7 Ocak

Tayfun Çağra

 

 

“Ucube Karpaz Emirnamesi’ni yırtıp atacağız” dedi 7 Ocak’a kadar Başbakan olan Hüseyin Özgürgün…

‘Başbakan’ diyoruz çünkü ne yazık ki bu toplumu idare ettiğini zanneden Hükümetin başında bir Başbakan var ve o insana hitap ederken işgal ettiği makamın sıfatını adının yanına koymak durumundayız.

Ancak bu makamı işgal eden insanın yukarıdaki ilk cümleyi sarf edecek kadar sorumsuz, umursuz ve de bencil bir kişilik olduğunu söylemeden de geçemeyiz. Bu gibi cümleleri daha önce de ifade etti Özgürgün…

İlk defası değil tabii ki ama işte o makamı işgal eden bir kişinin bu kadar sorumsuz, Karpaz oylarını partisine kaydırmak için bulunduğu makamın sorumluluğunun aksine davranışlar içine girmesi ve o sözleri sarf etmesi o makamın insanı olmadığını ispat ediyor aslında…

***

Dipkarpazlıların, Başbakan gibi basit düşünmeyeceklerini sanıyorum. Koruma altında bulunan Dipkarpaz’ın eşsiz doğasının, Milli Parkı’nın peşkeşine, betonlaşmasına, mahvolmasına izin vermeyeceklerini daha önce de çeşitli nedenlerle verdikleri oylarla ispatlamışlardır.

Kaldı ki öyle bir girişim kendi hayat kalitelerinin sona ermesi ve ellerinde bulunan bulunmaz değerin aşağıda vereceğim yapılması gerektiği gibi değerlendirilmesinin önüne geçecektir.

Altınkum sahilinde siyasilerin verdikleri onayla yaptıkları bungalovların yıkılmasına Dipkarpazlıların gösterdikleri direnç, yaşanan gerilim elbette ki akıllarda… Yasalar ve Özgürgün’ün “kaldıracağız” dediği emirname oraların korunmasını, doğanın yok olmasını önlüyor ve bunun için de o bungalovların yapılması başından beri yanlışken, öte yandan Dipkarpazlıların savundukları şey de doğruydu; Yani “bizim ekmek teknelerimizi yıkarken Girne sahilindeki işgallere hiçbir şey yapılmıyor” savunuları…

İşte bunların da üzerine gitmek gerekiyor. Bunun için de bunu yapacak, işgallere son verecek, izin vermeyecek, yasa dışı verilenleri geri alacak bir oluşuma ihtiyaç var.

***

UBP Genel Başkanı Hüseyin Özgürgün “emirnameleri yırtıp atacağız” derken CTP Genel Başkanı Tufan Erhürman, CTP’nin ‘Ekonomik-Sosyal Kalkınma Programı’nda  “tüm ilçelerde ve emirname bölgelerinde imar planlarının en geç iki yıl içerisinde tamamlandığı bir ülke hayal ediyoruz” diyor.

Bu Programda Karpaz, Güzelyurt, Lefke bölgeleri de dahil her bölgeye özgü sürdürülebilir, doğayla barışık kalkınma planları açıklanıyor. Girne’de de, Dipkarpaz’da da ve diğer bölgelerde de emirnamelerin kaldırılması değil, kalıcı imar planlarının yapılması elzemken, Başbakan olacak kişinin “emirnameleri yırtıp atacağız” demesi 7 Ocak seçimleri öncesi son çırpınışlar gibi görünüyor.

İrsen Küçük’ün kaderini paylaşması beklenen Özgürgün, son kozlarını oynuyor. Mecliste kalabilmesi uğruna memleketin taşını toprağını satışa çıkardı. Daha önce kapalı kapılar ardında yapılırken, şimdi seçim kürsülerinde yapılır oldu.

***

7 Ocak umarım, siyaset ve etik dışı uygulamaların, şaşkınlıktan ağzımızı açık bırakan söylemleri yapabilen ve kendilerine siyasetçi diyen zatların siyasetteki son günleri olur…