Asfalya atmazsa

Cenk Mutluyakalı

“Sigorta” bir güvencedir.
Koruma sistemidir.
“Sosyal Sigorta” da böyledir, “Trafik Sigortası” da!
Canınızı...
Malınızı...
Geleceğinizi korur...
(Eğer ülkeniz normalse...)

*  *  *

İngiliz sömürgesinden adaya değişmez iki gelenek kaldı.
Biri trafik soldan akıyor.
Bir diğer de “üçlü elektrik fişleri…”

*  *  *

Sömürgenin şirini olmaz.
Öyle de...
Keşke İngiliz dönemindeki pek çok toplumsal kuralı korumayı başarabilseydik.

*  *  *

“Üçlü elektrik prizleri” de artık pek gözetilmiyor.
Tüzük var aslında, “ikili”si yasak!
Ama o da deliniyor.
Niye?
Çünkü “İngiliz Malı” yerine hayatımız giderek “Türk Malı”na dönüşüyor.
“Fişine” dokunamıyorsun ana karanın (!)

*  *  *

Bu makale çok ilgisiz bir yere bağlanacak.
Sabrediniz, önemli.
Üçlü fişlerdeki o “uzun demir” sigortadır!
Elektrikli cihazda bir arıza dahi olsa sizi korur.
Ne olur?
“Tak” diye elektrikler kesilir.
Böylece canınızdan olmazsınız.
“Asfalya attı” der eskiler…
Bilenler bilir “sigorta” anlamındadır asfalya, Rumcada…

*  *  *

“Noter sistemi” kamusal işlemlerin sigortasıdır aslında!
Tasdik memuru ya da noter bunun için vardır.
Bir yanlış varsa görür.
Sigorta atar ve hayatımız kurtulur!
Sizi de korur...
Başkalarını da...

*  *  *

Son günlerde ada yarısını kasıp kavuran bir “sahte vekâlet” davası var ya!
Onca insanın parasını ödeyerek aldığı ev, dükkan “noter ortaklığı”nda bir başkasına devredildi, satıldı, sahtelendi deniyor.
(Noter de hükümet partisinin bölge başkanı ya, o ayrı bir politik kepazelik de henüz dava sürerken, masumiyet karinesine saygı duymak gerekiyor.)

*  *  *

Sigorta da “sigorta” istiyorsa eğer!
Hani güvenliğiniz de güvensizse…
Vay halimize!

*  *  *

“Üçlü fişi” kalmadı bu eğreti düzenin…
Asfalya atmıyor.
Noterli, tasdikli kokuşuyoruz şimdi!