490 ev teslim edildi, 500’ü yalan oldu

Cenk Mutluyakalı

“Siz ne kadar yaparsanız, biz de o kadar yapacağız” demişti Üstel.
Protokol imzalanmıştı hatta…
Türkiye'de depremden etkilenenler için bin konteyner evden oluşacak bir köy kurulacaktı.

Yarısını sivil toplum yapacaktı, yarısını devlet!
Her zamanki gibi oldu…
Toplum var, devlet yok yine…

Kıbrıs Türk Dayanışma Platformu, sivil toplumun dayanışması ve işbirliğiyle 490 konteyner evi Hatay’a teslim etti. 17 ev daha gidecek, şu günlerde…
Hükümet kaç ev yaptı?
Sıfır!
Tek bir çivi çakmadı.

***

37 sivil toplum örgütünden oluşuyor, Kıbrıs Türk Dayanışma Platformu.”
Sözlerini tuttular.
Sanayi Odası’nda buluştuk, en son gelinen noktayı konuştuk; platform koordinatörü Erçin Tekakpınar ve Girişimci Kadınlar Derneği Başkanı İçim Kavuklu’dan bilgi aldık.


44 milyon TL gibi bir katkı topladı platform…
Her bir konteynerin ortalama 90 bin TL’ye mal olduğu hesaplanıyor; Türk Lirası’nın döviz karşısındaki pozisyonuna göre değişiyor elbette maliyetler…

Bu sürece en önemli desteği turizmciler verdi, özellikle belirtelim…
Casino işletmecileri örneğin 15 milyon liraya yakın katkıda bulunmuş.
Otelciler Birliği, Seyahat Acenteleri, Müteahhitler önemli katkı yapan örgütler…

Ülkede iki öncü sektör olarak “turizm” ve “üniversiteler” gösteriliyor ya…
Üniversitelerden herhangi bir katkı olmaması dikkat çekici…

Bir de hani “maaş kesintisi” yapılacaktı da sonrasında “bırakınız da gönüllü yaparız” dendi.
O da sözde kaldı.
Maliye Bakanlığı açıklarsa, kaç kişi “gönüllü” katkı için başvurdu, kaç para toplandı, öğreneceğiz.

***

Konteyner evlerin tüm demir işlerinde Esnaf Odası’na kayıtlı ustalar çalışmış.
“Şampiyon Melekler Köyü” dayanışmayla kuruldu.
Eylül ayının ilk günlerinde de açılışı planlanıyor.

Hatay’daki açılışta umalım ki “gayrı meşru” yönetim, gerçek bir dayanışma gösteren sivil toplumdan rol çalmaz… Üretim ya da eylem yerine işin “nutuk” faslında ortaya çıkmaz.

***

Konteyner evler 21 metrekare olarak inşa edildi.
“42 metrekare olarak konuşmuştuk ancak taşıma anlamında sorun olacağını gördük, bu süreçte armatörlerin katkısı önemlidir; gemiyle taşımacılık yapacağımız için evlerin büyüklüğü buna göre ayarlandı ve üretim de öyle oldu” diyor İçim hanım…

Duş, tuvalet, izolasyon, açık plan mutfak ve salon olarak yapıldı evler, geçici barınmaya uygun koşullar yaratıldı. Çadırda yaşayan insanlara, yeni konutlar yapılıncaya dek bir “yuva” olarak tasarlandı.

Platform sözcüleri şu mesajın özellikle duyurulmasını istiyor:
“Biz üzerimize bir sorumluluk almıştık. Bunu yerine getirdik. Pek çok kişi, kurum ve örgüt platforma destek oldu. Şunu söylemek istiyoruz, bu yardımlar her bir lirası doğru olarak kullanılmış ve hedefe varılmıştır.”

