KKTC'nin ilanını” BM Güvenlik Konseyi'nin 541 ve 550 sayılı kararları çerçevesinde geçersiz “sayıyor”!
-*-*-
Tekrar edelim; “KKTC'ye ambargo” yoktur!
Çünkü “KKTC” diye bir varlık “kabul edilmemektedir”…
Ve yine tekrar edelim, “ya tanıtın, ya susun!”…
-*-*-
En acı gerçeğe gelince…
Diyelim ki tamam ambargo ve izolasyon sizin dediğiniz gibidir…
Peki, ne istiyorsunuz?
-*-*-
“Kıbrıs Cumhuriyeti, tüm KKTC vatandaşlarına pasaport mu versin?”
-*-*-
“Kıbrıs Cumhuriyeti, Kuzey Kıbrıs’ta, kendi vatandaşı olan Rumlara ait mülkleri size bağışlayamaz ama böyle de bir karar mı alsın?”
-*-*-
“Helal olsun yasası” mı çıkarsınlar?
-*-*-
Gerçekten empati yapın!
“… Tamam, 15 Temmuz 1974’te Enosis amaçlı darbe yaptılar; hatta 1963’ten 1974’e kadar da bizi ezdiler… Peki bu nedenle KKTC helal hakkınızdır, özür dileriz, eşeklik ediyoruz, Girne’deki konseri iptal ettirdiğimiz için bizi affedin” demelerini mi bekliyorsunuz?
-*-*-
Ak koyun kara koyun nettir, bellidir, önünüzdedir, apaçık görünüyor!
Ayrı devlet mi istiyorsunuz?
Sizi tutan yok, buyurun, tanıtın!
-*-*-
Size ambargo ve izolasyon mu uygulanıyor?
Kaldıracak gücünüz yoksa, ağlamayı – zırlamayı kesin!
-*-*-
Yani evet, Fenerbahçe ve Galatasaray elbette Barcelona kadar büyük kulüpler olmayabilir ama onlar gelsin, oynayalım!
Bir taraf beyaz atletle oynasın, öteki taraf üstü çıplak!
Ben buna da razıyım!
Bilmem anlatabildim mi?
Yapay zekadan istedim… Barcelona gelemese de; Türkiye Şampiyonu Galatasaray ile KKTC Şampiyonu Gençlik Gücü arasında, üstü çıplak da olsa, “dostluk” maçı oynandığı hayalinin mutluluğunun fotoğrafını hazırladı… Stadyum da Limasol’daki Alfa Mega Stadyumu! Hade hayırlı yalanlar!