Arzederim!

Serhat İncirli

İsim vermeye, isim kullanmaya gerek yok!

-*-*-

Bir örnek verelim:
Yüzde 65 oy alarak UBP’ye genel başkan seçilen kişiyi tam 31 saniyede yerinden alıp - yerine başkasını koyabiliyor; değiştirebiliyorsanız... 

-*-*-

Azacık ısrar edip “hayır görevde kalacağım” diyen bu kişiye, Lefkoşa’da Vito ile iki tur attırıp, Esentepe yolunda üzerine bir de “bulunamayan şoförün kullandığı aracı” sürdürüp, “in ulan aşağıya” yaptırabiliyorsanız...

-*-*-

“Ben genel başkan adayıyım” diyenleri huzura çağırıp, “hayır değilsiniz” diyerek, adaylıktan çektirebiliyorsanız...

-*-*-

O zaman bu kirlenmeye, bunca şaibeye kesinlikle ortaksınız!
Çünkü sesinizi çıkarmadığınız gibi; açıkça destek veriyorsunuz!

-*-*-

“Acaba neden Sayın Recep Tayyip Erdoğan?” diye soracaktım ama sormuyorum...
Çünkü korkuyorum!

-*-*-

En azından, Sayın Cevdet Yılmaz’ı ve Sayın Hakan Fidan’ı da atlayıp, ekselansları, Türkiye Cumhuriyeti Lefkoşa Büyükelçisi veya değerli MİT Lefkoşa Başkanı’na sorayım:

-*-*-

“Efendim; affınıza sığınarak sormak istiyorum; bahsettiğim kişilerin cinsel hayatlarındaki pozisyon şekil ve adetine kadar müdahale edebiliyorsunuz ama bu pisliğin devamına göz yumuyorsunuz; bunun çok özel, bilmediğimiz, bilemeyeceğimiz, aklımızın kesmediği sebep ya da sebepleri var mı?”

-*-*-

“Mesela, sahte diplomacılık ve sahte vatandaşlık ya da ne bileyim rüşvet, komisyon işlerine müdahale ederseniz, Rumlar bizi keser diye bir Türk Dış Siyaseti söz konusu mu?”

-*-*-

Haaaa “müdahale edin” dediğim yok; sadece neden müdahale etmediğiniz merakım var!

-*-*-

Saygılarımla; Gadimici Hain!

-*-*-

Bunları kahraman kabul eden Türkiyeli yetkililerin bana veya benim gibi düşünüp konuşanlara “hain” demesi kadar büyük bir şeref olamaz! 

-*-*-

Maymun masgara ettiğiniz kuklacıklarınıza Ceza Yasası’nı değiştirtseniz de, susmak yok beyefendiler!

-*-*-

Son bir söz:
Birlikte kirlisiniz!
Bu kir, hepinizin!
Arzederim!


Umut!

Erken seçim ölüme çare mi?

-*-*-

Meslekte 3 seneyi daha tamamlarsam, 40 senem dolmuş olacak!
Temmuz 2029’da, tam 40 yıldır gazetecilik yapıyor olacağım...

-*-*-

Kimler geldi kimler geçti!

-*-*-

Arada İngiliz siyaseti ve yaşamına bulaştım!
“Irkçılık” nedir?
Bu soruyu bizzat yaşadım!

-*-*-

Yolsuzluk, usulsüzlük, rüşvet, torpil, patronaj, kirlenme, hesap verebilirlik, şeffaflık gibi “uygulamaları” dibinden inceleme fırsatım, fırsatlarım oldu!

-*-*-

Kara para, kara ekonomi, temiz siyaset, ahlaklı yöneticilik, liyakat!
Dibinden kokladım!

-*-*-

Okudum, izledim, araştırdım, inceledim, gezdim, gördüm!

-*-*-

Çocukken savaş yaşadım!
Savaş sonrasını ve öncesini de az çok bilirim!

-*-*-

Doğal afetler gördüm, başka savaşları, ayaklanmaları, kimisine göre terör kimisine göre gerilla örgütlerini yazdım; IRA üyesi hatta yöneticisi isimlerle tanıştım; izledim, izledim, izledim!
37 senedir yazıyorum, konuşuyorum!

-*-*-

Diktatörleri okudum, araştırdım!

-*-*-

Öğrenmenin yaşı yok; yeni bir şey öğrendim mesela; “Demokrasinin ‘Külliye’ olmadığını çok iyi biliyorum!

