Arkasından konuştuklarınız için hayatın bant kaydı olabilseydi!

Cenk Mutluyakalı

İnsanlar birbirinin “arkasından” ne kadar çok konuşuyor ve yüz yüze geldikleri zaman nasıl da ustalıkla rol yapıyorlar!

Biriyle telefonda mı konuşuyoruz; kapattığımız an, başlıyoruz söylenmeye, çekiştirmeye, eleştirmeye…

Üç kişi birlikte sohbet ediyor ve o sohbet, devamında iki kişiyle sürüyorsa, gidenin ardından konuşuluyordur mutlaka!

***

Yüzüne güldükleriniz, arkalarından söylediklerinizi dinleme imkanı bulsaydı ne olurdu?

Öylesi bir “bellek” oluşsaydı, ardınızdan ve hakkınızda söylenen ne varsa kaydeden… O kayıtlar önünüze serilse, işitseniz, duysaydınız eğer…

Keşke!

***

Lefkoşa Belediye Tiyatrosu’nun “Biz Size Hayranız” oyununu izledikten sonra düşündüm tüm bunları… Carole Greep’in yazdığı oyun, Lefkoşa Belediye Tiyatrosu’nun genel tarzından farklı bir seçim olmuş. Cem Aykut’un da sanırım ilk yönetmenlik denemesi… Yolu açık olsun…

Öyle sarsıcı bir eser ya da derinlikli bir toplumsal oyun değil, tipik bir Avrupa komedisi…

Yeni yüzler var oyunda, aslında Lefkoşa Belediye Tiyatrosu’nun geniş kadrosu içerisinde yıllardır yer alan, ancak son dönemde sahnede fazla süre alamamış isimler toplu gösteriye çıkmış gibi… Barış Refikoğlu, Melek Erdil, Asu Demircioğlu ve Aytunç Şabanlı izleyiciyi gülümsetiyor, düşündürüyor, yormadan eğlendiriyor.

***

Gerçeği söylemenin en zor olduğu zamanlardayız. Samimiyetin, sahiciliğin kaybolduğu, güler yüzlü ve iyi niyetli riyakarlığın makul karşılandığı, görgüsüzlüğün kanıksandığı ve yalanın en önde koştuğu sefil bir yolculukta… Gerçek, yalnızlaştırıyor maalesef…

“Biz Size Hayranız” diyerek gülümsüyoruz… George Orwell’un sözü geliyor aklıma: “Aldatmanın egemen olduğu dönemlerde, gerçeği söylemek devrimci bir eylemdir.

O devrimci eylemi özlüyoruz, kendimizden başlayarak, yaşadığımız her yerde!