***

6 ay gibi sınırlı zamanda önemli bir üretim çıktı ortaya…
Yüzümüzü Avrupa’ya dönmenin de bir yansıması bu üretim…
“Yeşil Hat Tüzüğü” kapsamında güneye en fazla satılan ürün, konteyner ve prefabrik yapılar…
2022 yılı verilerini geçmişte paylaşmıştım.
Bir senede 3.8 milyon euroluk prefabrik konteyner satışı olmuştu güneye...
İşte bu deneyim önemli bir pratik yarattı.

***

“Toplumsal Dayanışma”nın bundan sonra da sürdürülmesi isteniyor.
Şimdi yeni hedef Yeni Erenköy Lisesi’nin kafeterya ve kimi mekân ihtiyaçlarını karşılamak...

***

“Sivil toplum sözünü tuttu peki hükümet ne yapacak” diye sorguluyoruz…
“500 konut yapacaklarını söylemişlerdi, hiç yapmadılar, bir yalan bu kadar rahat söylenir mi?” deniyor örneğin…
Ortak görüş şu oluyor: “Hep söylüyorlar ve her daim bu kadar rahat!”


13 Şubat günü düzenlenen protokol töreninde – her zaman olduğu gibi – yine vaat vardı. 1000 konteyner ev söylenmişti, “Hükümet” ne demişse, yalan oldu, sivil toplum örgütleri ve duyarlı işletmeler ise sözünü tuttu.


Kamuda en düşük maaşa ‘göstermelik’ artış

Maliye, kamuda en düşük maaş alan bir gruba yüzde 3 ya da 4 gibi bir maaş artışı hazırlığı yapıyor.
Sendikalarla birlikte çalışılan bu artış biraz "göstermelik" gibi kalacak.
Öyle görülüyor ki nette 1000 liranın ötesine geçemeyecek.

***
Bu zor koşullarda bütçe imkânlarını çok daha adil paylaşmak yerine "maaş uçurumu" tercih edilmişti.
Daha açık anlatayım.
Maaşlara yüzde 33.32 Hayat Pahalılığı yansıtıldı ya…
1 Temmuz 2023'te bu düzenleme ile birlikte 1'inci bareminn 4'üncü basamağındaki bir çalışanın brüt maaşı 25 bin lira oldu, nette eline 20 bin lira geçerken...
14'üncü baremin 4'üncü basamağında bir diğer çalışan ise brüt 44 bin lira maaş aldı.

"Biri 44 değil de 40 alsa ama öteki 25 yerine 30 kazansa" demiyorlar.
"Az maaş alana daha yüksek oranda artış" yaklaşımı olmuyor.
Hayat herkese eşit pahalı olurken maaşlar eşit artmıyor.

Şimdi 3'üncü ve 4'üncü dereceden maaş alan iki ayrı dilime ek artış yapılacak.
Brütte yüzde 3 ya da 4 beklenen...
Dedim ya, bin en fazla bin beş yüz lira...

***

Bu arada son artışlarla “ortalama memur maaşı”nı da hesapladım, bunun için verilere ulaştım, en sonunda…
15 bin 798 memur var.
Bir aylık maaş giderini bu rakama böldüğünüz zaman 59 bin TL gibi brüt bir maaş çıkıyor ortaya…
Net olarak ortalama 44 bin TL…

Genelde “en düşük maaş üzerinden” konuşuluyor ya…
O en düşük maaşı alanların sayısı birkaç yüz…

(Kamudan toplam maaş çekenlerin rakamı 44 bin 187, hatırlatmış olalım.)


Kimliksizler

Güneyde, karma evliliklerle ilgili bir davayı yazmıştım, dün… “TC vatandaşı olma hakkınız var o nedenle vatansız sayılmazsınız" demişti Yüksek Mahkeme, ancak, yurttaşlık hakkıyla ilgili karar üretmemiş, İdare Mahkemesi’ni işaret etmişti.

“Kaybedilen bir dava yok” demiştim, basındaki genel algının aksine…

İlgili davanın taraflarından biri Nazen Şansal, bir düzeltme yaptı… Söz konusu davayı Kimliksizler Derneği açmamış, Avukat Andy Georgiu, dernek kurulmadan önce bireysel katılımlarla bu davayı açmış…