Anayasa ve müzakereler

Tayfun Çağra


Anayasa değişiklik önerileri görüşülürken Eroğlu ile Anastasiadis de görüştüler. Yani haberler hatırlatmasa böyle bir olayın olacağını unutmuştuk.
Kaç kişi Eroğlu-Anastasiadis görüşmesini bekledi ve merak etti ben de onu merak ediyorum ama çok kişinin olduğunu da sanmıyorum.
Beki son günlerde Anayasa değişikliklerine odaklandığımızdandır ama zaten ayda bir yapılan liderler toplantısından verim beklemek, ya da bugün ne olacak, ertesi gün ne konuşacaklar gibi bir merakın sürmesi çok mümkün değil.
Dünkü görüşmeden sonra öbür toplantı 23 Haziran’da olacakmış. Bir ay olmamış, 21 gün tutulmuş aralık ama böyle aralıklarla sürdükçe halkın ilgisi de azalıyor konuya… Belki de amaç budur da haberimiz yok!
Ancak bir sonraki görüşmenin 7 Temmuz’da olması ve ABD Başkan Yardımcısı Biden’ın istediği gibi ayda iki görüşme yapılması şimdilik benimsenmiş gibi görünüyor.
Bu görüşmelerden ortada duran sonuçlardan biri hâlâ önerilerin karşılıklı verilmesine devam edilmesidir. İnsan bu önerilerin verildiğini duyunca yine merak ediyor;
Bu kadar zamandır ne yapılıyordu?
Müzakereciler masada ne konuşuyorlardı?
Çay, kahve içip geri mi geliyorlardı?
O görüşmelerde öneriler verilmiyorsa, bir sonraki buluşmada karşılıklı öneriler olgunlaştırılmıyorsa, liderler de bir araya geldiklerinde yine öneriler veriyorlarsa bu süreç nasıl sona erdirilecek?
Eroğlu, kimin zamanında olduğunu belirtmek istemese de Hristofiyas’la geçmiş dönemde sağlanan yakınlaşmalardan şimdi bu dönemde sapmalar yaşandığını söylüyor ve güç paylaşımı konusunda da Rum tarafından yapılan öneride başkanın hep Rum olması, Başkan Yardımcısı’nın da Türk olmasının istendiğini belirtiyor.
Oysa bu durum Talat-Hristofyas uzlaşılarında Başkanlığın dönüşümlü olması şeklindeydi. Yani süreç uzadıkça uzlaşılar da uzlaşmazlığa dönüşüyor gibi görünüyor.
Süreci zorlayacak bir ekibe ihtiyaç olduğu aşikâr… Çünkü daha yine Eroğlu’nun açıklamalarına göre teknik komiteler bile kurulamamış. Yine soruyorum şimdiye kadar müzakereciler ne yaptı? Liderler buluştuklarında neyi başardılar?
Ortada kocaman bir ‘hiç’ duruyor gibi…

***

Kıbrıs sorununda böyle bir ‘hiç’lik ve bilinmezlik sürerken iç politikada Anayasa değişikliklerinin 29 Haziran’da yerel seçimlerle oylanacak olması önemli bir gelişme olacak. Tabii ki bu oylama, Saray’a takılmazsa, veto yemezse veya Eroğlu’nun masasında oyalanıp uygun zamanda imzalanırsa oylanabilecek.
Sonuçta bir oyalama taktiğini Eroğlu’nun göze alamayacağını düşünüyorum. Alacak olsa öncesinde UBP ve DP-UG’yi mecliste oy vermeleri için serbest bırakmazdı.