3 adaya sorular

Tümay Tuğyan

 

Adaylık niyetlerinin erken bir dönemde ifşa edilmesinin bir sonucu olarak, Cumhurbaşkanlığı seçim süreci, gayrı resmi de olsa öncekilere kıyasla çok daha erken başladı bu kez.
Mustafa Akıncı, Kudret Özersay ve Sibel Siber’in ardından Derviş Eroğlu’nun da Cuma günü resmen adaylığını açıklamasıyla beraber, propaganda faaliyetleri de artık iyice hız kazanacak.
Yeni ‘trend’, Kıbrıs sorunuyla sınırlı olmayacak bir Cumhurbaşkanı profili üzerine yoğunlaşılması, görünen o.
CTP adayı Sibel Siber’in bu yönde bir seçim çalışması yürütmeye başlaması, belli ki diğer adayları da etkilemiş durumda.
Çünkü Eroğlu da adaylık açıklamasında benzer noktalara dikkat çekme gereği duymuş,
Ama yine de kim ne derse desin, Cumhurbaşkanlığı seçiminin ana propaganda malzemesi, kaçarı yok, Kıbrıs sorunudur.
Hele de müzakerelerin şu an içinde bulunduğu darboğaz göz önüne alındığında!

***

Müzakereler şu anda donmuş durumda.
BM Genel Sekreteri’nin Kıbrıs Özel Danışmanı Eide, tarafları yeniden masa etrafında bir araya getirebilmek adına çeşitli formüller üzerinde uğraşıyor, önerilerle taraflar arasında mekik dokuyor.
Ancak şimdilik olumlu bir gelişme kaydedilebilmiş değil.
Taraflar, hidrokarbon ‘krizi’ noktasında pozisyon geriletmiyor.
Anastasiadis’in kalp ameliyatı ve iyileşme süreci zaten ister istemez bir zaman alacak.
Hemen ardından Noel tatili var.
2015 yılıyla birlikte, Nisan ayında Kuzey Kıbrıs’ta yapılacak Cumhurbaşkanlığı seçim süreci de iyiden iyiye ısınacağından, müzakereler daha uzun bir süre askıda kalacağa benziyor.
Ve bu ‘askı dönemi’, seçim propaganda faaliyetlerini yürüten adaylar için ister istemez bir ‘sınav’ olacak.
Adaylardan biri olan Eroğlu’nun bu konudaki tavrı belli.
Kıbrıs sorununun bu aşamasında, başta hidrokarbon krizi olmak üzere süreçle ilgili duruşu ortada.
Benim esas merak ettiğimse, diğer adayların duruşlarının ne olduğu!
Ama öyle üstü kapalı, altı boş ifadelerle değil!
Doğrudan yaşanmakta olan kriz konusundaki tavırları, bence son derece önemli.
Sibel Siber, Mustafa Akıncı ve Kudret Özersay, eğer şu anda Eroğlu’nun koltuğunda oturuyor olsalardı, ne yaparlardı?
Madem ki o koltuğa talip her üçü de, o zaman seçmene çok daha somut işaretler göstermek durumundalar.
Çünkü fark, işte tam da bu noktada ortaya çıkacak.
‘Federal çözümden yanayız’ ya da ‘Türkiye ile daha eşitlikçi bir ilişki kurmalıyız’ gibi argümanlar, artık çok ama çok bayat.
Mevcut Cumhurbaşkanı’ndan farkınızı (eğer varsa),  tam da güncel sorunlarla ilgili ortaya koyacağınız somut tavırlarla belirginleştirebilirsiniz.
Etliye sütlüye dokunmayarak, tam da seçim arifesinde ‘birilerini’ rahatsız etmemeye çalışarak propaganda yapmak, tümünüzü aynılaştırır çünkü.
Sayın Siber, Sayın Akıncı ve Sayın Özersay, siz şu anda Cumhurbaşkanı olsaydınız, hidrokarbon krizi konusunda somut olarak ne yapardınız?
Türkiye’nin bölgede yürüttüğü sismik araştırmalarla ilgili tavrınız ne olurdu?
Ben bir seçmen olarak, bu soruların yanıtını çok merak ediyorum.