-*-*-

Değiştirilmek istenen Ceza Yasası nedeniyle Pazartesi KKTC Meclisi’nin de içinde yer aldığı Külliye’nin, aslında olmayan – engelli – engellenmiş - hatta kesinlikle işgal altındaki “demokrasimizin” küçüklüğü ile ters orantılı olduğunu anlatanlarla sohbet ettim!

-*-*-

Demokrasimiz küçük; Külliyemiz acayip büyük!
Sebep?
Küçüklüğü örtme kompleksi diyebiliriz!

-*-*-

Hiç olmayan seks yaşantısına karşın; cinsel organı ile övünen “ruh hastalığı” gibi!

-*-*-

Konuyu nereye mi getireceğim?

-*-*-

Kıbrıs Türk cemaati veya toplumunun ya da KKTC’nin siyasi tarihinde bu seviyede bir kirlilik yaşanmamıştır!

-*-*-

Evet, kesinlikle istifa edip erken seçime gidilmesi gerekir!

-*-*-

Peki erken seçim çözüm mü?

-*-*-

Geçici çaredir belki ama hastalığın tedavisi “Kıbrıs sorununun çözümü”dür!

-*-*-

Haaa erken seçim demişken...
Bence UBP, “JuJu’ya diploma, profesöre vatandaşlık”la oluşmuş mevcut seçmen yapısı ile her hangi bir seçimi kaybetmez ki!

-*-*-

Memleketin seçmenlerinin çoğunluğu memleketten nefret ediyor be canım!

-*-*-

Umut mu?
Umut yok aslında... 
Üzgünüm!


İstifa kesin, harakiri olası!

Eski Yüksek Yönetim Denetçisi (Ombudsman) Emine Dizdarlı, Başbakan Ünal Üstel’in geçtiğimiz Pazartesi günü Meclis’te yaptığı konuşmada “Yargıya tam yetki verdiğini” söylemesine yazılı bir açıklamayla tepki gösterdi.

-*-*-

Dizdarlı, Anayasa’nın 136’ncı maddesini hatırlatarak, yargıçların görevlerinde tamamen bağımsız olduğunu ve hiçbir organın, makamın ya da kişinin yargıya emir veya talimat veremeyeceğini vurguladı.

-*-*-

Anayasa’ya göre yasama ve yürütmenin, yargı yetkisinin kullanılmasına müdahale etmesinin açıkça yasak olduğunu belirten Dizdarlı, görülmekte olan davalar hakkında Meclis’te dahi konuşma yapılamayacağını anımsattı.

-*-*-

Dizdarlı’nın açıklamasından sonra Yüksek Mahkeme’den de bir açıklama geldi… 
Yüksek Mahkeme, yasama ve yürütme veya siyasi kişilerin, yani Meclis veya hükümetin; Başbakan hatta Cumhurbaşkanı’nın mahkemelere herhangi bir telkinde veya talepte bulunamayacağını veya yetki veremeyeceğini kaydetti.

-*-*-

Yüksek Mahkeme’den yapılan yazılı açıklamada, gerek meclis kürsüsünde yapılan açıklamalarda gerekse siyasi tartışmalarda mahkemelerin bağımsızlığı ve tarafsızlığına gölge düşürecek veya bu konuda polemik yaratacak konuşmalardan kaçınılması gerektiğinin altı çizildi ve bu konuda hassasiyet gösterilmesi istendi…

-*-*-

Bu olay, Türkiye’de olabilir!
Erdoğan, bu konuda sınırsız yetkilidir!
Kimseyi tanımaz, takmaz!

-*-*-

“Orada ne olacaksa, burada da olacakçı” zihniyet, Başbakanı hataya düşürmüş olmalı diye düşünüyorum!

-*-*-

Çünkü aynı veya benzer olay dmeokratik bir hukuk devletinde olmuş olsaydı; Başbakan yargıdan özür diler, hata yaptığını kabul ederdi… Biraz daha gelişmiş dmeokrasilerde, özürle kalmaz, istifasını sunardı…
Japonya’da benzer durum olsa, Başbakan harakiri yapardı!
Şükürler olsun KKTC’deyiz!
Ünal abim sağ olsun!


Cumhuriyetçi Türk Partisi (CTP) Genel Başkanı Sıla Usar İncirli, “Bu memleket daha fazla karanlığı ve çürümüşlüğü kaldıramaz. Halk erken seçim istiyor. En kısa zamanda erken seçim tarihi belirlenerek bu karanlığa son verilmeli” dedi… Yüzde yüz haklı; yüzde yüz yanındayız Başkan…