40 sene 38 hükümet. HEP KAOS

Cenk Mutluyakalı

 

40 yılda 38 hükümet kurulmuşsa, başka da bir söze gerek yok aslında!
Her kurum kaç müdür eskitmiş, kim bilir!
Kaç amir?
İşin aslı, eskitememiş bile...
Kaç bakan gelmiş, geçmiş...
Son 10 yılda bakanların sayısını hesaplamak dahi uzmanlık işi!
Son 5 yıl belki 50.

***

İşte o nedenle bu ülkede kurumsal bir hafıza hiç olamadı.
Alt üstlük var!
Laçkalık var!
Başıboşluk var!
Yozlaşmanın her biçimi var!
40 yılda 38 hükümet ve çok rahat 538 bürokratın gelgiti “iş bilmezlik” olarak asıldı, hepimizin boyunlarına...

***

Son bir haftadır, her kurumda, dairede, merkezde "kim gelecek" diye konuşuluyor!.
"Geri gelecekler" listesine "yeni gelecekler" ekleniyor.
"Sen yolcusun biz hancı" sözleri savruluyor yine ortada...
“Falanca gelirse ben çalışmam” diyenler bolca...
Tek dert “müşavirler” değil artık ülkede...
Bir de kendini kızağa alanlar var...
“Küstüm, oynamam, bana ne” diyenler...
Amirler iki büklüm!
“Acaba kim gelecek” diye dertleniyor, işini seven azınlık.
“Kim gelse fark etmez” diyen çoğunluk ise bu savruk hallerden memnun.

***

Böylesi bir istikrarsızlık, dağınıklık içinde bir arpa boyu yol almak mümkün değil.
Kimsenin plan yaptığı yok!
Plan yapan varsa da, sonunu göremiyor.
Başlayan her iş, yarım kalıyor mutlaka.
‘Yapboz’a dönüyor geçmiş, bugün, gelecek.
Hangi kurumu ele alsanız dökülüyorsa, en önemli sebebi bu.
Atalet de yok adalet de çünkü...
İstikrar yok asla...
Ve doğrusu, yeni gelecek isimlere de saygı yok, şimdiden, henüz gelmeden...
- "Çok sürmez, bunlar da gider nasılsa..."

***

Partisi ya da siyasi kimliği hiç fark etmiyor, içtenlikle söylüyorum.
Ülkeye değer katacak, görgüsü ve bilgisi ile saygı duyacağımız, dürüstlüğü ve çabası ile hepimizin takdir edeceği, en önemlisi de hayatımızı iyileştiren isimler gelsinler, senelerce kalsınlar, gitmesinler...
Böylesi isimler dün de vardı, şimdi de var.
Ama gidiyorlar!..
Hep kaos, hep yorgunluk...
Hep ‘yarım kalmışlık’ hali, ne yazık.
40 senede 38 hükümet...
Daha ne söylesek?!