50 YIL SONRA DÜNYA

Tamer Öncül

 

 

Geçen hafta “50 Yıl Sonra Kıbrıs”ı yazmıştım. Bir okurum mesaj attı: “Madem her moku biliyorsun; 50 yıl sonraki Dünya’yı da yaz bakalım” diye meydan okuyan bir mesajdı attığı.

Sürekli okurlarım bilir;  son 5-6 yıldır, her yılın son haftası gelecek yılda NELER OLACAK başlıklı yazılar yazıyorum.

“Müneccimliğe /biliciliğe” yeni soyunmuş değilim, anlayacağınız!.. Geleceği “öngörecek” denli (56 yıl kadar) bir “hayat deneyimim” olduğu; “umutlarım/beklentilerim” genellikle BOŞ çıktığı için; geleceğe daha temkinli bakmayı öğrendim…

Biraz, bu “birikim”; daha çok da okurumun verdiği GOF’la “50 Yıl Sonra Dünya”yı yazmaya karar verdim…

Aşağıda yazdıklarıma inanmayanlar yazıyı kesip saklasın ( ya da internetten indirip; savelesin). 50 yıl sonra kim haklıymış görürüz!..

 

50 YIL SONRA DÜNYA:

İyice çölleşmiş Ortadoğu’da BOP(Büyük Ortadoğu Projesi)’u çoktan BOK (Büyük Ortadoğu Konfederasyonu)’a çevirmiş olan emperyalist güçler; buradaki deneyimlerini ve başarılarını (!) kullanarak, Mars’taki kolonyal yerleşim bölgelerindeki kalkışma ve karmaşa’ya el atmanın hazırlıklarına başladılar..

Birleşmiş (Samanyolu) Milletler başkanı (torun) Ban Ki başkanlığında toplanan “Güvenlik Konseyi” bir karar üretemeden dağılır…

Amerika Birleşik Devletleri başkanı (torun) Trump’ın, “Müslümanların Mars’a gidişini yasaklayalım” önerisine Rusya başkanı (torun) Putin’in kahkahalarla gülmesi üzerine yaşanan krizi  Birleşik Krallık başbakanı (torun) Tacher soğukkanlılıkla çözmeye çalışsa da, Fransa başkanı (Torun) Le Pen’in Trump’a destek atması üzerine kriz daha da derinleşir. Çin Halk Cumhuriyeti’nin çekimser durmasına kızan Ban Ki; “sizinle uğraşacağıma, gider Kıbrıs Sorunuyla uğraşırım” diyerek toplantıyı terk eder.

Koridorda heyecanla bekleyen basın mensuplarına “merak etmeyin her şey yolunda; bazı anlaşmazlık noktaları var ama bunun için (torun) Eide’yi görevlendirdim; kısa zamanda bir sonuca ulaşacağız.”der.

Efendim, siz bay Eide’yi Kıbrıs sorunu için Cenevre’ye göndermemiş miydiniz?” sorusu üzerine daha da öfkelenen Ban Ki, “ukalalık etmeyin, yoksa sizi Osmanistan’a yollatırım da görürüsünüz özgür gazeteciliği!” diye tehdit savurması üzerine; gazeteciler ayaklarına kapılıp özür üzerine özür dileyerek konuyu değiştirir.

“Biz aslında Penguenleri merak etmiştik; arkadaşın dili sürçmüş, neooolur affedin” diyen CNN muhabirinin kulağına “Aferin, sen yarın ofisime gel sana Basın Danışmanlığı’mı verecem” diyen Ban Kİ, yumuşak bir yüz ifadesi takınıp; “toplantıda ne konuşulduğunu merak ettiğinizi biliyorum; bu da sizin işiniz. Hepiniz bu muhabir arkadaşınız gibi olursanız size anlatırım” deyince, hepsi başlarını önüne eğip; öyle olacakları sinyalini verir…

“Biz aslında, insanoğlunun son 50 yılda neler başardığını konuştuk içerde…   50 Yıl önce günde 100 milyon plastik şişenin çöpe atıldığı ve bugünlere gelindiğinde okyanuslarda balıktan çok pet şişe olacağı korkusu vardı. Peki ne oldu? Bilim adamlarımızın sayesinde Plastiği hızlı bir şekilde petrole çeviren bir sıvıyla bu sorun çözüldü. Denizlerdeki canlılar bundan biraz zarar gördü elbette… E o kadarcık komplikasyon da olur… Zaten artık insanlar klasik yemek alışkanlığını çoktan aşmış; istediğiniz gıdanın tadında üretilmiş tabletler yetiyor… Bu muhteşem buluş sayesinde, yüzlerce yıllık AÇLIK sorunu da çözülmüş oldu… Bu sorunu çözmede, yalnızca aç canlıları öldüren silahlar geliştirdiği için silah Sanayinin de katkısı yadsınamaz elbette…

 Yağmur Ormanlarının yerine, günde bir metre büyüyen (GDOlu) mısır ağaçları ekeceğiz. Fazla yağmura da ihtiyacımız kalmayacak zaten; bütün gıdaları tablet şeklinde laboratuarlarda üreteceğiz. Nano teknoloji sayesinde bulaşık/çamaşır yıkama derdi de olmayacak. Yıkanmak için de su yerine halısüpürgesi benzeri bir alet kullanacağız...

Küresel ısınmaya karşı küresel klima kurma çalışmaları çoktan başlamış durumda… Ay yüzeyinde oluşturacağımız buzul tabakasından atmosfere salacağımız soğuk hava dalgasıyla serinleyecek herkes…

“Hatta Penguenler bile!” diye araya giren CNN muhabirine göz kırpıp, basın toplantısını bitirir bizim BanKİ..

Hade, işe bir de tersinden bakalım  50 yıl sonra neler olmayacak onları da söyleyim size:

-Sağlıksız insan doğmayacak (Bebekler anne karnında değil, sipariş üzerine laboratuarda üretilecek).

- Küçük zanaatkarlık, tarım, memurluk, hatta artistlik gibi birçok meslek tarihe karışacak.

- Klasik TV, Radyo, gazete,kitap, şu anda kullandığımız (son teknoloji ürünleri dahil) birçok cihaz tarihe karışacak.

-Demokrasi, özgürlük, eşitlik, adalet, dürüstlük, ulus, grev, hak, dayanışma benzeri binlerce sözcük, ancak “müze sözlüklerde” yer alacak…

- Hatta ve hatta Ajda Pekkan bile olmayacak!...