Acı var mı acı?

Ayşemden Akın

Bu tekerleme bir zamanlar çok popülerdi.
Reha Muhtar'ın icadı...
Umarım dün akşam Erdoğan kullanmamıştır bu sözleri…
Kime karşı mı?
Tabii bizim sakıt yani değeri düşürülmüş başbakanımız Küçük'e...
Çünkü büyük ihtimalle Gezi Parkı yorgunu olan Erdoğan, Küçük'ü falakaya yatırdı...
Tabii bu işin esprisi…
Ama hizaya çektiği kesin…
“Ben sana, hükümetine ve partine sınırsız yardım ve destek verdim ama sen hiçbir şeyi beceremedin İrsen!” …
“Hatta beceremediğin gibi her şeyi de berbat ettin” demiştir bile...
Yalan da değil...
Erdoğan ve Ankara'nın sınırsız desteğine rağmen Küçük, KKTC'yi 'Küçük Türkiye' yapamadı…
Yaptığı birçok şey oldu ama Kıbrıslı Türkleri, Erdoğan'ın istediği kalıplara sokamadı...
Çok uğraştı ama olmadı işte...
Küçük artık yok ve UBP perişan durumda…
Erdoğan ise daha perişan...
Çünkü KKTC'de Küçük gibisini artık bulamaz, üstelik Gezi Parkı Direnişi 16’ıncı gününde. Ve her geçen gün Erdoğan’dan çok şey götürüyor. Erdoğan kontrolü kaybedeli çok oluyor.
Kıbrıslı Türkler de Erdoğan'ın talimat ve emirleri ile yaşamayacaklarını bir kez daha anladılar…
Küçük Hükümetinin bu şekilde düşürülmesi işte bunun kanıtı.
28 Temmuz seçimlerinin sonuçları ise bunun tasdiki olacak.
Hiçbir Kıbrıslı Türk, Türkiye'ye düşman ya da Türkiye karşıtı değil.
Her Kıbrıslı Türk, Türkiyesiz çözümün imkansız olduğunu da iyi bilir...
Ama Kıbrıslı ya da Türkiyeli olsun KKTC'de yaşayan herkes Erdoğan'ın müdahaleci tavrından rahatsız ve tedirgin…
Kıbrıslılar Erdoğan'a, “Bizi rahat bırak biz kendi aklımızla sorunlarımızı kolayca çözeriz” diyor...
Geriye Erdoğan'a yalakalık yapan politikacılar ve onların beslemeleri kalıyor, bizler değil…
Umarım 28 Temmuz seçimleri onların sonu olur!

BAŞBAKAN SİBEL!
Üç parti uzlaştı ve CTP milletvekili Sibel Siber başbakan oldu…
KKTC'nin ilk kadın başbakanı...
Keşke atanmış değil seçilmiş olsaydı ama iki aylığına da olsa bu çok önemli…
Başbakan Sibel Siber bir kadın olarak iki aylığına da olsa KKTC'ye siper olacak...
Kıbrıslı Türklerin hak ve hukukunu koruyacak...
Tabii kişilik ve onurumuzu da...
Kime karşı mı?
Yukarıda yazıyor…
Bir kadın olarak Başbakan Sibel bu toplumun yarısını oluşturan kadınlara da bir umut oldu.
İnanıyorum ki şimdi aydınlarımız hangi partiye oy verirse versin çok daha yoğun olarak sandığa gidecekler.
İnanıyorum ki bu ülke için azıcık umudu olan herkes Başbakan Sibel’i, Hipokrat belleyip azıcık ülkesi için düşünmeyi şiar edinecek.
Her şeye rağmen…
Umut var!

NOT: Önceki günkü ‘Ferdi Sabit Soyer’ başlıklı yazımı yazdıktan sonra, gazeteye göndermeden önce kendisiyle konuşmuş durumu teyit etmiştim. Öyle değilmiş. Daha doğrusu siyasette geceden sabaha çok şey değişirmiş. Başarılar dilerim...