Acın da genne, çok ezik zavallı!

Serhat İncirli

Lefkoşa’da dün kavurucu sıcakların yerini haşlayıcı olan aldı, bir nebze olsun “nefes” çekebildik ama yine de çok dayanılmaz bir hava söz konusuydu!

Markette bir “amcayla” karşılaştım!

Tek bir cümle söyledi..

O cümleyi yazının sonuna bırakacağım ama başlıkta da var, eminim anlamışsınızdır…

-*-*-

Neyse…

Bir haberde, “yaşlı teyze”, “amca”, “nine”, “dede” gibi ifadeler kullanılmaz!

Oysa, gazeteciler, gazeteler, televizyonlar bu konuda çok hata yapar!

Muhabir 22 yaşında, 55 yaşındaki adam için, “yaşlı amca” diye yazar bazen!

Editörlerin bunu düzeltmesi lazım!

Çünkü “okur” dediğimiz kitle içerisinde 115 yaşındakilerin de olması ihtimali her zaman mümkündür!

-*-*-

Hata!

Elbette herkes gibi, gazeteciler de hata yapar!

-*-*-

Ama, siyasetçilerin hata yapmaması gerekir!

Mesela Başbakan Ünal Üstel adına geçenlerde bir açıklama yayınlandı; dalga geçmek için yazmıyorum ama “Biraz Baf, biraz Limnidi, az Luricina havasında, London Turkish Gıbrızlı speaking!”

Türkçe mi?

Kesinlikle değil!

Ama olsun; biz anladık!

-*-*-

Anladık anlamasına ama olmamalı!

Devlet yöneticilerinin ağzından çıkan açıklamalara dikkat edilmeli!

Cumhurbaşkanlığı da geçenlerde içerisinde “Cumhurbaşkanı Tatar, çeşitli gazetecilerle temaslar yapacak” gibi bir ifade bulunan açıklama yapmıştı…

Gazeteci çeşitleri mi var?

Kısa boylu, şişman, kel ya da ne bileyim, “bizden olan”, “bizden olmayan” gibi mi?

-*-*-

Kelime hatalarını geçtim…

Siyasette, en ciddi hatalar, en ciddi gaflar, “mütekabiliyet”le alakalı olan “diplomatik” hatalardır!

Diplomasi bilmemekten kaynaklanan hatalardır!

-*-*-

Mesela Ersin Tatar’ın neredeyse tüm Türkiye ziyaretleri, “hata” içerir…

Seviye çok aşağıdadır ve kesinlikle “cumhurbaşkanlığı” ile birlikte, temsil ettiği “devlet” de aşağılanıyor durumdadır…

-*-*-

Daha önce de yazdık; bir devletin başı, başka ülkeye resmi ziyarette bulunuyorsa, gittiği ülkenin devletinin başı tarafından karşılanır…

Bizimkini Erdemli’de muhtarlar karşılar!

İçinde bir tahtaravlli bir de kaydırak bulunan 12 metrekarelik bir parka da adını veririler ve O da çekinmeden açılışını yapar!

-*-*-

Seviye yerlerdedir!

Ersin Tatar’ın gereksiz, yalakalıkla dop dolu ve kendi toplumunu satarak gittiği Konya’dan gelen görüntüler ve haberler de, “KKTC Devleti” adına ciddi “aşağılamalar” içermektedir.

Diplomasi ve mütekabiliyet anlamında, son derece aşağılayıcı görüntüler söz konusudur…

-*-*-

Mesela Tatar’ın da yer aldığı bir fotoğraf var…

Erdoğan, İlham Aliyev ve bazı TC’li yetkililerle eşlerinin yürüdüğü ön sıranın arkasında, Tatar’ın da kellesi görünüyor…

Böyle şey olmaz!

-*-*-

Ama adamın hiç umurunda değil!

Tutar o fotoğrafı kendi paylaşır!

-*-*-

Daha da kötüsü, İlham Aliyev ile bir araya gelmesi tabii ki önemli bir gelişmedir ama Tatar’ın bizzat kendisinin whatsapp hesabından yaptığı bu görüşmeyle ilgili haber, gerçek bir diplomatik skandaldır…

-*-*-

Tatar – Aliyev buluşması veya Tatar – Aliyev görüşmesi, Azerbaycan’ın resmi haber ajansı tarafından haberleştirildi…

Azertac adlı bu ajansın “Azerice” haberini Tatar da paylaştı…

Önce, Azertac’taki haberin İngilizce olanının giriş bölümünü dikkatinize getirmek istiyorum:

“President of the Republic of Azerbaijan Ilham Aliyev has received President of the Turkish Republic of Northern Cyprus Ersin Tatar in Konya…”

-*-*-

Bunu Türkçeye çevirelim:

“Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, KKTC Cumhurbaşkanı Ersin Tatar'ı Konya'da kabul etti…

-*-*-

Bu iki haber cümlesindeki “received” ve “kabul etti” ifadeleri; Tatar’ın aşağılanmasından başka hiçbir şey değildir…

Ama bilerek, ama bilmeyerek!

