50 yıllık ayıp

Tayfun Çağra

Güzelyurt Şehit Çocuğu Arsaları ile ilgili senelerdir reklam/politika yapılıyor… 1974’ün ardından 50 yıl geçti. Hak sahipleri, “şu bölgede vereceğiz, bu bölgede vereceğiz” diyerek 50 yıl oyalanıp gezdirildikten sonra nihayet Lefkoşa Kermiya bölgesinde bir yer tespit edildi ve arsaların altyapı çalışmaları da bitti.

Uzun sürse de bu sona geliş, 50 yıl sonunda bir safhaya gelindiği için “en nihayet” diyerek sevindi hak sahipleri…

Birinci etap, ikinci etap diye de ayırdılar arsaları…

Birinci etapta bazı hak sahipleri koçanlarını gidip alırken ikinci etapta hâlâ oyalama sürüyor.

“Mürekkepleme bitmedi” gerekçesi altında koçan dağıtımı yine erteleniyor… Anlaşıldığı kadarıyla bu koçanların da törenle verilerek yine şehit aileleri üzerinden propaganda yapılmaya çalışılıyor…

***

O aileler ki 74’te babalarını, eşlerini kaybettiler… Şehit eşleri o çocukları büyütebilmek için birçok sıkıntı, eziyet çekmek zorunda kaldılar… O çocuklar ebeveynleri olmadan okuyabilmek, bir iş sahibi olabilmek, evlenebilmek, hayata tutunabilmek için babasız/anasız 50 sene geçirdiler… Bazılarının ebeveynlerini hatırlayabildiği ama çok küçük olanların eğer fotoğrafı kalmışsa o fotoğraflardan hatırlamaya çalışarak kendi çocuklarına da, hatta torunlarına anlatmaya, onu tanıtmaya çalıştığı bu uzun 50 yılın ardından hak ettikleri koçanlarına sahip olabilmek için hâlâ siyasi propagandaya alet edilmek isteniyorlar.

***

Bitmedi, gitmedi. 50 yıldır ezilen canlar ezilmeye devam ediyor. Gündem değiştirmek istenildiğinde dillerine doladıkları şehitlerin Güzelyurt’a yerleşmiş aileleri eziyet çekmeye devam ediyorlar.

Acıları bir arsayla mı dinecek? Hayatlarından akıp giden babalarının yokluğu bir arsayla mı geri gelecek?

Elbette ki değil ama bu hak verilmişse, diğer bölgelerde çoktan dağıtımlar yapılmışsa, alan almış, satan satmış, bir şey yapmak isteyen yapmışken, İTEM yasasıyla hakkı olmayanların bile elde ettikleri paralar yurtdışına gitmişken, 50 yıldır henüz haklarını alamamış şehit çocuklarının varlığı hükümetler için bir utanç kaynağı olması gerekiyor ama bunun üzerinden bile siyasi kazanç elde edilmeye çalışılıyor hâlâ…

“Özür dileriz, çok geciktik” denmesi ve bu gecikme utanç duyularak törenle abartmadan telafi edilmesi gerekirken, yine bir tören telaşı sardı bazılarını…

***

Evet, eşim de bir şehit çocuğu… Evet, eşim de, kardeşleri de, diğer 300 küsur şehit çocuğu da Güzelyurt hak sahipleri olarak bekliyorlar… Şimdiye kadar, yani neredeyse 30 yıllık evliliğimde köşemi ‘etik olmaz’ diye bu konuya ayırmak istemedim. Belki birkaç kez genel anlamda şehit ailelerine değindim. Ancak 50 yıldan sonra bile koçanları vermemek için çeşitli mazeretler üretmek, siyasi propaganda için koçanlara el koymaya benzer işler yapmak, beni de yazma gerekliliğine getirdi artık. İster etik ister değil, Şehit Aileleri Derneği’ni, şehit yakınlarını, hak sahiplerini on yıllardır, tam 50 yıldır neredeyse “alın sizin olsun” dedirtecek duruma getirmek sadece şimdinin değil, şimdiye kadarki hükümetlerin de ayıbıdır.