-*-*-

KKTC, eşit ve egemen bir devletse, Tatar da bu devletin Başkanı ise Azerbaycan ya da Amerikan başkanları tarafından kabul edilmez…

Bir araya gelebilir, görüşebilir, buluşabilir…

-*-*-

Tatar, Azertac’ın haberini bizzat kendisi paylaştı…

Aşağılamanın, diplomatik rezaletin, zavallılığın, ezikliğin, bitmişliğin, tükenmişliğin, kesinlikle susması ve dinlenmesi gerekir olduğunun açık göstergesi…

-*-*-

Tatar, her açıklaması, her konuşması, her hareketi, her davranışıyla kesinlikle görevden alınacak noktada olduğunu haykırmaktadır!

-*-*-

Haaaa, kendi paylaşımında, Azertac’ın “Azerice” ifadesine de bayıldım:

“Azərbaycan Respublikasının Prezidenti İlham Əliyev avqustun 9-da Konyada Şimali Kipr Türk Respublikasının Prezidenti Ersin Tatarı qəbul edib…”

-*-*-

Aliyev, tatar’ı ne yapmış?

“Qəbul edib”…

Eşit ve egemen!

-*-*-

Haaa, marketteki amca mı?

Tatar için şu yorumu yaptı:

Acın da genne, çok ezik zavallı!”


Türkiye bu adamı bilerek ve isteyerek mi seçti?

Çok sayıda UBP’li arkadaşımla konuştum…

“Ersin Tatar’ın Konya’ya gitmemesi gerekirdi” konusunda hepsi ile hemfikiriz…

-*-*-

Neden gitmemeliydi?

Kendince “haklı” davasını çok daha etkili bir şekilde anlatmak için!

-*-*-

Çünkü, “gittiğinde” anlatamayacaktı…

Nitekim anlatamadı da…

Öyle bir fırsatı da olmadı…

-*-*-

Kendi deyişiyle “çeşitli gazetecilerle” “abartılacak”, “ses getirecek” görüşmesi falan da olmadı…

Hatta öteki yazıda belirttiğimiz gibi, Azerbaycan Haber ajansı tarafından resmen aşağılandı!

Ezik bir duruş sergiledi…

-*-*-

Peki neden?

Neden bu kadar aşağılanmaya, bu seviyede itibarsızlaştırmaya maruz bırakılıyoruz?

Tatar’ın etrafında olanları hiç anlamamasından mı?

Yanlışlıkla mı?

Bilmeden mi?

-*-*-

Yoksa, bütün yaşadıklarımız “Kıbrıslı Türklerin bilinçli bir itibarsızlaştırması, aşağılanması ve tam bitirilmesi planının parçası mı?

Türkiye, Kıbrıs Türk toplumunu sıfırlamak için bu adamı bilerek ve isteyerek mi seçti?

-*-*-

Türkiye isteseydi; son derece ciddi ve bilgili Kudret Özersay’ı seçtiremez miydi?

Bilemiyorum…

-*-*-

İlk başta plan oydu…

Bunu herkes biliyor…

Ve herkesin şu anda bildiği bir şey daha var; Tatar, artık ağzıyla kuş tutsa, ahali, “bu da bir şey mi?” diyecek!

New York Belediye Başkanı fıkrasındaki gibi, deniz üstüne yürüyüş yapsa, gazeteler, “yüzme bilmiyor” diye yazacak…

Osuruğuyla dolu rakı şişesini devirse, “Recep İvedik daha iyidir” denecek…

Zaten bitmişti ama Konya ziyareti, Tatar’ın artık insan içine çıkmasına dahi engeldir…

Haaa düğün ve cenazelere gitmeye, selfi çekmeye devam!

O kadar!

Türkiye’ye bu kadarı yeter, hatta fazla bile!


Ne diyordu şarkıcı: Bu alemde haddini bilecen!.. Tatar, sadece bu fotoğrafla seviyesini belli etmiştir… Aşağılanmıştır… Ancak, asıl aşağılanan, temsil ettiği toplumudur… Lütfen daha fazla rezil olmadan istifa et… (Fotoğraf, yeniduzen.com’dan çalınmıştır)